Cumartesi, Ocak 17, 2009

LiLith de Ağlar Bazen

*Bu yazıyı yaklaşık 2,5 yıl önce annem öldükten bir süre sonra yazmıştım. O zaman da yazmanın acımı anlatmanın tek yolu olduğuna inanıyordum şimdi olduğu gibi.

İlk kez içim acıyor bu kadar.
kötüler üzülmez sanıyorsun değil mi?
her zaman ki gibi yanılıyorsun.
üzgünüm.
hem de senin asla anlayamayacağın kadar üzgün.
İLK KEZ yanlış yaptığımı kabul ediyorum.
İLK KEZ amacımı aştığımı kabul ediyorum bu gece burda.
onun yaptığı hiç birşeyi isteyerek yapmadığını ama benim tüm yaptıklarımın sonsuza dek hergün kalbime kızgın bir demirle damgalanacağını biliyorum.
İLK KEZ pişmanım belki de.
İLK KEZ senin gibi arkasına sığınacak bir günah keçisi aradım gecelerce.
ama olmuyor.
hiç birşey saklamıyor hatamın ruhumdaki damgasını.
yakuza olsam damgalarımı dövmelerle gizlesem...
sen görmezsin damgalarımı ama benim acım dinmez yine de.
herkesi kandırırım gülen yüzümle de beni kim kandıracak?
kim ısıtacak içimi, kim sarıp sarmalayacak yaramı?
benden başka kim anlayacak pişmanlığımı?
boyun eğmediğim, sayesinde şeytan olduğum Adem mi?
bana alternatif olsun diye yaratılan Havva mı?
.......
(yakuza: japon mafyası. işledikleri her suç için damgalanan ve bu damgaları saklamak için yaptırdıkları dövmeler giderek tüm vücutlarını kapladıkça mafya aleminde kıdem atlamış sayılan kişiler. )
(yakuza: 8,9,3 yani bizim 21 dediğimiz oyuna benzeyen bir kağıt oyununda kaybeden 20 rakamını simgeleyen rakam serisi. yakuza=loser denebilir)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder