Handan şöyle bir cümle yazmış ve eminim çoğumuza da tercüman olmuş:
"Anne olmaktan yorulduğumu hissediyorum."
Ben bir süre önce bıraktım full time anne olmayı, part-time anneyim artık.
"O da ne? Part-time Annelik olur mu hiç?" diyenleri duyar gibiyim. Ama gayet de oluyor valla!
Kızım 13 yaşında ve artık her şeyini kendisi halledebiliyor. Birkaç kez hadi oyun oynayalım, hadi bisiklete binelim, hadi badminton oynayalım diyerek birlikte bir şeyler yapmaya çalıştım ama işe yaramadı. Ben de denemeyi bıraktım. Arya odasında, ben salonda, Evrim bilgisayar başında... Akşam yemeklerinde birlikteyiz sadece. Böyle devam ediyoruz hayata.
Sabahları kalkıp kendisi kahvaltı yapıyor. Ben okula giderken kapısını çalıp dişlerini fırçalamayı unutma, iyi dersler deyip ondan önce çıkıyorum evden. Öğle araları eve gelip yemeğini yiyip okula dönüyor. Okul çıkışı arkadaşları ile evin altındaki kafede ya da sitenin bahçesinde oturuyor. Eve gelince yine odasına kapanıyor. Akşam yemeği için mutfakta buluşup birbirimize günümüzün nasıl geçtiğini anlatıyoruz.
Ne "kitap oku" diyorum artık ne de "odandan çık biraz". Zararlı bir şeyler yapmadığı sürece ne yaparsa yapsın diye bakıyorum duruma. Kitap okumazsa okumasın, ne yapayım? Okul dışında sürekli kulaklık takıyor. Gözleri bozuk, kulakları da sağır olacak bu gidişle... Ben anlatıp üzerime düşeni yaptım. Engellemek için yırtınamayacağım.
Odasında ne yapıyor merak etmiyor muyum? Çok da değil aslında. Müzik dinliyor, video izliyor, resim çiziyor. Ne izliyor diyecek olursanız, saçma sapan youtube videoları ya da anime... Engellemeye çalışmıyorum sadece takip ediyorum youtube ve google üzerinden. Benim hesaplarımla bağlandığı için kendi telefonumdan görebiliyorum. Hoşuma gitmeyen paylaşımları silip o hesapların tekrar karşısına çıkmasını engelliyorum. Arada bir de odasını basıp telefonu alıp tüm itirazlarına rağmen fotoğraflarından mesajlarına kadar her şeyi kurcalıyorum. Kızarsa kızsın.
Özel hayat zırvalarını hiç çekemeyeceğim. 18 yaş altı, henüz beyni tam gelişmemiş - bilimsel olarak öyle-, kendi parasını kazanıp kendi hayatını kurmamış bir ergenin özel hayatı da bir yere kadar! Tabi ki ne yaptığına ettiğine bakmak gerekiyor.
Bu gidişattan memnun muyum? Emin değilim.
Odası dağınık. Olsun. Sürekli kulaklıkla müzik dinliyor. Dinlesin. Odasından çıkmıyor. Çıkmasın. Telefon bağımlısı oldu. Kim değil ki?
Bir yandan aslında böyle çok rahat diyorum kendime. Sürekli mükemmel anne olmak için didinip durup kendimi harap etmiş olmuyorum. Üstelik çoğu zaman da kimseye yaramıyor o kadar çabalamak. Her şey olacağına varıyor. Arya halihazırda sorumluluk sahibi, derslerinde başarılı bir çocuk. Yani zaten sürekli kontrol gerektirmiyor. Onaylamadığım yanları yok mu? Var ama ne yapsam değişmiyor ve sürekli sürtüşmek, tartışmak vs. çok yorucu.
Halim yok. Tam da Handan'ın dediği gibi yorgunum.




























