Sınav etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sınav etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çarşamba, Ekim 26, 2022

Ortaya karışık...

Zaman nasıl akıp gidiyor anlayamıyorum. Hafta ortasına geldik yine! Hatta hafta sonunu saymazsak ortayı geçtik; üçü gitti, ikisi kaldı okul günlerinin. Yetişemiyorum zamana. Bu yıla kadar böylesine yoğun bir his yaşamamıştım hiç. 3 Kasım'da sınavlar başlayacak, 11 Kasım'da ara tatil. Sınav öncesi öğrencilerime özet hazırlamam gerek. Üstüne de ana ders için ayrı, seçmeli İngilizce dersi için ayrı, kaynaştırma öğrencileri için ayrı, seviyeleri farklı olan sekizler için ayrı sınav derken toplamda 6 farklı sınav hazırlamam gerekiyor. Gerçi üçünü hazırladım geriye kaldı üç sınav.

Okulda dersler de çok hızlı geçiyor. İki tane sekizinci sınıfım ve bir tane beşinci sınıfım iyi; diğer sınıflarım onlardan alt seviyede. Her şeyi çift dikiş hata 4-5 kez anlatıyorum. Yine de istediğim verimi yakalayamadım. Kendi kendimi yiyorum nerede yanlış yapıyorum diye. Kim ne derse desin kusurun bir kısmı bende. Onların hazırbulunuşluk seviyesine inip oradan onları da alıp yukarılara çıkamıyorum. Mevcut donanımım buna yeterli gelmiyor. Değişip gelişmeliyim çünkü onların bana uyum sağlamasını beklemek gibi bir lüksüm yok. Öğretmen olan benim ve öğrenmenin yolunu ben açmalıyım. Ama nasıl? Henüz çözebilmiş değilim.

Tek derdim akademik kaygılar değil maalesef. Sınıflarımda ders dışında sorun yaşayan öğrenciler var. Garip tikleri olan, dikkat çekmek için olmadık davranışlar sergileyen, ailevi sorunları olan... Ne yapabiliriz diye düşünüp düşünüp dipsiz kuyulara düşüyoruz. 

Dersler, sınavlar, dertler az geldi bir de Erasmus+ yapayım ben bu sene diye bir işe kalkıştım ama işin içinden çıkamıyorum. Başvuru aşamasına gelemedim bile çünkü kayıt işlemleri çok çetrefilli. Bugün tam her şeyi hallettim derken Legal Entity diye bir zımbırtı çıktı başıma. Nerde bulacağımı bile bilmediğim bir form indirip, doldurup, kaşeletip, müdüre imzalatıp sisteme geri yüklemem gerekiyormuş. Ara ki bulasın! (Edit: Buldum, doldurdum, sisteme yükledim :) 

Kendi okulumu bırakıp Arya'nınkine geçersem bu sene işler bir tık zorlaştı diyebilirim. Önümüzdeki yılların fragmanını izliyor gibi hissediyorum kendimi. Seyirciyi çok da ürkütmek istemiyor yapımcı demek isterdim ama içim ürperiyor dostlar :( Bu yıl 4. sınıfa gidiyor Arya ve ilk kez sınav notları karnede yer alacak. Bu yıla kadar orta-iyi-çok iyi diye giden değerlendirme artık yapılan sınavların reel sonuçları ile olacak. Arya ilk sınavını dün oldu. Trafik yazılısından 98 almış. Yarın İnsan Hakları dersinin yazılısı var ve bu gece 3 sayfalık özeti ağlaya ağlaya çalıştı. 

Ezberleyemiyorum, aklımda tutamıyorum diye ağlamaktan zaten okuyup anlaması imkansızlaştı. Neyse bir süre sonra sakinleşip odasında çalıştı ve olayı çözdü. Eğer çalıştıklarını unutmaz ya da karıştırmazsa en kötü 70 üzeri alır rahatlıkla. Bakalım :)

"Daha şimdi 3 sayfalık özet için ağlıyorsa önümüzdeki yıl bir sürü farklı dersin sayfa sayfa konusunu nasıl çalışıp hazırlanır?" gibi düşünceler geliyor aklıma ama hemen kovalıyorum. Onu o zaman düşünürüz değil mi? 

Hep dert anlattım bari yazıyı güzel bir foto ile bitireyim :)


Mutfak camını açıp baktığımdaki manzara böyleydi bugün :)




Çarşamba, Temmuz 15, 2009

Kronik Baş Ağrısı ve Cenk Hoca'ya Yolladığım Süper Mail

Offff...
Başım çatlıyor:( Dün 3 tane ilaç içtim bana mısın demedi. Uyudum geçer gibi oldu, bu sabah iyi gibiydim ama yine başladı ve geçmiyor.

Tüm enerjim bitti. Yazıyı bile zor yazıyorum. Baş ağrımın sebebi hiç beklemediğim bir dersten DC almam ve bunu büt.e 5 dk kala öğrenmiş olmam olabilir. Bu hırs bünyeye zarar ama engelleyemiyorum ki...Büt'e girdim ama hoca yine aynı puanı verecek gibi geliyor gıcıklığına.

İyi vereceği varsa bile az önce yolladığım maili okuyunca vermez sanırım. İşte mail:

Hocam,
Vizede de aynı şeyi yaptınız şimdi de aynı şeyi yapıyorsunuz. Büt'e girdim ama bu gidişle tek ders sınavına da bırakacaksınız siz beni. Tek birşey istiyorum benim 4 yıl boyunca aldığım notlara bir bakın ve o 45'i nasıl aldığımı kendinize sorun. Şİmdiye kadar hiç üst üste 40 ve 45 aldığım ders olmadı. Eğer ben İngilizce bilmiyorsam ya da soruları doğru değerlendirmeyi bilmiyorsam başka derslerden nasıl 80-85 alıyorum? Bu yılki 2 kredilik derslerimi AA ile geçiyorum ama 4 kredilik 2 dersim sürünüyor. Postmodern için bir hak iddia etmiyorum bile çünkü derslere hiç gitmedim. Ama 100 kusür kişilik sınıftan sizin dersinize düzenli gelenlerden derse katılan 10 kişi varsa 1'i benim. Gerçi bu sizin ve diğer hocaların gözünde hiç bir önem taşımıyor. Sanırım üniversitede gösterilen çabaya saygı duymak adına kullanılan kanaat notu diye birşey yok ki bana ve birkaç hakeden arkadaşıma CC bile vermemişsiniz. Kısacası sorduğunuz sorunun cevabını bilmiyorum Hocam. Vaktinizi aldığım için özür dilerim.
Saygılarımla,
Rüya Kara

İçimde kalıp beni hasta edeceğine yazdım gitti. Ne olacak tek ders sınavına girerim en kötü ihtimalle. Gönderi tıkladıktan sonra bir rahatlama geldi içime:)

Perşembe, Haziran 18, 2009

ERGO İsviçre Açılış Kokteyline Damga Vurduk :p


Dün gece Ergo İsviçre'nin yeni ofisinin açılış kokteyli vardı. Herkes çok şıktı. Ama geceye Evrim ve ben damga vurduk:P

Beşiktaş trafiğinin azizliğine uğradığımız için brz geç kaldık kokteyle; kokteylin yapıldığı yer itibariyle de sahneye en son çıkan assolistler gibi herkesin meraklı bakışları arasında el ele katıldık misafirlerin arasına. Diğer bir deyişle de biz yokuş aşağı kokteyl mekanına inerken tek eksik düğün müziğiydi:p

Kokteyl oldukça güzeldi, çok hoş vakit geçirdik. Firuzan'ın (iş arkadaşım) erkek arkadaşıyla ve Nilüfer Hanım'ın arkadaşlarıyla tanıştık. Ayrıca Ergo İsviçre'nin yabancı ortaklarını da tanımış olduk. Ama her şeyden güzeli acayip yiyip içtik:D

Kokteyl yaklaşık 2 saat kadar sürdü. Tam ayrılırken yanlışlıkla yabancı konuklardan birini çarptım ve "sorry" diyerek özür diledim, adam bana "Don't worry! I like it:)" diyerek gülümsedi. O sırada Evrim de hemen arkamda elimi tutuyordu ve dönüp "Excuse me?" dedi adam şakayla takılarak. Sonra vedalaşıp ayrıldık.

Eve gelip finaller için ders çalışmaya çalışmak çok zor oldu tabi. Bugün Sinem Hoca'nın sınavı vardı; iyi geçti, büt.e kalmam büyük ihtimalle. Ama yarın postmodern var ve ben hiç bir halt bilmiyorum :.(

Derya ve Pınar ders çalışırız diye bende kalıyorlar, onlar çalıştı bana ben bir paso yaydım. Allah'a kaldı işim yani. Neyse yine de mutluyum, huzurluyum. Kendi evimdeyim, arkadaşlarım yanımda, ailem iyi durumda ve bir işim var:)

Bu hafta sonunu iple çekiyorum. Cmt. Musti'lerle brunch'a gidiyoruz; pazar da havuza gidebiliriz belki. Bakalım bize pek belli olmaz.

Şimdilik hayat güzel. Darısı tüm hak edenlerin başına:D

Perşembe, Nisan 30, 2009

Güzide Yurdumun Bitmek Bilmeyen Sınavlar Silsilesi

Nasıl bir ülkeyiz, nasıl bir eğitim sistemimiz var çözebilmiş değilim.

İkokuldan sonra sınava gir, ortaokuldan sonra sınava gir (gerçi şimdi ilköğretim oldu ama bizim zamanımızda öyle değildi), liseden sonra hem ÖSS'ye hem YDS'ye gir. Tüm bunlar yetmezmiş gibi hazırlık geçme sınavına gir.

5 yıl üniversitede vizelerle finallerle boğuş, okul bitiyo diye sevinirken bir de ÜDS (üni.ler arası dil sınavı), ALES ve KPDS çıksın üstüne! Bunaldım ya! Vizeler dün bitti ama bu kez de pazar günü KPDS var of ooooffff! Haftaya pazar da ALES.

Eğitim öğretim denen kavramlar bizim ülkede sınav anlamına geliyor kısaca. Öğrenci miyim yoksa kobay mı bilemiyorum. Bilgi değil sabır ölçmek için yapılıyor sanki tüm bu sınavlar. Neyse yapacak bişey yok sistemin bir parçası olmak istemesem de aç kalmamak, işsiz kalmamak için sistemin saçma sınavlarına da katlanmak zorundayım. Umarım birgün bu saçma sapan düzenden kurtulmak için fırsatım olacak.

Az Çoktur Bazen

Bugünlerde böyle...  Su Kuşum :)