Cuma, Temmuz 03, 2026

Deli miyim neyim?

Evvelsi gece neredeyse hiç uyuyamadım. Sebebinden emin değilim. Sağım solum ağrıyordu, ağrıdan sinirim bozuldu derken uykum kaçtı... 

Uykusuz başladığım gün koşuşturmaca ile geçti. Sabah arabayı sanayiye götürdüm - Adblue sistemini devre dışı bıraktırdım. Eve dönüp kahvaltı ve valiz hazırlığı yaptım. Tekrar çıkıp göz altı dolgu işlemi kontrol randevuma gittim. Ordan Arya'nın telefonunu tamirden alıp sanayiye geçtim. Arabayı alıp eve döndüm, Evrim ve Arya'nın valiz hazırlıklarını tamamlattim. 

Akşam yemeğini annemlerde yemek için malzemeleri hazırlayıp onlara gittik. Hemen hemen tüm ev yerleşmiş diyebiliriz. Yemeği fırına verip biraz balkonda sohbet ettik. 


Balkonda oturup sola bakınca yeşil 💚, sağa bakınca mavi 💙 


Günbatımı deyince de Hopa :) 

... 

Yemek sonrası balkonda kahve keyfi yapıp eve döndük. Arabanın bagajındaki fazlalıkları depoya taşıyıp valizlere yer açtık. Evde yıkanacak eşya kalmasın diye 1-2 makine çamaşır yıkadım. Ütülenecek eşyaları ütüleyip yerleştirdim. 

Mutfağı toplayıp bulaşık makinesini de çalıştırdım. Yapılacak işler bitince bilgisayarın başına oturup Arya için matematik testleri bulup çıkardım malum bu sene LGS var. Arya matematik ve İngilizce'yi seviyor ama diğer derslerle pek arası yok. Bakalım bu yıl nasıl geçecek... 

Bu sabah 8'de kalkıp duş aldım. Simit pişirip yumurta haşladım. Kahvaltı yapıp on buçukta yola çıktık. Evrim'le bir ortaboy valiz ve bir sırt çantasına sığdık; Arya da küçük valiz ve sırt çantası hazırladı kendine. Bir sürü boya ve kalem aldı tabi ki yanına :)


Yoldan... 

O zaman tatil başlasın 🤗 




Salı, Haziran 30, 2026

Tatilin ilk Salı'sı :))

Tatil güzel geçiyor :)


40 yaş mayo modasının nabzını tutuyorum :))) 


Yenilince on kantar surat asan ergenusla oyun keyfi (?!) 


Yemek sonrası yürüyüşe çıkarken :) 

... 




Pazar, Haziran 28, 2026

Ve tatil başlar!

Bir okul yılını daha sağ salim atlattık çok şükür 😅 

Son haftanın özetini yapalım :) 


Melikoş'un son sahnesini kaçırmadık, geceyi çılgınca sans ederek kapattık 😁 


Oturduğumuz nadir anlardan biri 😁



Sekizlerimizi mezun ettik 🥲 


En az üç farklı telefonla fotoğraf çekilince herkes böyle başka birine bakıyor 😂 



Karne töreni sonrası Su kuşumla takıldık 😍 










... 


Dün akşamı da kutlama yemeğiyle taçlandirdik. Hem okulların kapanışını hem de annemlerin (Evrim'in anne-babası) İstanbul'daki evlerini kapatıp tamamen Hopa'ya taşınmasını kutladık 😊 



Pazar, Haziran 21, 2026

Büyümek insanın başına iş açıyor!

Küçükken mutfak dolaplarının kirlenmesi gözüne batmıyor insanın.

Küçükken çamaşır sepeti dolup taşsa da rahatsız etmiyor. Yıkama, kurutma, ütü yapma zorunluluğu yok. 

Acıkınca salça ekmek - bir de üstüne ekmeğin içi ile zeytinyağ sürüp kimyon atınca - yetiyor insana.

Ödenecek faturalar, takip edilecek işler, halledilmesi gereken sorumluluklar... 

Ve daha bir sürü ufak tefek şey yok küçükken. Ama büyüdükçe... 

... 

Az önce mutfak dolaplarını sildim. 25 dolap/çekmece kapağı ve bir de bulaşık mak., buzdolabı ve fırın kapakları var!!! Sonta kalkıp tezgah arasını, tezgahı ve ocağı sildim. Evi süpürdüm. Makineye bir tur daha çamaşır attım. Sırada banyoların temizliği var :( Oysa ki tek istediğim sahilde uzanıp kitap okumak... 



Keşke çocuk olsam... Söz bu kez "Ben artık büyüdüm, bana karışmayın!" demeyeceğim. 




Cumartesi, Haziran 20, 2026

Ben bugün ne yaptım?

Ben az önce göz altı ışıltı dolgusu yaptırdım!!!


:))) 


Oldum olası göz altlarım mor benim :( Özel bir etkinlik olmadıkça makyaj yapan biri olmadığım için böyle mor mor geziyorum günlük hayatta. Uzun zamandır bu ışıltı dolgusunu denemek istiyordum ama buralarda yapan bir doktor yoktu. En yakın Trabzon'da var ama oraya da sırf dolgu için git gel yapamam. Üşenirim :))





Geçen hafta arkadaşım telefonda konuşurken duydum Hopa'ya yeni bir klinik açılmış ve dolgu, prp, botox, mezoterapi yapılıyormuş. Giden herkes de memnunmuş. Hemen araştırdım ve sonunda bugün gittim.

Doktor, kısa bir değerlendirme sonucunda  ışıltı işlemi yapmaya karar verdi. Önce uygulama yapacağı yere yakın bölgeye bir krem sürerek uyuşması için beni 2 dk bekletti sonra da iğneyle dolgu yaptı. İşlem bitince de "Mezoterapi de yapayım size, bu seferlik benden olsun" dedi :) Tabi ki sevinerek kabul ettim :D

Şu an yakından bakınca biraz şiş ve kırmızı ama inecekmiş. 2 Temmuz'da kontrol edip gerekirse biraz daha dolgu yapılacak. Yıllardır merak ediyordum acaba işe yarar mı, değişiklik olur mu diye, artık birebir deneyimleyerek göreceğim :) İşe yaramazsa da en azından denemiş ve bu yöntemi elemiş olurum :)

... 

Okullar önümüzdeki Cuma kapanıyor. Not girişlerimi tamamladım. E-okul işlemlerinden sadece karne görüşü ve kulüp öğr. görüşü yazmam gerekiyor. Okula teslim etmem gereken belgelere gelirsek; sınav kağıtları, proje değerlendirme ölçeği, ders kesim raporu, sınıf rehberlik sene sonu faaliyet raporu, kulüp sene sonu faaliyet raporu... Bir kısmı hazır, sene sonu faaliyet raporlarını da yazarsam işim bitti sayılır :) 

Geçtiğimiz perşembe geleneksel takas etkinliğimizi yaptık okulda. Şu ana kadarki en başarılı takas oldu diyebilirim. Getirilen her şey yeni sahiplerini buldu 
:) 





Kazağımı takas etkinliğinden aldım 🤗 

... 

Az sonra Arya ile barbunya ayıklayacağız. Akşamın menüsü barbunya, pilav ve salata :)





Pazartesi, Haziran 15, 2026

Cuma, Haziran 12, 2026

Bugün

Tatil gelsin artık!.. 


Sabah
... 



Akşam
... 



Gece
... 

Yarın 8.sınıflar LGS'ye girecek, okullar 26 Haziran'da kapanacak. 

Hızlıca - sağlıkla, huzurla - geçsin şu son günler de tatile kavuşalım.



Pazar, Haziran 07, 2026

Hafta sonu ve #13 yaş

Uzuuuun süren hatta bir türlü bitmek bilmeyen kıştan sonra güneşli, sıcak, çok güzel bir hafta sonuydu.


Canım kocam denize girmedi ama yine de dün benimle plaja geldi 🥰 



 Bugün de denizdeydim 🤗 

...

5 Haziran Arya'nın doğum günüydü. 


🧿🩷 Kuzu 13 oldu 🩷🧿 

... 

Çarşamba, Haziran 03, 2026

Biraz yeşil, biraz mavi...



💚💚💚 Okuldan önce yeşil 💚💚💚 



🩵🩵🩵 Okuldan sonra mavi 🩵🩵🩵 

... 

(Fotoların şarkıları da var :) 



Salı, Mayıs 26, 2026

Anne olmak... İyi olamamak...

İyi olmak, iyi hissetmek çok zor. Biliyorum. 

Ama denemek lazım. İyi olmak için bir şeyleri değiştirmek gerekiyor. Değiştirmek için de her şeyi bırakmak gerekiyor bazen.

Bırakalım dağınık kalsın. 

Ev dağılmış, yemek yokmuş, çamaşır birikmiş, çocuğun ödevi, projesi varmış... Olsun. Bugüne dek biz yaptık bugünden sonra da başkası yapsın. Korkmayın dünya yıkılmıyor. 

Ev içinde yaşanamaz hâle gelince ya da giyecek giysisi, yiyecek yemeği olmayan ev ahalisi bir noktada iş başa düştü diyerek yapmak zorunda kalıyor. Ha yapmazsa da yapmasınlar kendileri bilir. 

Ben artık canım istemedikçe ne yemek ne temizlik yapmıyorum ve kıyamet kopmuyor evde. Ben koltukta uyuklarken bazen Arya bazen Evrim makineyi alıp süpürüyor evi. Evrim her akşam eve gelirken arıyor, yemek yoksa ya dışarı çıkıyoruz ya da o eve sipariş veriyor. Bazen de baba-kız makarna pişiriyorlar.

Herkesin kirli çamaşırları için oda oda dolaşmıyorum. Çamaşır yıkıyorum, varsa giysiniz getirin diyorum. Getirmeyen kendi düşünsün. Kurutmadan çıkan çamaşırları da herkesin önüne, odasına bırakıyorum. İster yerleştirsin, ister öyle bıraksın. Banane! Ben kendi eşyalarımı katlayıp yerleştiriyorum.

Lavaboya bulaşık bırakılınca hemen mutfağa gelin diye bağırıyorum. Kim bıraktıysa makineye yerleştirsin hemen diyorum. Birkaç seferden sonra bırakmamaya başladılar zaten. 

Hergün sabahın köründe kalkıp kahvaltı hazırlamıyorum. Arya bizden erken kalkıp kendi kahvaltısını yapıyor. İşe erken gittiğim günler 6.55'de uyanıp ocağa 3 yumurta koyup giyiniyorum. Yumurtalar pişince kendi kahvaltımı yapıp evden çıkıyorum. Evrim kalkınca kendi kahvaltısını yapıyor, tepsisini, tabağını, bardağını ortada bırakıp gidiyor. Hiiiç ellemiyorum, o gelince kaldırıyor.

O kadar çok boş vaktim kalıyor ki bu şekilde... Uyuyorum, kitap okuyorum, müzik dinliyorum, dizi izliyorum. Nefes aldığımı hissediyorum. Sürekli koşuşturmak ve bir şeyleri halletmek zorunda hissetmiyorum. 

Her şey mükemmel mi, her şey olması gerektiği gibi mi? Hayır. Ama ben öyle oldurmaya çalışırken kendimden vazgeçip kaybolmak istemiyorum. Bıraktım mükemmel olmasın. Yediğimiz içtiğimiz her şey sağlıklı olsa da ölcez bir gün olmasa da ölcez. Ev çok temiz olsa da yine kirlenecek. 

Kendi ihtiyaçlarımızı yok sayıp saçımızı süpürge edince kimse madalya takmıyor; yoruldum desek aman yapmasaydın sen de diyorlar hatta. E ben de yapmamayı tercih ediyorum.

Ben toplamazsam her şey dağılır, yıkılır, yok olur, alt üst olur diye düşünmeyi bırakmak lazım. Belki öyle olur gerçekten. Olsun o zaman. Dağılsın, yıkılsın, alt üst olsun. Bizim bir şeyleri bir arada tutmak için kendimizi feda ettiğimizi anlasın hayatımızdaki insanlar. Biz yapmayınca, onlar yapmak zorunda kalsın. 

Bırakalım bu kez - en azından bir kez - başkası bizi toplamaya, ayakta tutmaya çalışsın. Toplamazsa da dağınık kalsın her şey! 



Güneş varsa evdeki her şeyi bırakıp kitabımı kapıp sahile atıyorum kendimi ☀️🌊📖 






Çarşamba, Mayıs 13, 2026

Tarihe Not - Arya

Arya bugün ilk kez tamamen tek başına mercimek çorbası yaptı. Ben sadece oturup izledim. Toplam 10dk içinde her şeyi yapıp düdüklüyü ocağa koydu. Çorba şu an pişiyor.

1 ay sonra dolu dolu 13 olup 14'ten gün almaya başlayacak. Küçüklüğünden beri mutfakta bana yardım ediyor. Kendi başına yemeğini ısıtıp yer, bize kahvaltı hazırlar, tavada yumurta yapar, ben yemek yaparken sebzeleri soyar, doğrar. Haftasonu babasının doğum günü sofrası için tek başına salata yaptı, bugün de kendi en sevdiği çorba olan mercimek çorbasını. 


Arya'nın domates salatası :) 


Ben küçüklüğümde hep anneannemi izlerdim yemek yaparken. Yemek yapmaya 12 yaşında, annem kardeşime hamile kaldığında başladım. Makarna, menemen, kızartma, çorba derken bir baktım her şeyi yapar olmuşum. Arya'yı da hep 12 yaşına girince yemekleri sen yapacaksın diyerek büyüttüm :)) Öyle büyüyünce 12 yaşından önce başladı bir şeyler yapmaya ama hep ben yönlendiriyordum ve beraber yapıyorduk. 

İlk kez tek başına tavada yumurta yapıp bize sürpriz kahvaltı hazırladığında o kadar heyecanlı ve mutluydu ki biz de çok mutlu olduk ve keyifle yedik tabi ki :) Sonrasında yemek yaparken bana daha çok yardım etmeye başladı. Dün de "Yarın mercimek çorbası yapalım mı? Yani ben yapayım, sen bak" deyince zevkle olur tabi dedim :D 

Yumurta, makarna, salata ve mercimek çorbasından sonra neyle devam etsek acaba Arya'nın mutfak macerasına 🤔 

Tavsiyelere açığız 😄 


Cumartesi, Mayıs 09, 2026

Part-time Annelik

Handan şöyle bir cümle yazmış ve eminim çoğumuza da tercüman olmuş:

"Anne olmaktan yorulduğumu hissediyorum."

Ben bir süre önce bıraktım full time anne olmayı, part-time anneyim artık. 

"O da ne? Part-time Annelik olur mu hiç?" diyenleri duyar gibiyim. Ama gayet de oluyor valla! 

Kızım 13 yaşında ve artık her şeyini kendisi halledebiliyor. Birkaç kez hadi oyun oynayalım, hadi bisiklete binelim, hadi badminton oynayalım diyerek birlikte bir şeyler yapmaya çalıştım ama işe yaramadı. Ben de denemeyi bıraktım. Arya odasında, ben salonda, Evrim bilgisayar başında... Akşam yemeklerinde birlikteyiz sadece. Böyle devam ediyoruz hayata.

Sabahları kalkıp kendisi kahvaltı yapıyor. Ben okula giderken kapısını çalıp dişlerini fırçalamayı unutma, iyi dersler deyip ondan önce çıkıyorum evden. Öğle araları eve gelip yemeğini yiyip okula dönüyor. Okul çıkışı arkadaşları ile evin altındaki kafede ya da sitenin bahçesinde oturuyor. Eve gelince yine odasına kapanıyor. Akşam yemeği için mutfakta buluşup birbirimize günümüzün nasıl geçtiğini anlatıyoruz.

Ne "kitap oku" diyorum artık ne de "odandan çık biraz". Zararlı bir şeyler yapmadığı sürece ne yaparsa yapsın diye bakıyorum duruma. Kitap okumazsa okumasın, ne yapayım? Okul dışında sürekli kulaklık takıyor. Gözleri bozuk, kulakları da sağır olacak bu gidişle... Ben anlatıp üzerime düşeni yaptım. Engellemek için yırtınamayacağım.

Odasında ne yapıyor merak etmiyor muyum? Çok da değil aslında. Müzik dinliyor, video izliyor, resim çiziyor. Ne izliyor diyecek olursanız, saçma sapan youtube videoları ya da anime... Engellemeye çalışmıyorum sadece takip ediyorum youtube ve google üzerinden. Benim hesaplarımla bağlandığı için kendi telefonumdan görebiliyorum. Hoşuma gitmeyen paylaşımları silip o hesapların tekrar karşısına çıkmasını engelliyorum. Arada bir de odasını basıp telefonu alıp tüm itirazlarına rağmen fotoğraflarından mesajlarına kadar her şeyi kurcalıyorum. Kızarsa kızsın. 

Özel hayat zırvalarını hiç çekemeyeceğim. 18 yaş altı, henüz beyni tam gelişmemiş - bilimsel olarak öyle-, kendi parasını kazanıp kendi hayatını kurmamış bir ergenin özel hayatı da bir yere kadar! Tabi ki ne yaptığına ettiğine bakmak gerekiyor.

Bu gidişattan memnun muyum? Emin değilim. 

Odası dağınık. Olsun. Sürekli kulaklıkla müzik dinliyor. Dinlesin. Odasından çıkmıyor. Çıkmasın. Telefon bağımlısı oldu. Kim değil ki?

Bir yandan aslında böyle çok rahat diyorum kendime. Sürekli mükemmel anne olmak için didinip durup kendimi harap etmiş olmuyorum. Üstelik çoğu zaman da kimseye yaramıyor o kadar çabalamak. Her şey olacağına varıyor. Arya halihazırda sorumluluk sahibi, derslerinde başarılı bir çocuk. Yani zaten sürekli kontrol gerektirmiyor. Onaylamadığım yanları yok mu? Var ama ne yapsam değişmiyor ve sürekli sürtüşmek, tartışmak vs. çok yorucu. 

Halim yok. Tam da Handan'ın dediği gibi yorgunum.




"Ama ama annee tuşa ben basacaktım yaa" 😁 










Babasının klonu 😁

Cumartesi, Mayıs 02, 2026

Asiye

Her şeyiyle fazlaydı Asiye bu Dünya'ya...

Sesi fazlaydı; sözü fazlaydı; boyu fazlaydı; sevinçleri, hüzünleri, gülüşleri, göz yaşları, arzuları, hayalleri, hayal kırıklıkları... Her şeyi... 

Varlığı fazlaydı Asiye'nin.

Sevinince fazla seviniyor, üzülünce fazla üzüyordu*. Azı, ortası yoktu Asiye'nin. 

Ya hep ya hiçti.

'Aşk'ı da fazlaydı Asiye'nin. Asiye aşık olunca Dünya safi 'aşk' oldu; şaşırdı Dünya bu kadar fazla 'aşk'tan. Dönmekten başı dönmeyen Dünya'nın, 'aşk'tan başı döndü; Asiye dursun, Asiye azalsın istedi Dünya. Denedi Asiye. Aşk uğruna azalmayı denedi. Susmayı, küçülmeyi, Dünya'nın gözüne batmamayı denedi. Beceremedi. 

Asiye, Dünya'ya fazla geldi; azalmak Asiye'ye ölüm... 

Asiye kızmadı Dünya'ya. Kolay değildi Asiye'yi taşımak. Asiye'nin içinden taşanlarla dönüp durmak kolay değildi. Asiye olmak da kolay değildi. Neden fazla olduğunu anlamadan azalmaya çalışmak hiç kolay değildi. Aşk'tan kendi başı dönsün isterken, Dünya'nın başı dönmesin diye kendini tutmaya çalışmak zor oluyordu. Asiye zorladı kendini ama yine de fazla geldi Dünya'ya.

Pes etmedi Asiye. Aksine azalmaktan, küçülmekten vazgeçti. Tüm fazlalığı ile çıktı karşısına; meydan okudu Dünya'ya:

- Belki fazla olan ben değilim de sen küçüksün. Büyümelisin. Beni taşımak zorsa güçlenmelisin belki de. Olgunlaşmalı,  yörüngene daha sağlam yerleşmelisin belki. Durup bana - benim "fazla" oluşuma - takıldığın için başın dönüyor olmasın sakın? Belki de beni küçülmeye zorlamak yerine başının dönmesine alışmalı ya da hissetmemek için sen daha hızlı dönmelisin.

Dünya'nın dengesi iyice bozuldu, başı iyice döndü. Dünya duruyor muydu yoksa son hızla dönüyor muydu emin değildi artık. Asiye mi fazlaydı, kendi mi az? Fazla olan Asiye'nin varlığı mıydı yoksa Dünya mı koca bir hiçti? Neden taşıyamıyordu Asiye'yi ve aşkını? Bu sorunun cevabı için bir ömür harcamaya hazırdı Dünya. 

                                                    Özdemir Asaf


... 

*Yazım yanlışı yok. Fazla üzülüyordu değil tam olarak fazla "üzüyordu".

... 

Çoooook uzun zamandır kulağıma fısıldanmıyordu öyküler. Asiye'nin gelişi o kadar mutlu etti ki beni!.. 

... 


Gökten üç elma düşmüş, 

Üçü de Dünya'ya "fazla" gelenlere... 

❤️❤️❤️ 


Deli miyim neyim?

Evvelsi gece neredeyse hiç uyuyamadım. Sebebinden emin değilim. Sağım solum ağrıyordu, ağrıdan sinirim bozuldu derken uykum kaçtı...  Uykusu...