Pazartesi, Mayıs 31, 2010

BleachMania


Son 2 haftadır delicesine bir tutkuyla Bleach izliyoruz Evrim'le.

Yaklaşık 80 bölüm izledik. Bir başlayınca bağımlılık yapıyor; Bleach'le yatıp Bleach'le kalkar olduk. Rüyamda bile Ichigo ve Ishida'yı görür oldum:)

Bleach, Shinigami (ölüm tanrısı) Rukia Kuchiki'nin bir hollowla (şeytani ruh) çarpışırken yaralanıp güçlerini Ichigo'ya aktarmasıyla başlıyor. İlk bölümler Ichigo'nun Rukia yerine Shinigamilik görevini üstlenip hollowlarla uğraşmasıyla geçiyor. İlerleyen bölümlerde Shinigami güçlerini Ichigo'ya devreden Rukia'nın cezalandırılmak üzere Soul Society'e götürülmesi ve Ichigo'yla arkadaşlarının onu kurtarma çabaları anlatılıyor. Her bölümde yeni bir karekter katılıyor ve yeni yetenekler ortaya çıkıyor.

Shinigamilerin güçleri de ilerleyen bölümlerde ortaya çıkıyor. Her Shinigaminin farklı bir özelliği ve adı olan zanpakutou.su yani özel bir kılıcı var. Gücünü kullanmakta ustalaşan Shinigamiler bir üst seviye olan Bankai'yi kullanabiliyor. Tabi ki baş kahramanımız Ichigo'nun zanpakutou.su acayip karizmatik.

Bleach'teki her karekterin kendine has bir garipliği var. Yıllardır anime izlesem de, anime dünyasının aşırılıklarına ve abartılarına alışkın olsam da bazı karekterlere ve abartılara tahammül edemiyorum. Bleach söz konusu olduğunda katlanamadığım karakter Ichigo'nun babası. Adam çatlağın önde gideni, olur olmadık yerde Ichigo'ya saldırıyor. Tabi çoğu zaman Ichigo tarafından pişman ediliyor ama yine de vazgeçmiyor.

Bleach'in ana karakterlerine dönersek Ishida ve Rukia oldukça karizmatikken Inoue Orihime bir o kadar saf, naive bir karakter. Ichigo'yla sürekli çatışma ve yarış halinde olan Renji karekteriyse karizmatik görüntüsünün altında hafif bir aptallık barındırıyor gibi. Chad'a gelince, neredeyse hiç konuşmayan bu karekterin sesini fazla duymadığımız gibi yüzünün yarısını sürekli kapatan saçları yüzünden aynı anda iki gözünü görmek de pek mümkün değil.

Soul Society'nin birbirinden egzantrik(?!) "captain" ve "lieutenant"ları de Bleach'i eğlenceli kılan karakterlerden. Karşısında dişe dokunur bir rakip bulunca sevinçten deliye dönen Kenpachi ve pembe saçlı minik ekürisi oldukça tezat ama bir o kadar da uyumlu aslında. Sanırım Kenpachi,Bankai'si olmayan -eksikliğini de duymayan- tek captain olan.

Böyle anlatmakla olacak gibi değil bence hemen bulup indirin bilgisayarınıza sonra da oturup zevkle izleyin:)

Çarşamba, Mayıs 26, 2010

En Büyük Düşman Kendi Kendimize Yarattığımız Engellerdir

Az önce bir mülakattan çıktım. Sabah da bir mülakatım vardı.

Aslında biraz üzgün ve umutsuzum şu an. Çünkü biliyorum ki ya çok fazlayım ya çok az.

Nedense benim grilerle aram hiç iyi değil. Hep siyah, hep beyaz.

Kendimize bir amaç seçtiğimizde karşımıza çıkan en büyük engel kendi kendimize yarattıklarımız sanırım. Tıpkı benim yıllardır yaptığım gibi. Kendime en uygun işi bulmak istiyorum. Elimden gelenin en iyisini yapabileceğim işte çalışmak istiyorum. Ama gel gör ki bir türlü elde edemiyorum istediğimi.

Şimdiye kadar birçok işte çalıştım. Ama yaptıklarım arasında bir tek editörlüğü sevdim. Peki neden devam etmedim? İşte cevap:

Doğru işi bulmak doğru yeri bulduğunuz anlamına gelmiyor her zaman!

Doğru yeri bulmak daha önemli çünkü doğru yer sizi geliştirip, fırsatlar sunacak ve bir adım ileriye götürecek. Bence en büyük şans da bu zaten.

Artık kaçacak yerim kalmadı. Tüm hamleler tükendi. Manevra alanım yok. Yine de yenilgiyi kabul edip geri adım atmamak için son kuvvet ileri atılmaya çalışıyorum. Bir adımlık yer açılsa, biliyorum ki gerisini halledeceğim.

Cuma, Mayıs 21, 2010

İki Mülakat Arası Blog Molası:)

Az önce bir mülakattan çıktım, içerik editörü pozisyonu için. 13:30'da başka bir mülakatım var ben de bir blog molası vereyim dedim:)

Son birkaç gündür sürekli mülakatlara gidiyorum. Hepsi iyi geçiyor ama geri dönen yok. Sebepleri az çok tahmin edebiliyorum. İş ararken en çok deneyim konusuna takılınıyor. Genelde herkesin ilk sorusu "Deneyimleriniz neler?" oluyor. İşe girmeden deneyim kazanmak mümkün değil, e deneyimi olmayanı da işe almıyorlar(?!). Bu durumda normal bir insanın işe girmesi nasıl mümkün olur bir türlü kavrayamıyorum.

Bazı işverenler daha düşünceli olabiliyor tabi haklarını yemeyelim. "Öğrenirsin, biz yardım ederiz" vb. diyenler çıkıyor bazen. Ama genelde açık pozisyonla ilgili deneyim sahibi olanlar tercih ediliyor.

Moral bozmak istemiyorum ama bu devirde üniversite mezunu olmak da, çalışkan olmak da, hırslı olmak da işe girmek konusunda pek işe yaramıyor. İşe girmek için başka birşey gerekiyor ama ben henüz çözemedim olayı:(

Cumartesi, Mayıs 15, 2010

Biten İK Kursu ve Risk



Sonunda İK kursu bitti! Bugün sınavı vardı ve oldukça kolay bir sınavdı:)

Sınavdan sonra Oğuz'a (Evrim'in kuzeni) geldik. Evrim'e doğum günü sürprizi hazırlamışlar; çok güzel de bir gömlek almışlar. Pasta ve hediye faslından sonra sıra Risk oynamaya geldi tabi:)

Arada bir Oğuzlarla buluşunca oynuyoruz Risk. Genellikle ben fevri davranıp hata yapıyorum ve pek kazanamıyorum ama bu gece sinirimi doğru bir şekilde kullanıp oyunu kazandım. Daha doğrusu Oğuz iyice ezilmeden oyunu bitirdi:p

Aslında Risk, kutu oyunlar içinde en az sevdiğim oyun çünkü görevleri bana çok zor geliyor. Ben daha çok tabu, monopoly, upwords gibi oyunları seviyorum. Bir de son zamanlardaki favorimiz Trivial Pursuit oyunu.

Kutu oyunları çok seviyorum da oynarken brz(?!) agresifleşebiliriyorum nedense. Özellikle tabu gibi takım oyunlarında genellikle benimle aynı takıma düşenler brz korkuyor galiba çünkü oynarken çok hırs yapıyorum ve kaybedince de acayip sinirleniyorum. Neyseki bu gece şansım yaver gitti de oyunu ben üstün durumdayken bitirdik:)

Saate bakınca gecenin bu saatinde bilgisayar başında ne aradığıma dair diye bir soru geçti zihnimden. Şimdilik benden bu kadar.

Herkese iyi geceler, tatlı rüyalar:)

Çarşamba, Mayıs 12, 2010

Nankör müyüm? Evet!

Ama kim öyle değil ki zaten!

Bu sabah uyandığımda aklıma ilk gelen şey aslında güne gülümseyerek başlamama engel olacak kadar büyük bir sorunum olmadığı için şükretmem gerektiğiydi.

Güzel bir kahvaltının ardından sevgilimle izlediğim animeler keyfimi daha da yerine getiridi. Az önce de bir dizi yeni iş başvurusu yapıp gerisini akışına bıraktım. Günün geri kalanı için de sevgilimle küçük bir Taksim turu ve Iron Man 2 için plan yaptık.

Kısacası şu anda kendini iyi hisseden bir Rüya var klavyenin başında ve içimden çiçekler, kelebekler çizmek geliyor(?!).

Hatta dün farkettim ki açık açık "İnsan sevmiyorum" diye gezinen ben, son zamanlarda hayatıma birçok yeni insanın girmesine izin vermişim. Sanırım değişiyorum az da olsa:)

Çarşamba, Mayıs 05, 2010

Suskunluk...

Artık ne konuşmak istiyorum ne de yazmak...

Ne zaman konuşsam isyana dönüyor tüm sözlerim. Ne yapsam olmuyor, elimden yazmaktan başka birşey de gelmiyor. Yazınca da değişmiyor.

Hayatım sürekli isyan etmekle geçiyor. Daha fazla devam etmek istemiyorum.
Suskunluğa gömülmek istiyorum.

Cumartesi, Mayıs 01, 2010

Etstur'dan Acayip Bir İş Teklifi!

*Aşağıdaki bilgiler Etstur'un kendi sitesinden alınmıştır.

Etstur “ilk”leri hayata geçirmeye devam ediyor. Etstur’un inanılmaz iş teklifine göre, İştebenimtatilim.com sitesinden yapacağı iş başvurusu kabul edilecek bir çift, Etstur’da hiç para harcamadan hem yıl boyunca tatil yapacak, hem de 5.000 Lira maaş alacak. İş teklifini kazanan çiften beklenen tek şey ise tatil deneyimlerini misafirlerle paylaşmak olacak.

Etstur, yine inanılmaz bir çalışmayı hayata geçiriyor. Etstur’un işe alacağı bir çift, yıl boyunca tek kuruş ödemeden Türkiye’yi ve dünyayı gezecek. Ayrıca 5.000 Lira maaş alacak, tüm sağlık ve sosyal güvenceleri de Etstur tarafından karşılanacak. Bu inanılmaz iş teklifi için seçilecek çiftten bu yıl boyunca beklenen şey ise seyahat deneyimlerini, destinasyon bilgilerini ve anılarını misafirler ile interaktif mecralar üzerinden paylaşmaları olacak.

Süreç Nasıl İşleyecek?
Adaylar, www.istebenimtatilim.com sitesine kendilerini tanıtan en az 60 en çok 120 saniyelik videolarını yükleyerek, fotoğraflarını koyarak ve çift olarak iş başvuru formlarını doldurarak 17 Mayıs’a kadar başvuru yapabilecekler. İnsan Kaynakları firması Adecco, bu başvuruları inceleyerek uygun bulduğu adayları mülakata çağıracak. 1 Haziran’da da başvuruları, firma 10 çifte yani 20 adaya indirerek Etstur’la paylaşacak.

2-3 Haziran tarihlerinde bu adaylar web sitesinden tanıtılacak. Seçilen çiftleri desteklemek isteyenler ise, adaylara oylarını vererek beğenilerini paylaşabilecekler. Misafirlerin vereceği bu oylar işe alınacak çiftin belirlenmesinde etkili olacak. Etstur İşe Alım Kurulu da bu oyları göz önünde bulundurarak 1 asil 2 de yedek çifti seçecek. Asil çifte iş teklifinde bulunularak 15 Haziran’da ilk tatiline çıkması sağlanacak.

Amaç Tatili Doğru Planlama Bilincini Oluşturmak
Etstur İnsan Kaynakları Müdürü Feyza Görgü, bu çalışma ile Etstur’un misafirlerine sunduğu tatil alternatif ve olanaklarını bir çiftin yaşayarak, deneyimleyerek görmelerini, bu deneyimleri başkalarıyla paylaşmalarını istediklerini aktarıyor. Görgü, konuya ilişkin sözlerine şöyle devam ediyor: “Bunun için de, işi sadece tatil yapmak olacak bir çifti kadromuza katmaya karar verdik. Bu çalışma ile Türkiye’de tatil kültürünü bir adım daha geliştirmeyi hedefliyoruz. Bütün bir yıl tatil için çalışıyoruz ama kimi zamanlar doğru tatili bir iş gibi planlamamız gerektiğini unutabiliyoruz veya vakit bulamıyoruz. Biz tatil planlamayı ve tatil yapmayı çok ciddi bir iş olarak görüyoruz ve bu işte başarılı olabilmek için de, işini iyi bilen, Etstur gibi profesyonel seyahat uzmanlarına ihtiyaç vardır. Amacımız, tatil işini ciddiye alan profesyonel bir seyahat acentesinin sağlayacağı avantajları, bu çiftle beraber misafirlerimize gösterebilmek...”

Feyza Görgü aradıkları çiftle ilgili özellikleri şöyle sıralıyor: “Öncelikli olarak, tatil yapmaktan keyif almayı bilen bir çift istiyoruz. Yani, gittiği yerlerin sadece turistik yerlerini görmekle yetinmeyen, şehrin derinliklerinde kaybolmayı seven, gezgin ruhlu bir çift arıyoruz. Hiç bilinmedik mekânlarda, plajlarda, restoranlarda gönüllerince eğlenmelerini istiyoruz. Bunun dışında iyi derecede yabancı dil bilmeleri, iyi bir eğitime sahip olmaları, iyi fotoğraf ve video çekimi yapabilmeleri, blog yazabilmeleri aranan önemli özellikler arasında…”

İşe Alınacak Çifti Güzel İmkanlar Bekliyor
İşe kabul edilecek çift, Etstur 'un sunduğu bütün yurt içi, yurt dışı tatil paketlerinden yararlanabilecek. İlk destinasyonu kendileri belirleyecek olan çift diğer rotaları, Etstur’un internet sitesine giren tatil severlerin oylamalarını göz önünde bulundurarak da seçebilecek. Bununla birlikte, çiftin her türlü ulaşım, vize, konaklama, yeme içme ihtiyaçları Etstur tarafından karşılanacak.

İş başvurusu yapmak için www.istebenimtatilim.com sitesine girmek, başvuru formlarını doldurmak, tanıtım videosu ve kişisel fotoğrafları yüklemek yeterli oluyor.