Cumartesi, Ağustos 22, 2026

Level atlıyorum sanırım :)))

Şu an kendime şaşırıyorum. Saat 9'da evden çıkmayı planlamıştım ama saat 09.36 ve hâlâ evdeyiz ve ben çıldırmadım. Sakin sakin oturuyorum.

Perşembe sabahı bileğimdeki dikiş alındı çok şükür. Suya girmek için bir gün daha beklemem gerekiyormuş. Bekledim tabi ki. Dün uzun süre sonra yeniden denize girebildim. Bugün için de dere planı yaptık. Güya en geç 9'da çıkacaktık evden ama her zamanki gibi Evrim plana uymadı. Ben 8'de kalkıp hazırlandım ama o hâlâ hazır değil.

Normal koşullarda şu an sinirden delirmiş halde sayıp sövüyor olurdum ama öyle yapmıyorum. Sanırım level atladım :))) Kızsam ne olacak, söylensem ne olacak?.. 

20 yıldır durum hep aynı, değişen bir şey yok. Biz asla planladığımız saatte çıkamıyoruz evden. Bugün tam sinirlenip söylenmeye başlayacağım anda durdum ve vazgeçtim. Akışa bırakıyorum. 

Erken çıkmak isteme sebebim gideceğimiz derede oturma alanının sınırlı olması ve geç kalırsak oturacak yer bulamayacak olmamız. Şu an sinirlensem de mevsut durum değişmeyecek. Gittiğimizde yer bulamazsak bulamamış olacağız. Yani şu an ne kadar sinirlenip söylensem boşuna... Kendi kendime sinir olduğumla kalacağım çünkü Evrim'in zerre umurunda olmayacak.

Neyse... Bakalım umarım şansımız yaver gider ve yer buluruz. Bulamazsak başka bir yere gideriz. 

Kısmet...



Fotolar dünden :) 


Deniz 🏖️ = Mutluluk 🤗 



Update: Evden 10'da çıkabildik, arabada benzin de yokmuş. Arabayı en son kim kullandı bilin bakalım. Şaşırtıcı ama hâlâ son derece sakinim. 



🧿 🤞 Yer bulduk 🤞 🧿 

🤗 




Çarşamba, Ağustos 12, 2026

Baygınlık hissi...

Sabah:

Uyandığımdan beri bayılacak gibi hissediyorum. Vücudumda hiç güç, enerji yok gibi şu anda. Hâlbuki az önce çok sıkı bir kahvaltı yaptım: 2 yumurta, yüksek proteinli ricotta peyniri, salatalık, taze reyhan, közlenmiş köy biberi ve 2 dilim kızarmış karabuğday ekmeği (birini ricotta ile diğerini kendi hazırladığım fıstık ezmesi - tahin - bal - kakao karışımı ile). Yani şu an enerji bombası olmam gerek ama nefes bile zor alıyorum.

Kendimi salondaki koltuğa zor attım, yattığım yerden telefondan yazıyorum. Regl dönemim yaklaştığı için böyle olmuş olabilirim. Vücut sağlıklı beslenmeye ve düzenli spora çok alışkın değil o yüzden de böyle olabilir. Umarım kısa sürede geçer de normale dönerim.

El bileğimdeki dikişin biri açılmış bahçe temizliği yaptığımız gün. Dikişin tutması ve iyileşme için 2 gün hiçbir şey yapmamam gerekiyor. Bu durum günlük spor planımı da bozdu maalesef. 

Yemek sonrası yürüyüş yapıyorum ama yeterli değil. Dün akşam elimi kullanmadan olduğum yerde squat, diz çekme, sandalyeye oturup kalkma gibi hareketler yaptım. Her biri 3 x 45sn şeklinde 4 hareketlik bir set yaptım. Hiç hareket etmemekten iyidir.

Yarın tekrar bakılacak dikişlere. Umarım geçer de düzenime geri dönebilirim. 


Akşamüstü:

Tüm gün koltukta yattım. Az önce kalkıp fasulye diblesi koydum ocağa, koltuğa geri döndüm. İçim hâlâ bayılıyor. Akşam yemeğinden sonra yürüyüşe çıkmak istiyorum. Umarım enerjim olur. 

Akşam:

Şu an sahildeyiz. Yürüyüş yapamadım. Sahilde oturup kahve içiyorum. Kalkınca yürücez inşallah. 


Hopa'da günbatımı... 













Pazartesi, Ağustos 10, 2026

Sitede yaşam ve bahçe temizliği

1,5 yıldır, birbirine bağlı 5 apartmandan oluşan bir sitede yaşıyoruz. Sitenin ortasında bir bahçe var. Çocuklar bahçede oturuyor l, top oynuyor, bisiklet/scooter sürüyor. Buraya kadar her şey iyi, hoş ama maalesef her yer çöp, tüm duvarlar karalama ve leke içinde. 

Çocuklara yediklerinizin çöplerini yerlere atmayın diyoruz ama cevap hep aynı: "Ben yemedim. Ben atmadım." Site görevlisi bir haftalık tatile çıkınca sorun iyice büyüdü. 

Sitenin kadınlar WhatsApp grubunda, bugün saat 5'te çocuklarla bahçede olup tüm bahçeyi temizleyelim, böylece çocuklar hatalarını anlar, bir daha çöp atmazlar dedim. Tabi ki herkes gelmedi. Sadece 5 anne ve bir avuç çocuk vardı.

Önce bisikletlerin kilitli olduğu demirleri boşalttık, demiri kaldırıp altını temizledik. Hurda bisikletleri kenarı ayırıp düzgün olanları kilit demirine geri dizdik. Tüm bahçedeki çöpleri topladık. Oyun parkının yanında beton bir masa var, tam ortası delik. Masanın içini ağzına dek çöple tıka basa doldurmuşlar. Temizledim ama iğrençti. 



Buranın önceki hâli çöplük/hurdalık gibiydi. 
Bu haliyle epey iyi oldu. 


Burdakilerden 1-2 tanesinin sahibi çıktı, diğerlerini çöpün yanına bıraktık.


Masanın içine çöp tıksırmak nedir hiç anlayamadım! 


Bazılarının çocuğu sütten çıkma ak kaşık,  benimki yapmaz, benimki atmaz, benimki öyle şeyler bilmez... Benimki değil, seninki değil. Eee kimin çocuğu yapıyor acaba? Sorun ailelerden kaynaklanıyor maalesef. Çünkü eğitim ailede başlar. Herkes çocuğuna öğretecek, takip edecek, uyaracak. Benimki yapmaz demekle olmuyor. 

Asıl etrafa çöp atan çocuklar bugün bahçeye inmedi büyük ihtimalle. Çünkü aileleri duyarsız. Çocuğunu aşağıya indiren aile zaten duyarlıdır, çocuğunu uyarır, takip eder. İndirmeyen de işte o "benim çocuğum yapmaz"cılar... 

Neyse... Bahçe şu an tertemiz oldu ama ne kadar böyle kalır bilemiyorum. 

Keşke sihirli bir değnek olsa da farkındalık kazandirabilsek insanlara... 






Pazar, Ağustos 09, 2026

Külkedisi Arya...

Arya'nın ufaklığından beri her pazar mısır patlatırız. Arya yine mısır patlatmak isteyince artık kendin yapabilirsin0, kaç kez öğrettim diyerek işi Arya'ya bıraktım. Sonuç dibi tutmuş kocaman bir tencere :(

Tencereyi kurtarabilecek miyiz bilmiyorum ama Arya paçasını bu işten zor kurtaracak. Kazadır olur diye düşüneceksiniz ama kaza değil sorumsuzluk. 

Arya'ya, başında bekle, patlamaya başlayınca tencereyi salla demistim ama Arya başında bekleyip tencereyi sallamamış. Koku ve duman gelene dek durumu anlamamış bile. O dakkadan sonra da iş işten geçmiş zaten. Ilk müdahaleyi Evrim yaptı: tencereye bulaşık tableti ve sıcak su koyup kenara aldı.

Arya'yla defalarca kez mısır patlattık, adım adım anlatıp öğrettim her defasında. Arya 13 yaşında, ben 12 yaşımdayken annem hamile kalınca evin tüm yükü üstüme kalmıştı. Bir anda yemek, temizlik, bulaşık çamaşır...Üstelik öyle bulaşık makinesi, tam otomatik çamaşır makinesi falan yoktu evimizde. Her şeyi ben yapıyordum. 13 olduğumda ise hem okuyor, hem de annem hastanede yattığı için okuldan sonra gece üç buçuklara kadar kardeşime bakıyordum.

Arya, benim gibi olsun, olmalı demiyorum ama bir mısırı da tencereyi yakmadan patlatabilmeli. Yapamıyor oluşu benim suçum belki de. Bu yüzden artık bir şeylerin değişmesi gerekiyor. 

Bugün tüm işleri Arya'ya yaptırdım. Her işte yanında durdum ve tek tek yönerge verdim. Önce Dolaptaki et ve kıymayı porsiyonlayıp buzluğa kaldırdı. Tavukları soslayıp marine olmaları için dolaba koydu. Semizotlarını bir tur yıkayıp suya yatırdı. Sonra çamaşırları renklerine göre ayırıp makineye attı, koltuklara örtülerini serdi.

Az önce semizotlarını kurutup salata yaptı. Salata için şeftali ve soğan doğradı, limon sıkıp sos hazırladı. Salata işi bitince ısınması için fırını çalıştırıp makinedeki çamaşırları çıkarmaya geçti. Yıkanmış çamaşırları kurutmaya atıp kirlileri makineye yerleştirdi. Uygun deterjan ve uygun programı bulup çalıştırdı. Mutfağa dönüp sosta bekleyen tavukları fırına sürdü. 

Fırındaki tavukların bir tarafı bitene dek külkedisinin Arya'nın 25dk molası var sonra tavukları çevirip üstü kızarana dek pişirmeye devam edecek. Tüm bunları yaparken sinirden çatlamak üzere ama gıkını çıkarmıyor çünkü hatalı olduğunun farkında.

Ben yukarıdakileri yazarken 25dk bitti, fırının alarmı çaldı. Arya'yı odasından çağırdım, tavukları çevirip tekrar fırına sürdü. Alarmı tekrar kurup gitti. Bugün yemek komple Arya'nın elinden olacak. 

Arya hâlihazırda salata, mercimek çorbası, makarna ve sahanda yumurta yapabiliyor. Ama daha fazlasını da yapabilecek yaşta ve kapasitede. Doğru düzgün soyacak bile kullanamayan bir nesil yetişmesine seyirci kalmak istemiyorum. 13 yaş artık çocuk değil, genç bir birey olmanın ilk yılı. Nasıl öğrenirlerse öyle devam edecekler.

Tabi ki her gün her şeyi Arya yapacak değil dediğim şey. Derdim, ne yapılacağını, nasıl yapılacağını bilsin ve ihtiyaç halinde zorlanmadan yapabilsin. Bugün bir kez daha gördüm ki biri yanında durup tek tek söyleyince yapıyor ama amacım kendi başına yapabilir hâle gelmesi.


Patlıcan salatası hariç her şey Arya elinden :) 
🧿🧿🧿 


Adım adım ilerlemekte fayda var. Bugünlük ilk adımı başarıyla tamamladık. Devamı gelecek :) 

Yaz yağmuru ve cold brew coffee...

Şu an hava nasıl serin, nasıl güzel 🤗🤗🤗

Hopa yazın aşırı nemli ve bunaltıcı olabiliyor. O yüzden böyle şakır şakır yağmur yağınca seviniyorum. Nem gidiyor, hava serinliyor, oh mis :)

Sabah kalkıp tartıldım. 2-10 Ağustos arası toplam 2.4 kg vermeyi başardım. Önümüzdeki haftalarda ortalama 1,5 - 2 kg verirsem, hedefimi aşabilirim bile. İlk hedefim olan 64 kg için vermem gereken kalan kilo miktarı 2.9 kg. Eğer geri kalan 3 hafta da toplam 3,5 - 4 kg verirsem süper olacak :)

Kendimi zihnimde askılı mor midi kalem etek kesimli elbisem ile hayal ediyorum 💭 Sağdan soldan taşan simitler ve göbek olmadan 😄 Bu hayal beni motive edip devam etmemi kolaylaştırıyor. 

Bir haftadır 2 adet haşlanmış yumurta ile kahvaltı yaptığım içi bugün bir değişiklik yapmak istedim. 2 dilim karabuğday ekmeği kızarttım, birine yüksek proteinli ricotta diğerine kendi hazırladığım tahin-kakao-fistık ezmesi-bal-pekmez karışımını sürdüm. Yanında da sütlü cold brew kahve içtim, içine biraz da bal ekledim. Keyifli bir pazar kahvaltısı oldu :) 

Yazın cold brew (oğuk demleme) kahve, soğuk bir şeyler içme isteğimi karşılamak için çok iyi oluyor. Yağsız sütle karıştırıp gönül rahatlığı ile içiyorum. Ben 1lt soğuk suya 4 tepeleme (5 silme kaşık da olur) tatlı kaşığı filtre kahve atıp dolapta 12 saat bekletip süzüyorum. Daha yoğun tat sevenler süzmeden önce 24 saat de bekletebilir.

Kahvaltıda değişiklik yaptığım gibi akşam yemeklerimi de çeşitlendiriyorum. Ilk günler salata ve ızgara hindi/tavuk yemiştim. Son iki günde köfte ve somon tükettim. Köftenin yanına salma usül basmati pilav, yoğurt ve patlıcan salatası eklemiştim, somonun yanında enginar kalbi salatası ve elmalı yeşil salata yedim. Yemekten yarım saat sonra ufak bir parça helva ve çayla keyif bile yaptım :D


Pilavı ve yoğurdu bitiremedim. Midem küçülmüş :) 


Gün içinde 1-2 ceviz, kiraz, üzüm gibi ufak atıştırmalar yapıyorum. Canım bir şey çekince ufak miktarda tadıyorum ve aman diyeti bozdum diye hiç suçluluk hissetmiyorum :) Bu şekilde sürdürülebilir, kalıcı bir beslenme düzeni oluşturmaya başladım bence.

Doğum günümde yediğim tatlılardan sonra dün akşam yediğim ufak bir parça helvaya kadar başka hiç yapay şeker tüketmedim. İhtiyaç da duymadım. Tabi ki yediğim meyvelerde şeker var ama ona takılmıyorum. Tamamen şekersiz beslenmemi gerektirecek bir rahatsızlık olmadıkça porsiyonluk yenilen meyveden gelen şekerin zararı olmayacağını düşünüyorum.


Arya'nın hazırladığı meyve tabağını birlikte yedik :) 

... 


Bu arada uzun zamandır hevesle beklediğim ilk beyazım çıktı :) 
40 yaşta gelen wisdom hair :))) 


Her gün Grow with Jo videolarından birini seçip yapıyorum. Videoların benim için en iyi yani ayakta yapılan hareketlerden oluşması. Ilk 3-4 gün beginner videosunu yaptım sonra 20dk'lik HIIT videolarına geçtim. Dün akşam yaptığım videoyu buraya bırakıyorum :) 



İnsan 20dk.da ayakta böyle terleyemez 🫠 




Cuma, Ağustos 07, 2026

İnanç tazelenmesi...

İnanç ama "nazar inancı"!



Cam kase elimde kırıldı ve bileğim kesildi. 


Evrim de telaştan parmağını kesti. 
Ona pansuman yapıldı, bana dikiş atıldı. 

... 

İyiyiz. 




Perşembe, Ağustos 06, 2026

İyi gidiyorum :)

Dün:

5 gündür her akşam 9 civarı 30-35dk Grow with Jo videoları eşliğinde spor yapıyorum. 4 gündür de planlı besleniyorum. Sabahları 2 yumurta, 1 salatalık, 3-4 kiraz domates ve bazen közlenmiş biber yiyorum. Ara öğün olarak yağsız sütlü buzlu kahve, ceviz ve bir avuç meyve; akşam ise salata ve ızgara tavuk/hindi yiyorum.

Bu beş günün ikisinde yüzdüm, her gün akşam yemekten sonra yürüdüm ve her gece sporumu yaptım. Hiç kaçamak yapmadım. 4 gündür hiç rafine şeker ve un tüketmedim, tuzu da sadece az miktarda salatada kullandım. Bol bol su içtim, her gün 1 maden suyu içmeye çalıştım. 

Kendimle hafiften gurur duyuyorum :))

İstikrarlı bir şekilde devam edersem 1 Eylül'de hedefime ulaşmış olacağım :)


Bugün:

Sabah kalkıp tartıldım, toplamda 2.1kg vermişim. Yağ oranım %1 düşmüş :), kas-kemik kütlem %0.8 artmış. Daha gidilecek çok yol var ama tünelin ucundan ışık görünüyor :D

Güne bu kez kahveli soğuk süt ile başladım, yağsız, ekstra proteinli süt. Sonra yine klasik yumurtalı kahvaltımı yaptım ve kıyı köşe ev temizliğine giriştim. Halıları süpürüp kaldırdım. Koltuk altları, yatak altları, dolap rafları, kapı çerçevelerinin üstleri, komidinler... 

Temizliğe ara verdiğimde 2 büyük dilim karpuz ve 3-4 parça peynir yedim. Devam etmek için enerjiye ve serin bir şeylere ihtiyacım vardı. Çok iyi geldi :) 


😍 Benim için yazın en favori ikilisi 😍
... 


Temizliğe yukarıdan aşağı toz alarak başladım, sonra odanın dibinden çıkışa doğru geri geri gelerek süpürdüm, en son vileda yapıp çıktım odadan. Tüm evi bu şekilde oda oda temizledim. Az su doldurup her odada suyu değiştirdim. Tam odalar bitmişti ki Evrim geldi. Onun kısmetinde de balkon temizliği varmış :)) Geriye mutfak, koridor ve banyolar kaldı.

Şu anda ebeveyn banyosundaki duşakabinin son işleri yapılıyor ardından misafir (ne saçma isim - genel banyo mu desem acaba?) banyosunun klozeti değişecek ve işler bitecek umarım. Aslında genel banyodaki duşakabini de değiştirmek istiyoruz ama ikisi aynı anda yapılırsa evde en az 3 gün duş alınamayacağı için birini daha sonra yaptıralım dedik. Taksitleri ödedikten sonra yaptırırız artık :)) 

Yeni duşu kullanmayı hevesle bekliyorum. Önceki dar ve rahatsızdı. Camları raydan çıkıp elimde kalmaya başlamıştı. Her defasında kan ter içinde takmaya çalışıyorduk. Artık rahat rahat duş alabileceğiz :)

Bu kadar mola yeter, işler beni bekler :)))




Salı, Ağustos 04, 2026

Migren atağı...

Sabah gözümü migren atağı ile açtım. Sol şakaktan sinsi sinsi ilerleyip gözüme, çeneme, enseme kadar yayıldı. Hemen su içtim, ilaç içtim. İlaçtan ve kahvaltıdan sonra ağrı hiç hafiflemeyince, sıvı ve elektrolit kaybından olduğunu düşünerek 2 lt su ve maden suyu içtim ama nafile... Giderek şiddetlenip beni yere serdi. 



Ensemde buz kalıbı ile sessiz odada yattım bu saate kadar. Gözümü yeni açabildim. Şu an koca bir tabak hindili ve sebzeli makarnalı salata yiyorum. 

Bu arada evde işler yavaş yavaş ilerliyor. Boya işleri bitti. Evrim, salondan balkona açılan kapıya pliseli sineklik taktı. Dün ebeveyn banyosundaki tekneli duş kabini sökülüp çıkarıldı. Bugün yeni kabinin kaymaz zemini döşendi. Derz çekilecek, yeni duş ünitesi ve camlar takılınca bitecek. Aynı gün misafir banyosunun klozeti de değişecek. Geriye bir tek balkonun camları kalıyor ki zaten onlar da sipariş edildi, gelmesini bekliyoruz. 

Bu yaz ailemizin taşınması, kardeşimin evinin tamir-tadilatı ve kendi evimizin ufak tefek işleri ile geçiyor ve çok da iyi oldu. İşler halledildikce ferahliyor(um) insan :)

... 

Yazıya ara verip Arya'nın odasına gittim. Odasını toplama görevi vermiştim, toplamış ama tam değil. Birkaç son dokunuşla hallettik. Bir poşet çöp çıktı tabi ki her zaman olduğu gibi. 

Yeni ders ve test kitaplarına yer açmak için çalışma masasındaki kitapları bizim kitaplığa taşıdık. Bana kalsa daha atılacak çok şey var ama özel alana ve ıvır zıvır saygı çerçevesinde sesimi çıkarmadım bu seferlik :)) 

"Temizlik bitti artık rahat rahat ders çalışabilirsin" dedim ve tabi ki anında isyan başladı. Yorulmuş, bunalmış hiç dinlenme fırsatı vermemişim... Aman iyi istediğin gibi takıl diyerek çıktım odasından. Halihazırda kendi migrenim yetiyor bi de onun bıkbıkını çekemem şu an. 

... 

Kalkıp kabak rendelicem. Çiğ kabakları rendeleyip sarımsaklı yoğurt, dereotu ve cevizle karıştırınca çok güzel oluyor. Serin serin, ferahlatıcı... Rende için Torima'nın elektrikli rende makinesi vazgeçilmezim oldu :) 


Link koymak için İnternete baktım ama tükenmiş hiçbir sitede yok. Torima markası şu aralar uygun fiyatı ve sağlamlığı ile yükselen yıldız. Şok, Migros gibi zincir marketlerde görüyorum çeşitli ürünlerini. Elektrikli otomatik rendesini görürseniz kaçırmayın derim :)

#Reklam değil sadece tavsiye :)


Pazartesi, Ağustos 03, 2026

Hedef takip...

Hedefe giden yolda 3. güne yüzerek başladım. 50 git - 50 gel, 100 kulaç 🏊🏼‍♀️ Üstüne  haşlanmış iki yumurta, domates-salatalik, bir dilim hindi füme ile kahvaltı.

Başlarken tartılmıştım: 69.3kg, %28.7 yağ, %52 kemik yoğunluğu. Bugün yine tartıldım: 68.7kg, %28.4 yağ, %52.2 kemik yoğ.

İlk 1-3 günde görülen hızlı değişimin önemli bir kısmı su ve glikojen kaybından kaynaklanıyor tabi. Bu da normal. Asıl takip edilecek şey, önümüzdeki 3-4 haftadaki değişim. İstikrarlı devam edersem hedefe varacağım.

Dün alışverişe çıkıp hazırlık yaptım. Hindi ve tavuk göğsü alıp fırında pişirdim ve 150gr civarı olacak şekilde 8 porsiyon hazırladım. Yanına salata da ekleyince 4 günlük öğle ve akşam öğünlerim hazır. Ara öğünlerde yağsız yüksek proteinli sütle hazırladığım buzlu kahve ve ceviz tüketiyorum. 

Dün akşam ailecek sinemaya gitmeye karar verince spor planım suya düşer gibi oldu ama bahane edip kaytarmadım. Yemek sonrası 25dk yürüdüm, sinema dönüşü de önceki yazıda bahsettiğim 35dk.lık videoyu yaptım. 

Sinemada sağımda solumda çatır çutur patlamış mısır yiyen kızıma ve kocama rağmen tek mısır yemeden filmi tamamladım :) Canım da çekmedi aslında çünkü zorla değil isteyerek yediklerime dikkat ediyorum. Hedeften şaşmak istemiyorum. 

Şimdilik iyi gidiyorum ve böyle devam etmeye hevesliyim :) Bakalım :) 



Yıllar geçiyor... 


Bugün de böyle 🏖️ 




Cumartesi, Ağustos 01, 2026

Hoş geldin #40yaş

Bugün itibariyle tam 40 oldum!

Ben zaten son 2 yıldır "Düz hesap 40 oluyorum" diyordum yaş mevzusu açılınca o yüzden yabancılık çekeceğimi sanmıyorum :))

Doğum günüm için sürpriz, hediye, parti falan istemediğimi söylemiştim eşime. Dün tekrar sorup emin misin deyince evet dedim. Hatta bugün evde boya işi vardı, akşama kadar devam etti. Yani özel bir şey yapmadık. 

Akşam canım hamburger isteyince dışarı çıkıp hamburger yedik sonra sandalyelerimizi alıp sahilde annemlerle buluştuk. İlla ki pasta alalım denilince pasta değil de ekler ve mini tartolet alalım dedim. Babam da termosa kahve yapmış, sahilde kutladık doğum günümü :))





Ortaya karışık :)) 

... 


Sahilden gelince hiç vakit kaybetmeden üstümü değiştirdim ve Grow with Jo'nun yeni başlayanlar için olan bir videosunu açıp yeni yaş hedefim için ilk adımı attım. 



35dk hiç durmadan hareket ediyor Jo 😮‍💨
Bittiğinde ben de bitmiştim 🫠 ama iyi geldi 😄 


Uzun süredir spora başlamam lazım diye dolanıyordum ama sürekli de yarın başlarım diye erteliyordum. Bu sabah Volkan'la konuşurken onun da uzun süredir ertelediği bir şey olduğunu öğrenince "Anlaşma yapalım, ikimiz de bugün başlayalım" dedim. O halletmesi gereken işi halledip foto atınca benim de spora bugün başlamam kaçınılmaz oldu. 

Volkan sayesinde harekete geçtim, Evrim sayesinde devam etmeyi planlıyorum. Evrim'e, "Ne olursa olsun 1 Eylül'e kadar her gün spor yapmam için beni itekle, zorla" dedim. Haftada max. bir gün dinlenme olabilir. 

Daha önce (2015'te) Evrim'le 100 günlük bir iddiaya girmiştim. Haftada bir boş ile 100 gün spor yapmam gerekiyordu. İki gün boş yapacak olsam Evrim "Hah ben kazandım" dediği için gece 11'de bile olsa kalkıp yapıyordum günlük sporumu :))) Bu kez iddia yok ama kendime koyduğum bir hedef var.

Şu an 70 kiloyum. 1 Ağustos - 1 Eylül arası düzenli spor ve sağlıklı beslenme ile 64kg'ya düşmek istiyorum.

Yeni yaş, yeni bir meydan okuma :)

Bakalım umarım hedefime ulaşırım :)





Çarşamba, Temmuz 29, 2026

Ben yaptım, siz yapmayın!

Önceki yazılarında tost makinesinin kırmızı boyasından kurtulmak için boya sökücü sıktığımdan bahsetmiştim. Sıkmaz olaydım :(

3 gündür gidiyorum geliyorum, mutfak tezgahında gazete üzerinde duran tost makinesiyle uğraşıyorum. Aldığım ikinci sprey unut vaadetse de sonuç hüsran oldu.

Parça parça boyayı soydum ama makinenin altıda birlik kısmındaki boya asla çıkmadı. Ovaladım olmadı, asitonla denedim olmadı. Bana mısın demedi. Ben de sinirlendim ve bastım çok amaçlı siyah sprey boyayı. 





Alt tarafın boyasını çıkarmayı denemedim bile. 
Direk siyaha boyadım. 




Boya sorunsuzca çıksa metal yüzeyi ile bırakmayı planlamıştım ama Hayat, biz planlar yaparken başımıza gelenlerden ibaret olduğu için plan yarı yolda mecburen değişti. 

Kısacası ben denedim, siz denemeyin. Boya sökmek pek eğlenceli bir iş değilmiş. Bilseydim en baştan siyaha boyar 2 dakikada hallederdim işi ama tecrübe oldu işte bana da. N'apalım, böyle olması gerekiyormuş :))
 



Tezgahın son hali :)


Salı, Temmuz 28, 2026

Decluttering - Devam

Bu kez Evrim'in gardırobuna daldım :))

Dolabın bir bölmesinde hepimizin deniz eşyaları duruyor, bir bölmesinde de benim kışlık pijamalarım var, gerisi tamamen Evrim'e ait. 

Dolabı yaz başı düzenlemiştim ama deniz eşyalarımızın olduğu bölüm epey dağıldı tabi. Önce o bölmeyi düzenledim. Artık pek giymediğim bir mayo ve hiç giymediğim bir bikini altını ayırdım, geri kalanları kutuya ve plaj çantasına yerleştirdim. Ortak bölmeyi düzenleyince ara verdim. 

Epeydir Evrim'in gömleklerini gözüme kestiriyordum. Sırası gelmişken yıllardır hiç giyilmemiş gömlekleri ve yakası eskimişleri ayıkladım. Dolap da ben de çok ferahladık :)))

Tam "evde dalabileceğim başka bir dolap kalmadı sanırım" derken tv.nin altındaki dolap geldi aklıma :)) Orayı da baştan düzenledim. 



Kutu oyun sevgimiz anlaşılıyordur sanırım 😄 



Radyoyu annemlerden aldık. 
Şu şarj kablolarina da bir çare bulmak lazım 🤔 

... 

Dün tost makinesinin boyasını sökmeyi denemiştik ama sprey pek işe yaramadı. Bugün boyacıdan daha güçlü bir sprey aldık. İşe yarıyor :) 

Duşakabin için anlaşmayı yaptık,  kaydırmaz zemin ve klozet seçtik. Haftaya yapılıp bitmiş olacak muhtemelen. 

Evde yapılan ufak tefek değişiklikler, derleme-toplama işleri, yeni aksesuarlar... iyi geliyor bana :) Hem oyalanıyorum hem de ev şekillenip tamamlanıyor gibi hissediyorum :) 

Evin işi de eksiği de hiç bitmez biliyorum ama işte sanki bitiyor gibi :) 

Şimdilik böyle 😃🙋🏻‍♀️ 





Pazartesi, Temmuz 27, 2026

Decluttering - Dağınıklıktan Kurtulmak

Ebeveyn banyosundan bir dolap çıkarmakla başlayan atma/düzenleme serüvenime gün gün devam ediyorum :D Dün depoyu düzenlemiştim, bugün dolap içlerine sardım :p


Önce kahvaltı 😃 



Balkonda kahvaltı sonrası düzenlemeye mutfaktan başladım. Lavabo altındaki dolabı düzenledim. Tezgah üstünde duran eski çöp kutusunu yeni aldığım kapaklı modelle değiştirdim. Sonra misafir banyosuna geçtim. Adı güya misafir banyosu ama aslında Arya ile ben ortaklaşa kullanıyoruz :) 

Lavabo yanındaki büyük dolabın içinde ne varsa bir sepete döktüm. Gereksiz olan her şeyi ayıklayıp attım. Kalanları gruplandırıp tekrar yerleştirdim. Ardından lavabo altındaki dolabı düzenledim. 


Her şey kolay ulaşılabilir ve düzenli olunca gelen o huzur hissi 😄 



İşler bitince banyo dolabının derinliklerinde bulduğum pilli topuk törpüsü ile kendime ve eşime küçük bir pedikür seansı yaptım :)) Üstüne de ayak bakım kremi sürdüm. Şu an ayaklarımız yumuşacık :)

... 


Az önce bir işe giriştim ama sonu hayır olur inşallah. Kırmızı renk tost makinemizin boyasını sökmek için boya sökücü sprey sıktım. Spreyin üstünde 10-15dk bekleyin diyor. Ne olacağını merakla bekliyorum şu an. 



Öncesi böyle...


Mutfakta her şey beyaz, gri ve ankastre. Bu kırmızı tost makinesi hep gözüme batıyordu. Boyasını sökmek çoktandır aklımdaydı. Bugün Evrim'e bahsedip deneyelim bir dedikten sonra markette karşıma boya sökücü sprey çıkınca bunu bir işaret kabul edip (?!) aldım hemen spreyi :)) Umarım sonuç iyi olur. 


Sonrası böyle... 



Tırnaktan oje soyar gibi parça parça soymak gerekiyor. Bir daha sıktım spreyden biraz daha bekleyeceğim 🙄 

Bir dahaki yazıda paylaşırım son durumu :)



Pazar, Temmuz 26, 2026

Depo

Bugün de depoya giriştim. Yine, yeniden, bir kez daha... Bilmem kaçıncı kez... Bu kadar çabuk dağılan başka bir alan yok evde. Pardon, Arya'nın odasını bir anlık unutmuşum 😒 

At at bitmiyor anacım :( Her şeyi toplayıp atmak istiyorum ama koca kişisi "O lazım, bu lazım, şu lazım olabilir" diye diye attırmıyor bazı şeyleri. Yine de bir büyük poşet çöp, eski bir kamp sandalyesi ve başka bir kamp sandalyesinin önceden kenara ayırdığımız kumaş kısmını çıkardım depodan. Sandalyeyi ve sandalye kumaşını çöpün yanına bırakacagim alan olabilir belki diye.

Aslında internette görüyorum; böyle eski eşyaları alıp kesip biçim birleştirip süper şeyler yapıyorlar ama gücüm yok uğraşacak. Biri yapsın ben izleyeyim istiyorum 🙄



Şu kutuları/koliler de atılsa çok ferahlayacak ortam ama maalesef elektronik eşyaların garantisinin geçerli olması için servise kendi kutularında gönderilmesi gerekiyor :(
... 

Evrim, şu an depo olarak kullandığımız bu tuvaleti değiştirip çamaşır odası yapmayı planlıyor. Ben de ayni şeyi istiyorum ama basit şeklide kendi kendimize halledelim istiyorum. Evrim işi büyütüp komple tadilat gerektiren bir planda ısrarcı. Bakalım...

Evrim'le evde yapılacak işleri sıraladık:

1- Balkon camları değişimi - Ölçü alındı, sipariş verildi. 

2 - Yatak odası - su hasarlı duvar sıva-boya - Bitti :) 

3- Balkon, banyo ve yatak odası tavana rötuş - Bitti :) 

4- Misafir banyosu klozet değişimi - Bitti :) 

5- Ebeveyn banyosu duşakabin değişimi - Bitti :) 

6- Depo - çamaşır odası dönüşümü - (Acelesi olmayan bir plan :) 

7- Balkon köşesi kamufle - süs bitkisi - Boya ile halloldu yani gerek kalmadı :) 


Banyo işleri için ustanın gelip ölçü almasını bekliyoruz. Ustanın keyfine tabiyiz maalesef. Boya için Armut'a iş ilanı açtım, teklif bekliyoruz. Diğerleri de yavaş yavaş hallolur diyoruz.

Evle ilgili böyleacil olmayan, keyfe keder planlar iyi geliyor insana :)

Güncellemeleri yazarım işler bittikçe 🤗🙋🏻‍♀️ 





Cumartesi, Temmuz 25, 2026

Ne kadar az, o kadar iyi!

Ev eşyalarından bahsediyorum :D

Az önce ebeveyn banyosundaki dolabın içini boşaltıp temizledim. Dolabı annemlere veriyoruz :) 

Ebeveyn banyomuzda şu an tekneli duş var. Biz değiştirip hemzemin duş yaptırmak istiyoruz. Hazır değiştirirken duş alanını da genişleteceğiz. Dolayısıyla dolabın banyodan çıkması gerekiyor. Yatak odasında bir yerlere koyarız derken annemler kendi banyolarına dolap baktıklarını söyleyince hiç almayın, bizimkini verelim dedik. Böyle denk düşmeleri çok seviyorum :)

Dolabın içindekileri ne yaptığıma gelirsek; havluları ikiye böldüm. Bir kısmını kapaklı bir düzenleyiciye yerleştirip misafir banyosuna taşıdım; kalanını da yine muhafazalı bir şekilde yatak odamızdaki dolaba yerleştirdim. 

Dolaptaki temizlik malzemelerini depoya, ekstra banyo malzemelerimizi de lavabo üstündeki aynalı dolaba yerleştirdim. Dolap boşa çıkıp her şey yeni yerlerine yerleşince acayip rahatladım :) 

Evden bir şeyler eksiltince mutlu oluyorum :) Ne kadar az eşya, o kadar rahatlık :) 

Yazıyı konuyla çok alakasız fotoğraflar ile bitirmek istiyorum :) 



Ailece akşam keyfi :) 



"E"nnn sevdiğim 💕 



Kardeşimin Büdü'lü dövmesinden esinlenerek kendimi Büdü'nün ablası yaptım :) 


Yokluğumuzda coşan kaktüslerim 🌵🌵🌵 😄
Keşke öncesinin fotosu olsaydı da farkı gösterebilseydim 😅 

... 


Cuma, Temmuz 24, 2026

Listeler

Alışverişe, pikniğe, tatile giderken, yapılacak işler biriktiginde... mutkala liste yaparım :)

Sen seversin, sevmezsin; yaparsın, yapmazsın bilemem ama ben tam bir liste insanıyım :))

Bu gecenin - ya da sabahın mi desem artık 🤔 - listesi yazlık giysilerimdi. Dolabımdaki tüm yazlık gisilerimi listeledim ve listelerken tabi ki giymediklerimi de ayıkladım :)

45 adet üst (t-shirt + atlet body + crop - bluz), 30 adet alt (pantolon + şort + etek), 15 adet elbise, 5 takım (crop & etek/pantolon) ve 3 kimono ile toplam 98 parça yazlık giysim var şu anda. Sayı olarak bakınca çok gibi geliyor insana sanki. Ama hepsi gerçekten giydiğim şeyler. Bir kısmını opak çoraplar ve hırkalar ile kombinleyerek kışın da giyiyorum. Bazıları hediye, bazıları takastan aldığım şeyler... 

Bazılarını sezonda bir ya da iki kez giyebiliyorum; bazıları neredeyse üstümde parçalanacak diyebilirim :)) Favorilerimi ve deneyeceğim bazı kombinleri not aldım. Buraya da ekllyorum :) 


Deneyeceğim kombinlerden biri olan çiçekli kot şort ve beyaz şifon bluz yengemden. Onun çok sevdiği ama artık ona olmayan giysileri. Yıkayıp ütülemiş ve beğenirsem almam için hazırlamış. Beğendim aldım ama henüz giyme fırsatım olmadı. Yarın Bugün deneyebilirim :)

Gelelim listeyi neden gece gece yapıp bu saatte buraya yazdığıma. Çünkü uykum kaçtı. Sabah Fındıklı'ya Arılı deresine gittik ailecek. Piknik yaptık, yüzdük, sohbet, muhabbet... 4 gibi toparlanıp eve döndük. 





Anne-babamız :) 

... 


Dere üstüne balkonda karpuz suyu kokteyli 😍 


Eve gelince biraz dinlenip Evrim'le kokoreç yemeğe gittik. Sonrasında sahilde yürüdük ve eve dönüp film izledik. Filmden sonra uykum gelmediği için önceden aklımda olan listeyi yapayım bari dedim. Sonrası uykum firarda...

Şu an saat sabah 04.35 🫩 Bir şekilde uyumam lazım🫤 Kitap okuyayım en iyisi. 

Daha makul saatlerde görüşmek üzere 🙋🏻‍♀️ 




Salı, Temmuz 21, 2026

Rutin iyiymiş gerçekten!

Sonunda eve dönebildik!

Toplam 8 durak içeren ve 18 gün süren uzun bir tatil(?!) sonrası dün akşam 8'de evimize ulaştık. Tatilin otel kısmı bile yorucu gelebilir mi insana? Sanırım yaşlanmak böyle bir şey.

Tatil yerimize varana dek 3 farklı şehirde birer gece konakladık. Otel tatili çıkışında da yine 3 farklı şehirde kalarak döndük evimize. Uzun süreli konaklamalarımız şöyleydi: Marmaris'te 1 hafta (6-12 Tem.), Manisa'da 4 gün (12-16 Tem.) ve Eskişehir'de 3 gün (16-19 Tem).

Tatil fotolarımızı şöyle bırakayım :) 








Odalarımız girişte upgrade edildi ve özel havuzlu deluxe odalarda kaldık :) 
Tabi ki bu fırsatı bulmuşken gece de yüzdük :D


Evrim'in her defasında nereye bakıyorduk şaşkınlığı :)) 






Balkondan manzaramız 😍 



Şu karşıdaki minik ağacın gölgesindeki şezlongda kitap okumak çok keyifliydi :) 
... 

Tatilin yorucu kısımları yollarda geçen süre ve Manisa konaklamamızdı. Manisa'da Kağan'ın (kardeşim:) evini elimizden geldiğince iyileştirip güzelleştirmeye çalıştık. Epey de iyi iş çıkardık :) Gururlu ve mutluyum :))) 


Tatil boyunca ve özellikle de Kağan'ın doğum gününde birlikte olmak çok güzeldi :) 
... 


Eskişehir'de biraz dinlendik ki dönüş yolumuz için çok iyi oldu. Dayımız ve yengemiz sağ olsunlar bizi el üstünde tuttular. Dayım, Arya'yı çok istediği, Sazova Bilim Kültür Sanat parkına gotürüp tüm gün gezdirdi; Evrim çok istediği sinemasına gitti; ben de her yıl hevesle beklediğim tahinli dondurmaya kavuştum :))






Arya eve gelince anlata anlata bitiremedi :) 



Tahinli dondurma mutluluğum :)) 


Eskişehir çoooook güzel bir şehir. Deniz de olsa tadından yenmez :)) Son akşam Evrim'ler sinemadayken kendimi sokağa attım. Haller'e giderken çektiğim fotoları da buraya bırakayım :)








Sanat sokakta! 

... 

Eve varmadan son yemek molamız Akasya Altı Balık Restorant'ta verdik. Yemekler lezzetli, mekan şahane, garsonumuz çok efendi ve candandı. 


Yüzümüzden akan tatil yorgunluğu :))) 


Sanırsın Bodrum sokaklarındayım :D

... 


Eve vardığımız andaki mutluluğumuzu anlatamam :)) Hepimiz evimizi ve rutinimiz delice özlediğimizi fark ettik. Artık arabalı uzun yol seyahatleri yapamayacağımıza karar verdik. Hepimiz için fazlasıyla yorucu oluyor. Bundan sonra tatiller uçakla :) 

Yazıyı "Evim, evim; güzel evim!" diyerek bitireyim :)


Level atlıyorum sanırım :)))

Şu an kendime şaşırıyorum. Saat 9'da evden çıkmayı planlamıştım ama saat 09.36 ve hâlâ evdeyiz ve ben çıldırmadım. Sakin sakin oturuyoru...