Ama denemek lazım. İyi olmak için bir şeyleri değiştirmek gerekiyor. Değiştirmek için de her şeyi bırakmak gerekiyor bazen.
Bırakalım dağınık kalsın.
Ev dağılmış, yemek yokmuş, çamaşır birikmiş, çocuğun ödevi, projesi varmış... Olsun. Bugüne dek biz yaptık bugünden sonra da başkası yapsın. Korkmayın dünya yıkılmıyor.
Ev içinde yaşanamaz hâle gelince ya da giyecek giysisi, yiyecek yemeği olmayan ev ahalisi bir noktada iş başa düştü diyerek yapmak zorunda kalıyor. Ha yapmazsa da yapmasınlar kendileri bilir.
Ben artık canım istemedikçe ne yemek ne temizlik yapmıyorum ve kıyamet kopmuyor evde. Ben koltukta uyuklarken bazen Arya bazen Evrim makineyi alıp süpürüyor evi. Evrim her akşam eve gelirken arıyor, yemek yoksa ya dışarı çıkıyoruz ya da o eve sipariş veriyor. Bazen de baba-kız makarna pişiriyorlar.
Herkesin kirli çamaşırları için oda oda dolaşmıyorum. Çamaşır yıkıyorum, varsa giysiniz getirin diyorum. Getirmeyen kendi düşünsün. Kurutmadan çıkan çamaşırları da herkesin önüne, odasına bırakıyorum. İster yerleştirsin, ister öyle bıraksın. Banane! Ben kendi eşyalarımı katlayıp yerleştiriyorum.
Lavaboya bulaşık bırakılınca hemen mutfağa gelin diye bağırıyorum. Kim bıraktıysa makineye yerleştirsin hemen diyorum. Birkaç seferden sonra bırakmamaya başladılar zaten.
Hergün sabahın köründe kalkıp kahvaltı hazırlamıyorum. Arya bizden erken kalkıp kendi kahvaltısını yapıyor. İşe erken gittiğim günler 6.55'de uyanıp ocağa 3 yumurta koyup giyiniyorum. Yumurtalar pişince kendi kahvaltımı yapıp evden çıkıyorum. Evrim kalkınca kendi kahvaltısını yapıyor, tepsisini, tabağını, bardağını ortada bırakıp gidiyor. Hiiiç ellemiyorum, o gelince kaldırıyor.
O kadar çok boş vaktim kalıyor ki bu şekilde... Uyuyorum, kitap okuyorum, müzik dinliyorum, dizi izliyorum. Nefes aldığımı hissediyorum. Sürekli koşuşturmak ve bir şeyleri halletmek zorunda hissetmiyorum.
Her şey mükemmel mi, her şey olması gerektiği gibi mi? Hayır. Ama ben öyle oldurmaya çalışırken kendimden vazgeçip kaybolmak istemiyorum. Bıraktım mükemmel olmasın. Yediğimiz içtiğimiz her şey sağlıklı olsa da ölcez bir gün olmasa da ölcez. Ev çok temiz olsa da yine kirlenecek.
Kendi ihtiyaçlarımızı yok sayıp saçımızı süpürge edince kimse madalya takmıyor; yoruldum desek aman yapmasaydın sen de diyorlar hatta. E ben de yapmamayı tercih ediyorum.
Ben toplamazsam her şey dağılır, yıkılır, yok olur, alt üst olur diye düşünmeyi bırakmak lazım. Belki öyle olur gerçekten. Olsun o zaman. Dağılsın, yıkılsın, alt üst olsun. Bizim bir şeyleri bir arada tutmak için kendimizi feda ettiğimizi anlasın hayatımızdaki insanlar. Biz yapmayınca, onlar yapmak zorunda kalsın.
Bırakalım bu kez - en azından bir kez - başkası bizi toplamaya, ayakta tutmaya çalışsın. Toplamazsa da dağınık kalsın her şey!
Güneş varsa evdeki her şeyi bırakıp kitabımı kapıp sahile atıyorum kendimi ☀️🌊📖

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder