Manxcat / Kuyruksuz Kedi
Just a cat telling tales
Perşembe, Eylül 03, 2026
Eylül... Yine yeniden...
Perşembe, Ağustos 27, 2026
Sirkadiyen Ritim ve Kortizol
Önceki yazımda kilo vermek için ciddi bir irade ve istikrar gerekiyor demiştim. Hadi gerekli motivasyonu bulduk, irademize sahip çıkıp istikrarımızı koruduk diyelim. Yeterli mi? Maalesef hayır.
İnsanoğlunun hayatta kalmasını sağlayan gelmiş geçmiş en büyük becerisi adaptasyon bence. Ama bu beceri bazen olumsuzluklara da sebep olabiliyor. Yeme düzeni değişince vücut ilk başta bi' şokla fazlalıkları atıyor ama sonra yeni koşullara uyum sağlıyor ve yine depolamaya başlıyor. İşte bu aşamada sirkadiyen ritmimizi ve kortizol seviyemizi düzenleyerek vücudumuzu tekrar yola sokmayı denememiz gerekiyor.
Sirkadiyen ritim, vücudumuzun yaklaşık 24 saatlik bir döngü içinde izlediği doğal uyku ve uyanıklık düzenidir; uyku ve uyanıklık döngüsünü kontrol eder, melatonin ve kortizol gibi hormonların salgılanmasını düzenler, vücut ısısı ve sindirim sistemi üzerinde etkilidir.
Sirkadiyen ritmimizi optimize etmek ve kortizol seviyemizi dengede tutmak için uygulayabileceğiniz adımlar şunlar:
- Her gün aynı saatte uyanmak. Mümkünse erken saatte :)
- Uyandıktan sonraki ilk 30 dakika içinde güneş ışığı almak.
- İlk 90dk kafeinden uzak durmak. Güne su içerek başlamak.
- Gün içinde en az 20-30 dakika açık havada vakit geçirmek.
- Yatmadan 2 saat önce mavi ışık yayan ekranları kapatmak.
- Akşamları evde loş ışıklar kullanmak.
- Yatak odamızın sessiz, karanlık ve serin olmasını sağlamak.
- Sabahları proteinden zengin bir kahvaltı yapmak.
- Kafein tüketimini saat 14:00'ten sonra kesmek.
- Akşam yemeklerini yatmadan en az 3 saat önce bitirmek.
- Gece geç saatte ağır ve karbonhidratlı yiyeceklerden kaçınmak.
- Düzenli egzersiz yapmak ama bunu akşam geç saate bırakmamak.
Okullar açıkken haftasonu dahil hep 06.55'te uyanıyorum. Kahvaltımı yapıp hazırlanıyorum, 8'de evden çıkıyorum ve çoğunlukla hava yağmurlu olduğu için okula araba ile gidiyorum. Bu yıl biraz daha farklı bir düzen oluşturmayı düşünüyorum.
Bu yıl kahvaltımı hazırlayıp yanıma almayı, evden daha erken çıkıp okula yürüyerek gitmeyi planlıyorum. Böylece yukarıda yazdığım birçok maddeye uyabilirim. Ilk 30 dk ekran yok, gün ışığı ve yürüyüş var.
Aşağıdaki videoda bahsedildiği üzre yürümek kortizol seviyesini düşürmekte etkili. Evrim'le Ağustos başından beri akşam yemeklerinden sonra yürüyoruz. Okul açılınca sabahları da düzenli yürüyerek okula stressiz gitmek süper olur :)
Salı, Ağustos 25, 2026
İrade ve İstikrar
Cumartesi, Ağustos 22, 2026
Level atlıyorum sanırım :)))
Çarşamba, Ağustos 12, 2026
Baygınlık hissi...
Pazartesi, Ağustos 10, 2026
Sitede yaşam ve bahçe temizliği
Pazar, Ağustos 09, 2026
Külkedisi Arya...
Arya'nın ufaklığından beri her pazar mısır patlatırız. Arya yine mısır patlatmak isteyince artık kendin yapabilirsin0, kaç kez öğrettim diyerek işi Arya'ya bıraktım. Sonuç dibi tutmuş kocaman bir tencere :(
Tencereyi kurtarabilecek miyiz bilmiyorum ama Arya paçasını bu işten zor kurtaracak. Kazadır olur diye düşüneceksiniz ama kaza değil sorumsuzluk.
Arya'ya, başında bekle, patlamaya başlayınca tencereyi salla demistim ama Arya başında bekleyip tencereyi sallamamış. Koku ve duman gelene dek durumu anlamamış bile. O dakkadan sonra da iş işten geçmiş zaten. Ilk müdahaleyi Evrim yaptı: tencereye bulaşık tableti ve sıcak su koyup kenara aldı.
Arya'yla defalarca kez mısır patlattık, adım adım anlatıp öğrettim her defasında. Arya 13 yaşında, ben 12 yaşımdayken annem hamile kalınca evin tüm yükü üstüme kalmıştı. Bir anda yemek, temizlik, bulaşık çamaşır...Üstelik öyle bulaşık makinesi, tam otomatik çamaşır makinesi falan yoktu evimizde. Her şeyi ben yapıyordum. 13 olduğumda ise hem okuyor, hem de annem hastanede yattığı için okuldan sonra gece üç buçuklara kadar kardeşime bakıyordum.
Arya, benim gibi olsun, olmalı demiyorum ama bir mısırı da tencereyi yakmadan patlatabilmeli. Yapamıyor oluşu benim suçum belki de. Bu yüzden artık bir şeylerin değişmesi gerekiyor.
Bugün tüm işleri Arya'ya yaptırdım. Her işte yanında durdum ve tek tek yönerge verdim. Önce Dolaptaki et ve kıymayı porsiyonlayıp buzluğa kaldırdı. Tavukları soslayıp marine olmaları için dolaba koydu. Semizotlarını bir tur yıkayıp suya yatırdı. Sonra çamaşırları renklerine göre ayırıp makineye attı, koltuklara örtülerini serdi.
Az önce semizotlarını kurutup salata yaptı. Salata için şeftali ve soğan doğradı, limon sıkıp sos hazırladı. Salata işi bitince ısınması için fırını çalıştırıp makinedeki çamaşırları çıkarmaya geçti. Yıkanmış çamaşırları kurutmaya atıp kirlileri makineye yerleştirdi. Uygun deterjan ve uygun programı bulup çalıştırdı. Mutfağa dönüp sosta bekleyen tavukları fırına sürdü.
Fırındaki tavukların bir tarafı bitene dek külkedisinin Arya'nın 25dk molası var sonra tavukları çevirip üstü kızarana dek pişirmeye devam edecek. Tüm bunları yaparken sinirden çatlamak üzere ama gıkını çıkarmıyor çünkü hatalı olduğunun farkında.
Ben yukarıdakileri yazarken 25dk bitti, fırının alarmı çaldı. Arya'yı odasından çağırdım, tavukları çevirip tekrar fırına sürdü. Alarmı tekrar kurup gitti. Bugün yemek komple Arya'nın elinden olacak.
Arya hâlihazırda salata, mercimek çorbası, makarna ve sahanda yumurta yapabiliyor. Ama daha fazlasını da yapabilecek yaşta ve kapasitede. Doğru düzgün soyacak bile kullanamayan bir nesil yetişmesine seyirci kalmak istemiyorum. 13 yaş artık çocuk değil, genç bir birey olmanın ilk yılı. Nasıl öğrenirlerse öyle devam edecekler.
Tabi ki her gün her şeyi Arya yapacak değil dediğim şey. Derdim, ne yapılacağını, nasıl yapılacağını bilsin ve ihtiyaç halinde zorlanmadan yapabilsin. Bugün bir kez daha gördüm ki biri yanında durup tek tek söyleyince yapıyor ama amacım kendi başına yapabilir hâle gelmesi.
Adım adım ilerlemekte fayda var. Bugünlük ilk adımı başarıyla tamamladık. Devamı gelecek :)
Eylül... Yine yeniden...
Belki de ilk kez "yaz yine boş boş geçti gitti ve hiç yetmedi" hissi yaşamıyorum. Dolu dolu ve çok da güzel geçti bu yaz. Darısı g...
-
Yazmayalı 1 aydan fazla olmuş. Bu sürede çok şey değişti. Aynı anda hem antidepresan kullanmaya hem de haftalık psikoterapi almaya başladım....
-
Uzuuuun süren hatta bir türlü bitmek bilmeyen kıştan sonra güneşli, sıcak, çok güzel bir hafta sonuydu. Canım kocam denize girmedi ama yine ...
-
Dün gece eşimle "Tanrı kim, nerede? Merhametli mi, tam aksine sadist mi? Bizi izliyor mu yoksa umurunda bile değil miyiz?" gibi so...















