1 aydır yazmamışım yine...
16 Ocak'ta okulun kapanmasıyla bir parça nefes almaya başladım. 20-23 Ocak Arya ile Erzurum'a gidip doyasıya kaydık. Çok yorulduk, her yerimiz ağrıdı ama ikimize de çok iyi geldik. 3 gece Erzurum polisevinde kaldık. Tüm gün kayaklarımızla mücadele edip geceleri erkenden çift kişilik yatakta sarmaş dolaş uyuduk anne kız.
Arya ile kaymaya ilk kez pandemiden sonraki yıl gitmiştik hatta uçak, otobüs, müze gibi toplu alanlarda maske takma zorunluluğu hâlâ devam ediyordu. Sonraki yıllarda arkadaşlarımızla da gittik. Arya bu son gidişimizle iyice ilerletti kayak becerilerini. Ben de düşüp kalkmadan sağ salim tamamlayabiliyorum artık pistleri ama Arya'nın hızına yetişmem mümkün değil. Ayrı ayrı kaydık, ben Güney pistinden bir kez aşağı inene dek Arya iki tur yaptı hatta bir ara kırmızı pistten bile kaydı.
Erzurum dönüşü bir iki gün, ev içi ayıklama - toplama - düzenleme ile geçti. Önce kendi giysi dolabımı elden geçirdim sonra Arya'dan kıyafetlerini ayıklamasını istedim. Toplamda 4 büyük poşet giyilebilir durumdaki temiz ve sağlam giysiyi muhtarlık aracılığı ile giyim yardım merkezine ilettik. Arya hızla büyüdüğü için bu ayıklama işlemi sonrasında dolabında neredeyse hiçbir şey kalmadı. Dolayısıyla anne-kız gidip alışveriş yaptık.
Arya ilk kez bir etek beğenip almak istedi. Sevinçle kabul ettim tabi ki. Tamamen kendi seçimleri ile kahverengi içi taytlı kloş bir etek, krem renk bir tshirt, biri siyah biri mavi iki tane İspanyol paça jean, iki eşofman, iki sweatshirt, bir boğazlı kazak ve bir fermuarlı hırka aldı. Hepsini birbiriyle kombinlenecek şekilde seçip resmen on parçalık bir kapsül dolap oluşturdu kendine. Almaması için her yolu denediğim ve çok şükür başarılı olduğum korkunç takı - toka tercihlerini saymazsak bir anne olarak hafiften gururlandığım başarılı bir alışverişti :D
Giysilerden sonra sıra kitaplığın altında bir köşede bekleyen fotoğraflara geldi. Hepsini ayırıp düzenlerken hem hüzünlendim hem de mutlu oldum. Annemin, dayımın, büyükannelerimin, dedemin, büyük dayılarımın siyah beyaz fotoğrafları; Evrim'in, benim, Arya'nın ve kardeşimin çocukluk fotoğraflarımız... Hepsini gruplandırıp albümlere yerleştirdik; Arya ile birlikte geçmişe mini bir yolculuk yapmış gibi olduk.
29 Ocak için Ankara'da buluşma planlamıştık arkadaşlarla. Havaş - Uçak - Ankaair - dolmuş serüveninden sonra Gözdelere vardım. Keyifli bir sohbet ve bir iki saatlik bir dinlenme sonrası akşam için kararlaştırdığımız mekana gittik. Kısa süre sonra arkadaşlarımız da geldi. Keyifli bir akşamdı. Ertesi akşam eve döndüm. Sonrası yokuş aşağı...
Tatilin sonlarına doğru okul açılacağı için üzülmeye başlamıştım, Ankara dönüşü stres seviyem giderek yükseldi. Pazar gecesi tüm vücudum ağrımaya başladı ve tüm gece kıvrandım. Sabah uyandığımda dayak yemiş gibiydim ama yine de okula gittim. Hafta boyunca ayaklarımı sürüyerek gidip geldim okula. Sınıfa girip ders işlemeye başlayınca bir şekilde geçiyor tabi ki zaman ama işte evden çıkıp okula gitmek için motivasyonum sıfır maalesef. Umarım bir an önce alışıp bu durumu aşarım.
İlk hedef 13 Mart'a ulaşmak. 14-22 Mart arası ara tatil.
5 haftacık dişimi sıkıp yıkılmadan ayakta kalmam gerek.







