Nasıl güzel!
Azade zamanlarda averelik etmek dünyadaki en keyifli şey olabilir bence.
Sabahları okula giderken tam da öyle yapıyorum. Tüm sorumluluklardan azade, sadece ben, deniz ve müzik. O kadar iyi geliyor ki...
Okul beni çok zorluyor. Tahammül seviyem günden güne azalıyor. Öğrencilerin ilgisizliği, bilgisizliği, umursamazlığı, yersiz ve çoooook aşırı özgüvenleri... Sürekli uyarmak zorunda kalmak ve her defasında "Bön naptım ki örtmenim" demeleri ve cidden ne yaptıklarının bile farkında olmayışları...
Tüm bunlardan önce, evdeki sorumlulukları evde bırakıp okuldaki sorumlulukları üzerime giymeden önce, ikisinin arasında, her türlü sorumluluktan azade olduğum yaklaşık 1 saati sahilde geçiriyorum sabahları. Sırtımı yola, yüzümü uçsuz bucaksız maviliğe dönüyor ve kulağımdaki müziğe bırakıyorum kendimi. Sadece ben, sıfır sorumluluk, sıfır unvan, sıfır dert... Tabi süre bitiyor ve Hayat başlıyor yeniden.
Gece 12'de külkedisine dönüşen Sindrella gibi, 1 saatlik azadeliğim bitince öğretmene dönüşüyorum mecburen ben de :))) Olsun, hiç yoktan iyidir :)
Bu ara okul ekstra yoğun. Konuşma ve dinleme sınavları, önce 29 Ekim şimdi 10 Kasım pano ve anma programı, Okuyan Artvin ve Dilimizin Zenginlikleri projeleri, panoları, haftaya yazılı ve bahçede oyun etkinliği programı... Sonra 1 hafta ara tatil var, oraya ulaşınca nefes alacağım.
Şimdi giyinip evden çıkacağım ve 11'e dek her şeyden azade olacağım.
Görüşmek üzere...
