Cumartesi, Ağustos 22, 2026

Level atlıyorum sanırım :)))

Şu an kendime şaşırıyorum. Saat 9'da evden çıkmayı planlamıştım ama saat 09.36 ve hâlâ evdeyiz ve ben çıldırmadım. Sakin sakin oturuyorum.

Perşembe sabahı bileğimdeki dikiş alındı çok şükür. Suya girmek için bir gün daha beklemem gerekiyormuş. Bekledim tabi ki. Dün uzun süre sonra yeniden denize girebildim. Bugün için de dere planı yaptık. Güya en geç 9'da çıkacaktık evden ama her zamanki gibi Evrim plana uymadı. Ben 8'de kalkıp hazırlandım ama o hâlâ hazır değil.

Normal koşullarda şu an sinirden delirmiş halde sayıp sövüyor olurdum ama öyle yapmıyorum. Sanırım level atladım :))) Kızsam ne olacak, söylensem ne olacak?.. 

20 yıldır durum hep aynı, değişen bir şey yok. Biz asla planladığımız saatte çıkamıyoruz evden. Bugün tam sinirlenip söylenmeye başlayacağım anda durdum ve vazgeçtim. Akışa bırakıyorum. 

Erken çıkmak isteme sebebim gideceğimiz derede oturma alanının sınırlı olması ve geç kalırsak oturacak yer bulamayacak olmamız. Şu an sinirlensem de mevsut durum değişmeyecek. Gittiğimizde yer bulamazsak bulamamış olacağız. Yani şu an ne kadar sinirlenip söylensem boşuna... Kendi kendime sinir olduğumla kalacağım çünkü Evrim'in zerre umurunda olmayacak.

Neyse... Bakalım umarım şansımız yaver gider ve yer buluruz. Bulamazsak başka bir yere gideriz. 

Kısmet...



Fotolar dünden :) 


Deniz 🏖️ = Mutluluk 🤗 



Update: Evden 10'da çıkabildik, arabada benzin de yokmuş. Arabayı en son kim kullandı bilin bakalım. Şaşırtıcı ama hâlâ son derece sakinim. 



🧿 🤞 Yer bulduk 🤞 🧿 

🤗 




Çarşamba, Ağustos 12, 2026

Baygınlık hissi...

Sabah:

Uyandığımdan beri bayılacak gibi hissediyorum. Vücudumda hiç güç, enerji yok gibi şu anda. Hâlbuki az önce çok sıkı bir kahvaltı yaptım: 2 yumurta, yüksek proteinli ricotta peyniri, salatalık, taze reyhan, közlenmiş köy biberi ve 2 dilim kızarmış karabuğday ekmeği (birini ricotta ile diğerini kendi hazırladığım fıstık ezmesi - tahin - bal - kakao karışımı ile). Yani şu an enerji bombası olmam gerek ama nefes bile zor alıyorum.

Kendimi salondaki koltuğa zor attım, yattığım yerden telefondan yazıyorum. Regl dönemim yaklaştığı için böyle olmuş olabilirim. Vücut sağlıklı beslenmeye ve düzenli spora çok alışkın değil o yüzden de böyle olabilir. Umarım kısa sürede geçer de normale dönerim.

El bileğimdeki dikişin biri açılmış bahçe temizliği yaptığımız gün. Dikişin tutması ve iyileşme için 2 gün hiçbir şey yapmamam gerekiyor. Bu durum günlük spor planımı da bozdu maalesef. 

Yemek sonrası yürüyüş yapıyorum ama yeterli değil. Dün akşam elimi kullanmadan olduğum yerde squat, diz çekme, sandalyeye oturup kalkma gibi hareketler yaptım. Her biri 3 x 45sn şeklinde 4 hareketlik bir set yaptım. Hiç hareket etmemekten iyidir.

Yarın tekrar bakılacak dikişlere. Umarım geçer de düzenime geri dönebilirim. 


Akşamüstü:

Tüm gün koltukta yattım. Az önce kalkıp fasulye diblesi koydum ocağa, koltuğa geri döndüm. İçim hâlâ bayılıyor. Akşam yemeğinden sonra yürüyüşe çıkmak istiyorum. Umarım enerjim olur. 

Akşam:

Şu an sahildeyiz. Yürüyüş yapamadım. Sahilde oturup kahve içiyorum. Kalkınca yürücez inşallah. 


Hopa'da günbatımı... 













Pazartesi, Ağustos 10, 2026

Sitede yaşam ve bahçe temizliği

1,5 yıldır, birbirine bağlı 5 apartmandan oluşan bir sitede yaşıyoruz. Sitenin ortasında bir bahçe var. Çocuklar bahçede oturuyor l, top oynuyor, bisiklet/scooter sürüyor. Buraya kadar her şey iyi, hoş ama maalesef her yer çöp, tüm duvarlar karalama ve leke içinde. 

Çocuklara yediklerinizin çöplerini yerlere atmayın diyoruz ama cevap hep aynı: "Ben yemedim. Ben atmadım." Site görevlisi bir haftalık tatile çıkınca sorun iyice büyüdü. 

Sitenin kadınlar WhatsApp grubunda, bugün saat 5'te çocuklarla bahçede olup tüm bahçeyi temizleyelim, böylece çocuklar hatalarını anlar, bir daha çöp atmazlar dedim. Tabi ki herkes gelmedi. Sadece 5 anne ve bir avuç çocuk vardı.

Önce bisikletlerin kilitli olduğu demirleri boşalttık, demiri kaldırıp altını temizledik. Hurda bisikletleri kenarı ayırıp düzgün olanları kilit demirine geri dizdik. Tüm bahçedeki çöpleri topladık. Oyun parkının yanında beton bir masa var, tam ortası delik. Masanın içini ağzına dek çöple tıka basa doldurmuşlar. Temizledim ama iğrençti. 



Buranın önceki hâli çöplük/hurdalık gibiydi. 
Bu haliyle epey iyi oldu. 


Burdakilerden 1-2 tanesinin sahibi çıktı, diğerlerini çöpün yanına bıraktık.


Masanın içine çöp tıksırmak nedir hiç anlayamadım! 


Bazılarının çocuğu sütten çıkma ak kaşık,  benimki yapmaz, benimki atmaz, benimki öyle şeyler bilmez... Benimki değil, seninki değil. Eee kimin çocuğu yapıyor acaba? Sorun ailelerden kaynaklanıyor maalesef. Çünkü eğitim ailede başlar. Herkes çocuğuna öğretecek, takip edecek, uyaracak. Benimki yapmaz demekle olmuyor. 

Asıl etrafa çöp atan çocuklar bugün bahçeye inmedi büyük ihtimalle. Çünkü aileleri duyarsız. Çocuğunu aşağıya indiren aile zaten duyarlıdır, çocuğunu uyarır, takip eder. İndirmeyen de işte o "benim çocuğum yapmaz"cılar... 

Neyse... Bahçe şu an tertemiz oldu ama ne kadar böyle kalır bilemiyorum. 

Keşke sihirli bir değnek olsa da farkındalık kazandirabilsek insanlara... 






Pazar, Ağustos 09, 2026

Külkedisi Arya...

Arya'nın ufaklığından beri her pazar mısır patlatırız. Arya yine mısır patlatmak isteyince artık kendin yapabilirsin0, kaç kez öğrettim diyerek işi Arya'ya bıraktım. Sonuç dibi tutmuş kocaman bir tencere :(

Tencereyi kurtarabilecek miyiz bilmiyorum ama Arya paçasını bu işten zor kurtaracak. Kazadır olur diye düşüneceksiniz ama kaza değil sorumsuzluk. 

Arya'ya, başında bekle, patlamaya başlayınca tencereyi salla demistim ama Arya başında bekleyip tencereyi sallamamış. Koku ve duman gelene dek durumu anlamamış bile. O dakkadan sonra da iş işten geçmiş zaten. Ilk müdahaleyi Evrim yaptı: tencereye bulaşık tableti ve sıcak su koyup kenara aldı.

Arya'yla defalarca kez mısır patlattık, adım adım anlatıp öğrettim her defasında. Arya 13 yaşında, ben 12 yaşımdayken annem hamile kalınca evin tüm yükü üstüme kalmıştı. Bir anda yemek, temizlik, bulaşık çamaşır...Üstelik öyle bulaşık makinesi, tam otomatik çamaşır makinesi falan yoktu evimizde. Her şeyi ben yapıyordum. 13 olduğumda ise hem okuyor, hem de annem hastanede yattığı için okuldan sonra gece üç buçuklara kadar kardeşime bakıyordum.

Arya, benim gibi olsun, olmalı demiyorum ama bir mısırı da tencereyi yakmadan patlatabilmeli. Yapamıyor oluşu benim suçum belki de. Bu yüzden artık bir şeylerin değişmesi gerekiyor. 

Bugün tüm işleri Arya'ya yaptırdım. Her işte yanında durdum ve tek tek yönerge verdim. Önce Dolaptaki et ve kıymayı porsiyonlayıp buzluğa kaldırdı. Tavukları soslayıp marine olmaları için dolaba koydu. Semizotlarını bir tur yıkayıp suya yatırdı. Sonra çamaşırları renklerine göre ayırıp makineye attı, koltuklara örtülerini serdi.

Az önce semizotlarını kurutup salata yaptı. Salata için şeftali ve soğan doğradı, limon sıkıp sos hazırladı. Salata işi bitince ısınması için fırını çalıştırıp makinedeki çamaşırları çıkarmaya geçti. Yıkanmış çamaşırları kurutmaya atıp kirlileri makineye yerleştirdi. Uygun deterjan ve uygun programı bulup çalıştırdı. Mutfağa dönüp sosta bekleyen tavukları fırına sürdü. 

Fırındaki tavukların bir tarafı bitene dek külkedisinin Arya'nın 25dk molası var sonra tavukları çevirip üstü kızarana dek pişirmeye devam edecek. Tüm bunları yaparken sinirden çatlamak üzere ama gıkını çıkarmıyor çünkü hatalı olduğunun farkında.

Ben yukarıdakileri yazarken 25dk bitti, fırının alarmı çaldı. Arya'yı odasından çağırdım, tavukları çevirip tekrar fırına sürdü. Alarmı tekrar kurup gitti. Bugün yemek komple Arya'nın elinden olacak. 

Arya hâlihazırda salata, mercimek çorbası, makarna ve sahanda yumurta yapabiliyor. Ama daha fazlasını da yapabilecek yaşta ve kapasitede. Doğru düzgün soyacak bile kullanamayan bir nesil yetişmesine seyirci kalmak istemiyorum. 13 yaş artık çocuk değil, genç bir birey olmanın ilk yılı. Nasıl öğrenirlerse öyle devam edecekler.

Tabi ki her gün her şeyi Arya yapacak değil dediğim şey. Derdim, ne yapılacağını, nasıl yapılacağını bilsin ve ihtiyaç halinde zorlanmadan yapabilsin. Bugün bir kez daha gördüm ki biri yanında durup tek tek söyleyince yapıyor ama amacım kendi başına yapabilir hâle gelmesi.


Patlıcan salatası hariç her şey Arya elinden :) 
🧿🧿🧿 


Adım adım ilerlemekte fayda var. Bugünlük ilk adımı başarıyla tamamladık. Devamı gelecek :) 

Yaz yağmuru ve cold brew coffee...

Şu an hava nasıl serin, nasıl güzel 🤗🤗🤗

Hopa yazın aşırı nemli ve bunaltıcı olabiliyor. O yüzden böyle şakır şakır yağmur yağınca seviniyorum. Nem gidiyor, hava serinliyor, oh mis :)

Sabah kalkıp tartıldım. 2-10 Ağustos arası toplam 2.4 kg vermeyi başardım. Önümüzdeki haftalarda ortalama 1,5 - 2 kg verirsem, hedefimi aşabilirim bile. İlk hedefim olan 64 kg için vermem gereken kalan kilo miktarı 2.9 kg. Eğer geri kalan 3 hafta da toplam 3,5 - 4 kg verirsem süper olacak :)

Kendimi zihnimde askılı mor midi kalem etek kesimli elbisem ile hayal ediyorum 💭 Sağdan soldan taşan simitler ve göbek olmadan 😄 Bu hayal beni motive edip devam etmemi kolaylaştırıyor. 

Bir haftadır 2 adet haşlanmış yumurta ile kahvaltı yaptığım içi bugün bir değişiklik yapmak istedim. 2 dilim karabuğday ekmeği kızarttım, birine yüksek proteinli ricotta diğerine kendi hazırladığım tahin-kakao-fistık ezmesi-bal-pekmez karışımını sürdüm. Yanında da sütlü cold brew kahve içtim, içine biraz da bal ekledim. Keyifli bir pazar kahvaltısı oldu :) 

Yazın cold brew (oğuk demleme) kahve, soğuk bir şeyler içme isteğimi karşılamak için çok iyi oluyor. Yağsız sütle karıştırıp gönül rahatlığı ile içiyorum. Ben 1lt soğuk suya 4 tepeleme (5 silme kaşık da olur) tatlı kaşığı filtre kahve atıp dolapta 12 saat bekletip süzüyorum. Daha yoğun tat sevenler süzmeden önce 24 saat de bekletebilir.

Kahvaltıda değişiklik yaptığım gibi akşam yemeklerimi de çeşitlendiriyorum. Ilk günler salata ve ızgara hindi/tavuk yemiştim. Son iki günde köfte ve somon tükettim. Köftenin yanına salma usül basmati pilav, yoğurt ve patlıcan salatası eklemiştim, somonun yanında enginar kalbi salatası ve elmalı yeşil salata yedim. Yemekten yarım saat sonra ufak bir parça helva ve çayla keyif bile yaptım :D


Pilavı ve yoğurdu bitiremedim. Midem küçülmüş :) 


Gün içinde 1-2 ceviz, kiraz, üzüm gibi ufak atıştırmalar yapıyorum. Canım bir şey çekince ufak miktarda tadıyorum ve aman diyeti bozdum diye hiç suçluluk hissetmiyorum :) Bu şekilde sürdürülebilir, kalıcı bir beslenme düzeni oluşturmaya başladım bence.

Doğum günümde yediğim tatlılardan sonra dün akşam yediğim ufak bir parça helvaya kadar başka hiç yapay şeker tüketmedim. İhtiyaç da duymadım. Tabi ki yediğim meyvelerde şeker var ama ona takılmıyorum. Tamamen şekersiz beslenmemi gerektirecek bir rahatsızlık olmadıkça porsiyonluk yenilen meyveden gelen şekerin zararı olmayacağını düşünüyorum.


Arya'nın hazırladığı meyve tabağını birlikte yedik :) 

... 


Bu arada uzun zamandır hevesle beklediğim ilk beyazım çıktı :) 
40 yaşta gelen wisdom hair :))) 


Her gün Grow with Jo videolarından birini seçip yapıyorum. Videoların benim için en iyi yani ayakta yapılan hareketlerden oluşması. Ilk 3-4 gün beginner videosunu yaptım sonra 20dk'lik HIIT videolarına geçtim. Dün akşam yaptığım videoyu buraya bırakıyorum :) 



İnsan 20dk.da ayakta böyle terleyemez 🫠 




Cuma, Ağustos 07, 2026

İnanç tazelenmesi...

İnanç ama "nazar inancı"!



Cam kase elimde kırıldı ve bileğim kesildi. 


Evrim de telaştan parmağını kesti. 
Ona pansuman yapıldı, bana dikiş atıldı. 

... 

İyiyiz. 




Perşembe, Ağustos 06, 2026

İyi gidiyorum :)

Dün:

5 gündür her akşam 9 civarı 30-35dk Grow with Jo videoları eşliğinde spor yapıyorum. 4 gündür de planlı besleniyorum. Sabahları 2 yumurta, 1 salatalık, 3-4 kiraz domates ve bazen közlenmiş biber yiyorum. Ara öğün olarak yağsız sütlü buzlu kahve, ceviz ve bir avuç meyve; akşam ise salata ve ızgara tavuk/hindi yiyorum.

Bu beş günün ikisinde yüzdüm, her gün akşam yemekten sonra yürüdüm ve her gece sporumu yaptım. Hiç kaçamak yapmadım. 4 gündür hiç rafine şeker ve un tüketmedim, tuzu da sadece az miktarda salatada kullandım. Bol bol su içtim, her gün 1 maden suyu içmeye çalıştım. 

Kendimle hafiften gurur duyuyorum :))

İstikrarlı bir şekilde devam edersem 1 Eylül'de hedefime ulaşmış olacağım :)


Bugün:

Sabah kalkıp tartıldım, toplamda 2.1kg vermişim. Yağ oranım %1 düşmüş :), kas-kemik kütlem %0.8 artmış. Daha gidilecek çok yol var ama tünelin ucundan ışık görünüyor :D

Güne bu kez kahveli soğuk süt ile başladım, yağsız, ekstra proteinli süt. Sonra yine klasik yumurtalı kahvaltımı yaptım ve kıyı köşe ev temizliğine giriştim. Halıları süpürüp kaldırdım. Koltuk altları, yatak altları, dolap rafları, kapı çerçevelerinin üstleri, komidinler... 

Temizliğe ara verdiğimde 2 büyük dilim karpuz ve 3-4 parça peynir yedim. Devam etmek için enerjiye ve serin bir şeylere ihtiyacım vardı. Çok iyi geldi :) 


😍 Benim için yazın en favori ikilisi 😍
... 


Temizliğe yukarıdan aşağı toz alarak başladım, sonra odanın dibinden çıkışa doğru geri geri gelerek süpürdüm, en son vileda yapıp çıktım odadan. Tüm evi bu şekilde oda oda temizledim. Az su doldurup her odada suyu değiştirdim. Tam odalar bitmişti ki Evrim geldi. Onun kısmetinde de balkon temizliği varmış :)) Geriye mutfak, koridor ve banyolar kaldı.

Şu anda ebeveyn banyosundaki duşakabinin son işleri yapılıyor ardından misafir (ne saçma isim - genel banyo mu desem acaba?) banyosunun klozeti değişecek ve işler bitecek umarım. Aslında genel banyodaki duşakabini de değiştirmek istiyoruz ama ikisi aynı anda yapılırsa evde en az 3 gün duş alınamayacağı için birini daha sonra yaptıralım dedik. Taksitleri ödedikten sonra yaptırırız artık :)) 

Yeni duşu kullanmayı hevesle bekliyorum. Önceki dar ve rahatsızdı. Camları raydan çıkıp elimde kalmaya başlamıştı. Her defasında kan ter içinde takmaya çalışıyorduk. Artık rahat rahat duş alabileceğiz :)

Bu kadar mola yeter, işler beni bekler :)))




Level atlıyorum sanırım :)))

Şu an kendime şaşırıyorum. Saat 9'da evden çıkmayı planlamıştım ama saat 09.36 ve hâlâ evdeyiz ve ben çıldırmadım. Sakin sakin oturuyoru...