Agatha Christie etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Agatha Christie etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazar, Mart 26, 2023

Hiç durmadan...

Blogu okuyanlar hatırlar belki bir ara hiç kitap okumayamadığım bir süreç olmuştu. Bir süredir bunun tam tersi oluyor. Elimden bırakamıyorum kitabı ve o kadar iyi geliyor ki... Durmadan okuyorum, okudukça okumak istiyorum. Okurken ne dert kalıyor, ne tasa!

En sevdiğim türler bilim kurgu ve fantastik edebiyat. Favori yazarlarımdan biri olan Asimov'un yazdığı neredeyse her şeyi okudum. Bu durum işleri benim için biraz zorlaştırmıştı ki yakın zamanda David Eddings'e sardım. Önce Elenium üçlemesini, ardından da devam serisi olan Tamuli üçlemesini bitirdim. Yeni seriye başlamadan önce The Redemption of Althalus'u okudum. Şimdi Belgariad serisini okuyorum. Evrim de bu yazarı çok seviyor; Elenium ve Tamuli serisi ile Althalus'u o önermişti. Belgariad serisini okumamış ama birlikte yazar ve kitaplarıyla ilgili sohbet etmek pek keyifli oluyor :) 

Kitap okurken film izler gibi hatta o filmin içinde yaşar gibi hissediyorum kendimi. Kelimeler zihnimde sahnelere dönüşüyor ve karakterlerle birlikte bambaşka bir dünyada maceralara atılıyorum. Kitap okumayı sevenler ne demek istediğimi anlayacaktır eminim :) Kitap okumayı sevmeyenlerin bu deneyimi yaşamadıkları için kitapları sevmediğini düşünüyorum. Yani kitabın içine giremedikleri için okumak onlara cazip gelmiyor sanırım. Yoksa bir insan nasıl sevmez ki kitap okumayı? Kitap deyince şuraya bi link bırakayım :D

Bu aralar kitap okumanın dışında yine eski bir alışkanlığa, radyo tiyatrolarına döndük Evrim'le. Bir ara her gün dinliyorduk sonra hayat hızlandı ve pek fırsatımız olmadı. Bugünlerde fırsat bulup dinliyoruz yine. Tabi ki favorimiz her zamanki gibi detektif hikayeleri :) Merak edenler için birkaç link bırakıyorum. Sonuncusu diğerlerinden farklı olarak bir komedi :) 


Agatha Christie - Unutulmuş Bir Cinayet 


Agatha Christie - Geç Gelen Tanık


Bıyık Yarışması 


Kısacası bu aralar günlerim kitaplar, podcastler ve radyo tiyatrosu ile geçiyor ve inanılmaz iyi geliyor bana :) Gereksiz insanlardan ve gereksiz dertlerden uzaklaştıkça zihin yorgunluğum hafifliyor, mantığım geri geliyor. 

Aynen böyle devam etmekle kararlıyım :) 

Cuma, Mart 11, 2022

Şaşırtıcı ama Gerçek

Son bir hafta on gündür acıkmadan bi'şey yememeye ve tatlı tüketmemeye dikkat ediyorum çünkü sivilcelerimi kurutmak için kullandığım ilaç yüzünden değerlerim yükselmiş; doktor beslenmeme dikkat etmem gerektiğini söyledi. Hâl böyle olunca sağlıklı şeyler yemeye ve az yemeye özen gösteriyorum. Şaşırtıcı ama pek de zorlanmıyorum :) 

Spor ve diet yapmadığım hâlde sadece azıcık dikkat ederek kısa sürede 66.7'den 65'e düştüm. Bu arada fark ettim ki ben hep stresten, sinirden, sıkıntıdan acıkıyormuşum. Çünkü şu an çok daha az yiyerek çok daha az acıkıyorum. Aklıma kolay kolay yiyecek, abur cubur, tatlı gelmiyor. Gelse bile açlık hissetmediğim için ille de yemeliyim diye kıvranmıyorum.

Önceden sabah kahvaltı ettiğim halde öğle arasına kadar zor dayanıyordum. Karnımda kepçeyle kazı çalışması yapılıyordu sanki :))) Şimdi öğle arası bile tam acıkmış olmuyorum. Okuldan eve gelince yine acıkırdım, o da bitti. Akşam bile çok acıkmış olmuyorum artık. 

Günde 5-6 kez - sonuncusu yatmadan hemen önce ve mümkünse tatlı olarak - bir şeyler yerken şimdi günde 3 kez yiyorum. Yediklerim de şöyle:

Sabah:

  • 1 haşlanmış yumurta ya da tavada çırpılmış yumurta (omlet değil :) 
  • 1 muz
  • Bir parça peynir 
  • 2 siyah zeytin
  • 2 ceviz

Öğle:

  • Ev yapımı çorba ya da ton balıklı salata

Akşam:

  • Çorba ya da ev yemeği 

Arada olur da mutfağa uğrarsam:

  • Çiğ kuruyemiş
  • Hurma
  • Yoğurt 

İçecek konusuna gelince, kola vb gazlı içecekleri yıllar önce Arya'ya hamileyken bırakmıştım zaten. Genellikle ya ayran içerim ya da çok nadiren ice-tea. Bir de arada sırada yeşil çay içiyorum. Haftada bir iki kez ya bira ya şarap içiyorum, onu da atlamayayım :D Bir ara gün aşırı içiyordum ama artık pek canım çekmiyor. 

Tüm bu yazdıklarıma bakınca, mutfakla ilişkimin ruh halimle ters orantılı olduğunu görmek zor değil. Kendimi iyi hissettikçe, hayattan keyif alıp "doydukça", mutfakla ilişkim "ihtiyacım kadar" seviyesine geldi :) Önceden çoğunlukla sadece iyi hissetmek için yediğimi bilsem de şimdi karnımdaki kazınma hissinin bir kısmının da aslında gerçek açlık olmayabileceğini düşünüyorum. Artık aklıma bir şey düşünce daha tam farkına bile varmadan "Henüz aç değilim, yememe gerek yok" deyip işime devam ediyorum ki bu benim için baya hayret verici bir gelişme :D

Bakalım, umarım böyle devam eder :) 


Konuyla çok alakasız olan bu videoyu neden eklediğime gelirsek, biz Evrim'le Hercule Poirot* hayranıyız :) David Suchet'in tam 25 yıl boyunca hayat verdiği karakteri kendi sesiyle anlattığı bu video bence çok etkileyici. Böyle bir köşede dursun :) 

*Söylemesi biraz zor olan bu isim tam olarak - Herqul Puaro - şeklinde telaffuz ediliyor :D


Salı, Ocak 19, 2021

Evlilik ve Radyo Tiyatrosu

Uzun süreli ilişkilerin rutinleri bellidir. Ara sıra yapılan sürprizlerin bile aslında belli bir düzeni olduğunu fark edersiniz büyük resme bakmayı bilirseniz. İki taraf da birbirinin zevklerini, alışkanlıklarını bilir; ortak alanlar bellidir. Birlikte yapılan aktiviteler vardır, bir de ayrı ayrı yapılanlar. 

15 yıllık ilişkimizde Evrim'le o kadar çok şey paylaştık ki... Artık birbirimizi oldukça iyi tanıyor, neyi sevip neyi sevmediğimizi biliyoruz. Aktivitelerimizi buna göre planlıyoruz. Ama bu hafta ortak hayatımıza bir yenilik(?!) girdi :)) 

Daha önce radyo tiyatrosu sevdiğimi anlatmıştım; farklı bir yazımda da Agatha Christie sevdiğimden bahsetmiştim. Geçen akşam gitar çalışmak için YouTube'ta video ararken şans eseri karşıma Agatha Christie'in "Beklenmeyen Misafir" hikayesinin radyo tiyatrosu kaydı çıktı. Evrim de duyunca merak etti ve açıp dinleyelim dedi. O gece heyecanla dinleyip bitirdik. Sonra ertesi sabah başka bir Agatha Christie öyküsü olan Katil Kim'i dinledik. Bu sabah da "Porsuk Ağacı" hikayesini dinledik. Böylece birlikte yapmayı sevdiğimiz, bizim için yeni, dünya içinse biraz eski bir hobi edinmiş olduk :)

Linkleri şuraya bırakayım. Belki sizin de ilginizi çeker :)




Agatha Christie'in dedektiflik hikayelerini severim ama radyo tiyatrosu bana göre değil derseniz, sizin için başka bir tavsiyem var: 1989 - 2013 yılları arasında yayınlanan, toplamda 13 sezon ve 70 bölümden oluşan Hercule Pairot dizisi. İnternette arayarak bölümlerine ulaşabilirsiniz. Görüntü kalitesi kötü olur diye düşünmeyin, görüntü umduğunuzdan çok iyi :)


Büyü Dükkanı

Tam şu an Storytel'de Yeşim Türköz'ün "Büyü Dükkanı" kitabını dinliyorum. Bedelini ödemeyi kabul ettiğiniz takdirde hayatt...