Tanju Okan'dan dinlemek isteyenleri şöyle alayım.
Ben bu aralar Instagram'daki canlı yayınları sebebiyle Yalın'ı çok samimi ve sempatik bulduğum için bu versiyonu koydum ama dileyen tabi ki hemen altındaki linki tıklayarak orjinaline ulaşabilir.
Bugün müziğe çok ihtiyacım var. Her zamankinden daha çok! Saatlerdir klasik müzik çalıyor fonda. Normalde fanatiği değilim ama ara ara dinlediğim ve sevdiğim parçalar var. Bugünse sakinleşmek için dinliyorum. Günlerdir sakindim aslında ama...
Birkaç gün önce halamızın kayınpederi vefat etti Corona yüzünden. Bu sabah da kayınvalidesi. Henüz orta yaşların başında olan kayınbiladeri Yavuz abi, yoğun bakıma alınmıştı 2 gün önce. Şimdi onu da solunum cihazına bağlamışlar. Bu kadarı bile yeterliyken bir de en yakın arkadaşlarımdan birinin annesi başka bir şehirde yoğun bakıma alındı. Arkadaşım kaymakamlık izni ile yola çıktı annesinin yanına gitmek için.
Kötü haberler üst üste gelince moralim iyice bozuldu. Gerçekleri inkar etme üzerine kurduğum savunma mekanizmam arıza verdi. Bugüne dek ne aldıklarımı yıkadım, ne kendimi sakındım. İlk kez ve sadece bir kez zorunlu olduktan sonra markete giderken maske taktım. Eve gelen poşetleri, kargoları her zaman olduğu gibi çıkarıp öylece kullandım. Ama... Evet işte kocaman bir AMA! Az önce netten sprey dezenfektan aldım.
Hopa'da Corona vakası yok ama İstanbul'da ve diğer büyükşehirlerde vakalar günden güne artıyor. Buraya her şey o büyük şehirlerden geliyor. Corona da oralardan gelecek. Hâlâ aldığım her şeyi 3 gün balkonda bekletip ya da çamaşır suyuyla yıkayıp kurulayıp kullanabileceğimi düşünmüyorum. Ama işte en azından şöyle bir dezenfektan sıkarım, kendimi avuturum diye aldım bir şişe sprey dezenfektan. Bir de buralarda bulamadığım ne varsa Trendyol üzerinden Migros sanal marketten sipariş verdim. Tahmini teslimat tarihi 22 Nisan diyor ama zaten burda hiç bulamadığım için geç gelmesinin çok bir kayıp yok benim açımdan. İnternetten alışveriş yapmak da kargoculara ekstra iş yükü oluyor diye tedirgin ve üzgünüm ama şu an gerçekten ne yapmam gerektiğini bilemiyorum. Burada bulamadığım ve evden çıkamadığımız bu günlerde elzem olan şeyleri istedim. Ya da şu an sadece vicdanımı kandırmaya çalışıyorum.
Hopa'da Corona vakası yok ama İstanbul'da ve diğer büyükşehirlerde vakalar günden güne artıyor. Buraya her şey o büyük şehirlerden geliyor. Corona da oralardan gelecek. Hâlâ aldığım her şeyi 3 gün balkonda bekletip ya da çamaşır suyuyla yıkayıp kurulayıp kullanabileceğimi düşünmüyorum. Ama işte en azından şöyle bir dezenfektan sıkarım, kendimi avuturum diye aldım bir şişe sprey dezenfektan. Bir de buralarda bulamadığım ne varsa Trendyol üzerinden Migros sanal marketten sipariş verdim. Tahmini teslimat tarihi 22 Nisan diyor ama zaten burda hiç bulamadığım için geç gelmesinin çok bir kayıp yok benim açımdan. İnternetten alışveriş yapmak da kargoculara ekstra iş yükü oluyor diye tedirgin ve üzgünüm ama şu an gerçekten ne yapmam gerektiğini bilemiyorum. Burada bulamadığım ve evden çıkamadığımız bu günlerde elzem olan şeyleri istedim. Ya da şu an sadece vicdanımı kandırmaya çalışıyorum.
Bunun dışında günlerimin büyük kısmı Arya'nın ödevleri ile geçiyor. İyi de oluyor, oyalanıyorum. Ödevler bitince biraz gitar çalıyorum. Spor yapıyorum. Her gün başka bir şey deniyorum. Bir gün Muay Thai, bir gün yoga, bir gün kickboks, bir gün HIIT... Önüme ne çıkarsa ya da o an vücudum neyi başarabilirse. Tüm bunlardan sonra bloglara bakıyorum. Bir sürü blog okuyorum. Okuduğum blogların yazarlarının takip ettiği diğer bloglara göz atıp onları da okuyorum.
Kendi blogumu açıp yazmaya çalışıyorum ama işte olduğu kadar. Öykü yazmmayalı asırlar oldu sanki. Taslaklar birer cümlelik hiç yazılamayan öykülerle doluyor. Başlıklar ve birkaç cümle... Hâlâ kitap okuyamıyorum ama uyumak için kullanıyorum kitapları. Uykum kaçınca açıyorum bir kitap, okumamak için direk uyuyor bünyem. Eskiden kitap bitmeden gözümü kırpamazdım, şimdi gözümü kapatmak için adice kullanıyorum kitapları. Çok ilginç! İnsan denen varlık cidden çok ilginç!
Şimdilik bu kadar. Görüşmek üzere...






