Meydan Okuma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Meydan Okuma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazar, Ekim 01, 2023

Eylül Meydan Okuması #29 - #30

29- Hayattan en son neyi öğrendin?

Hımmm... Zor yerden gelmiş soru. Böyle çat deyince yeni öğrendiğim bir şey gelmedi aklıma ama... Yeni olmasa da hayattan öğrendiğim önemli şeylerden birisi kötüyü dillendirip çağırmamak gerektiği, tam aksine hep en iyiyi söyleyip iyi olacağına inanmanın işe yaradığı. Olumsuz olmanın kimseye bir faydası yok, olumlu olmanın da ekstra bir yükü yok. Kısacası olumsuz düşünüp henüz kötü bir şey olmadan can sıkmak yerine pozitif düşünüp bir çeşit Polyanna olmak daha iyi. 

30- En son dinlediğin podcast nedir?

Tabi ki Radyo Momentos :) Biriktirip haftasonu kahvaltıda keyifle dinliyoruz ailecek :) 

En son şu postunu dinlemişiz :)




Çarşamba, Eylül 27, 2023

Eylül Meydan Okuması #26 - #27

26- Canın yansa bile doğruyu söylermisin?

Sadece kendi canım yanacaksa doğruyu söylerim ama doğruyu söylediğimde başkasının canı yanacaksa ve söylemek herhangi birşeyi değiştirmeyecekse bildiğim doğruyu kendime saklarım. 

"Konuşmadan önce düşün: Gereği var mı? Şefkat barındırıyor mu? Kimseyi incitebilir mi?" demiş Lao Tzu. Kesinlikle katılıyorum. Sırf vicdanımızı rahatlatmak, "Söyledim, benden günah gitti" demek için söylenmemeli bazı doğrular. 

Kısacası kendimiz için değil, karşımızdakinin iyiliği içinse mutlaka söylenmeli doğrular. Aksi takdirde susmak en iyisi. 


27- Uyuyamadığın zaman ne düşünürsün?

Offff... Virüs girmiş bilgisayar ekranı gibi bin tane pencere açılır zihnimde. Ne var ne yok gelir aklıma. Saçmalıklar denizinde yüzmeye başlarım. Pişmanlıklar gelir, kaçan fırsatlar gelir, özlemler gelir çöreklenir; ruhum sıkıştıkça sıkışır. Öyle zamanlarda 3 şeyden birini yaparım.

1 - Kalkıp enn sevdiğim; bakarken mutlu olduğum filmlerden/dizilerden birini izlerim.

2 - Enn sevdiğim kitaplardan birini açıp okurum sızana dek.

3- Enn sevdiğimin boynuna gömülür hüngür hüngür ağlarım. Uyayamıyorum, beni uyut derim; saçımı okşar, masal anlatır, uyutur beni sevdiğim.


"Kör Nokta" filmi enn sevdiklerimden biri :) 

Pazartesi, Eylül 25, 2023

Eylül Meydan Okuması #25

25- Seni yüksek sesle ne güldürür?

Komedi filmi sevmediğimi ve gişe rekoru kıran komedi filmlerine hiç gülmediğimi hatta sinirden seyredemediğimi belirterek başlamak istedim nedense. Yani neye güldüğüm değil de neye gülmediğim çok net.

Fiziksel şakalara/esprilere gülmem; akıllıca yapılan esprilere gülerim. Mesela Cem Yılmaz'ın eski stand-up.larına çok gülerim. Artık eskisi kadar iyi değil. Soğuk espri/ dad joke/ pun jokes (kelime şakası) da severim. Durum komedilerine ve karikatürlere gülerim. Evrim de çok güldürür beni. Dayısı ile bir araya gelince espriler havada uçar; onlara çok gülerim hatta Arya'yı yine onlara çok güldüğüm bir günün gecesinde doğurdum :))

Şöyle atışmaları da çok severim :) 


Pazar, Eylül 24, 2023

Eylül Meydan Okuması #24

24- Nelere şükrediyorsun?

En başta "bugünün bir yarını var" bilinci ile varolduğuma ve kendimi kurtarmak için elimden geldiğince çok çalıştığıma şükrediyorum. Şimdiki çocuklarda bu bilinç yok, yarın ne olacağını asla düşünmüyorlar. Sanki sonsuza dek çocuk kalıp oyun oynayacaklar gibi geliyor onlara sanırım. Ya da bir mucize gerçekleşecek ve onlar hiç çabalamadıkları hâlde birden doktor, mühendis, avukat, Youtuber olup zengin olacaklar sanıyorlar. 

Evrim'le yolumuzun kesiştiğine şükrediyorum. Yer yüzünde %100 güvendiğim ve tastamam tanıdığım tek insan o. Kimse beni onun gördüğü gibi göremez, kimse onun sevdiği gibi sevemez, kimse bunca sene her deliliğime onun gibi sabırla katlanamaz. Kimseyi onun kadar tanıyamam, kimseye bu kadar güvenemem ve kimseyi onu sevdiğim gibi sevemem. Kimsenin yanında onun yanında olduğum kadar rahat ve güvende olamam. İyi ki var. 

Kızım için şükrediyorum. Sağlıklı, akıllı, sorumluluk sahibi. Zaman zaman beni delirtiyor ama hangi çocuk yapmıyor ki :) 

İşim için şükrediyorum. Öğretmen olmak zor, yorucu ve büyük bir sorumluk ama bir öğrencinin hayatına bile dokunabilmek iyi geliyor insana. 

Denize, güneşe, havaya, suya... Güzel geçen her güne, her an'a şükrediyorum.


Zaz - Je veux


Cumartesi, Eylül 23, 2023

Eylül Meydan Okuması #23

23- Yarın kendini daha iyi hissetmek için bugün ne yapabilirsin?

Temizlik yapabilirim ki bugün de öyle yaptım. Sabah erkenden kalkıp eşimle kahvaltı yaptım ve ardından ölümcül bel ağrımı hiçe sayıp temizlik yaptım çünkü yarın keyif günümüz olsun, yapılacak iş güç olmasın istiyorum. Eğer ev pis ise aklım temizlikte oluyor ve yaptığım diğer şeylerden maksimum keyif alamıyorum.

Yapabileceğim diğer şeyler şöyle:

  • Yemek yapmak, 
  • Tüm işleri bitirip erkenden uyuyup bir an önce yarın olmasını sağlamak, 
  • Yarın için gezme-tozma-coşma planları yapmak, 
  • "Şişede durduğu gibi durmuyor" mu acaba cidden kontrolü yapmak, 
  • Sevdiklerime sarılıp gerisini salla diyebilirim :) 



Şimdilik aklıma gelenler bunlar ama işbaşı düşünce daha yaratıcı çareler de bulunabilir :)) 

Cuma, Eylül 22, 2023

Eylül Meydan Okuması #22

22-Fobin var mı?

Lanet olsun ki var maalesef: Tripofobi. Uyarıyorum delikli şeylerden rahatsız oluyorsanız sakın Google'a yazıp araştırmayın. Oldu ki araştırdınız, karşınıza çıkan o görsellerin herbiri beni delirtecek kadar korkunç geliyor bana.

Keşke bu soru olmasaydı... 

Perşembe, Eylül 21, 2023

Eylül Meydan Okuması #20 - #21

20- İyi ki itiraz ettim dediğin bir konu var mı?

Keşke itiraz etmeseydim dediklerim daha çok. Delice itiraz edip değiştiremediğim şeylerin daha hayırlı sonuçlanması ile şaşırmışlığım ve her şerde bir hayır varmış sözüne gelmişliğim çok.

21-Şu an okuduğun kitaptan, dinlediğin şarkıdan, izlediğin filmden bir replik paylaşır mısın?

Bilmezdim senden önce bunu
Değmezdi o rüzgârları baharın
Aymazdım, ben toy bi' beşer idim
Öğrendim yüzünde




Işıklı sokaklarda el ele gezmek bir başka güzel :) 



Salı, Eylül 19, 2023

Eylül Meydan Okuması #19

19- Enerjinin sıfırlandığını anlarsan ne yaparsın?

Yorganı kafamdan yukarı çeker, yatağa gömülürüm. Mecbur olmadıkça da çıkmam.


Günün neşesi: Su terapisi :) 


Pazartesi, Eylül 18, 2023

Eylül Meydan Okuması #18

18- Söylemekten kaçındığın kelimeler var mı?

Bela okumam/okutmam. Döner dolaşır okuyana ulaşır diye düşünürüm. Başka da sakındığım kelime yok galiba ama son yıllarda olumsuzluk içeren cümleler yerine olumlu cümleler kurmaya çalışıyorum. Misal "Kazasız belasız gidin/gidelim" yerine "Sağsalim gidin/gidelim" demeye çalışıyorum. Ama alışkanlıklar hemen değişmiyor.


Pazar, Eylül 17, 2023

Eylül Meydan Okuması #17

17- Komşular roman karekteridirler, var mı böyle bir komşun? 

Hımmm. Şu anda yok ama çocukluğumda tüm komşularımız roman karakteri gibiydi. Lakaplarını yazsam bile yeter sanırım: "İmam'ın Ayşe, Aşçı'nın Ayşe, Büyük Ayşe, Küçük Ayşe, Ünzile'nin Emine, Badanacı Melahat, Pomak Osman...

Çıkmaz sokakta büyümenin kendine göre avantajları vardı çocukluğumda. Tüm sokak kocaman bir aile gibiydik. Soyadları değil de eş, meslek, nine, dede isimleri ile bilirdik komşularımızı. Sokağımızda bir sürü Ayşe vardı. Eşi aşçı olan Aşçı'nın Ayşe, eşi imam olan İmam'ın Ayşe; bekarlar için de çözüm var tabi :)) Büyük Ayşe (annemin küçük dayısının kızı), küçük Ayşe (annemin büyük dayısının kızı). Büyüğüne Ayşe teyze, küçüğüne Ayşe hala diyoruz biz kardeşimle :D 


Az önce çektim. Fırtına geliyor. 1

Cumartesi, Eylül 16, 2023

Eylül Meydan Okuması #16

16- Dostoyevski "Aşağılık insanoğlu her şeye alışır!" der. Sizin alışamadığınız bir şey var mı?

Yok. Kesinlikle katılıyorum Dostoyevski'ye. İnsanın en büyük becerisi uyum sağlama becerisi. Her koşula ayak uydurup adapte oluyor ve hayatta kalıyor insan.

Çarşamba, Eylül 13, 2023

Eylül Meydan Okuması #13

13- Bugün kendi çektiğin beğendiğin bir fotoyu paylaşırmısın?



Bugün çektiğim tek fotoğraf bu :) 

Pasta sevmeyen arkadaşınız varsa mum dilme konusunda yaratıcı olmanız gerekebilir :))


Bu da Cumartesi gününden beğendiğim bir foto :) 
Arkadaşımın yeni evinden günbatımı :) 


Salı, Eylül 12, 2023

Eylül Meydan Okuması #12

12-Karar verme sürecinde düşünceler mi? sezgiler mi?

Bu soruyu kafamda tam bir yere oturtamadım. Çünkü benim sezgilerimle düşüncelerim aynı doğrultuda oluyor ama ben yine de tam tersi yönde hareket edebiliyorum bazen. Yani karar verirken düşüncelerimi susturup duygularımla hareket ediyorum. Mantığım /sezgilerim /düşüncelerim  "YAPMAAAA!" diye bas bas bağırırken her şeyi kulak ardı edip en olmayacak şeyi yapıveriyorum bazen. Ama sözkonusu iş hayatımsa mantığım genelde ağır basıyor. 

Keşke kararlarımız objektif düşüncelere/gerçeklere dayansa ama çoğu zaman öyle olmuyor. Karar verirken beynimiz konuyla ilgili mevcut kaynaklarına yani geçmiş tecrübelere ve konuya dair bilgilere başvuruyor; daha önceki olaylarla bir benzerlik kurmaya çalışıyor. Eğer mevcut bilgiler ve tecrübelerin sonucu olumlu ise "Bu da olumlu olur" diye tahmin yürütüyor ve "Yapalım" kararı alıyor. Eğer mevcut bilgi ve tecrübeler olumsuz ise "Yapmayalım" diyor. 

Karar vermek pek de objektif bir süreç değil. Herkes kendi bilgisi ve tecrübesi doğrultusunda karar veriyor. Bazen de tüm bildiklerimize inat bile bile yanlış kararlar veriyoruz nedense. İnsan olmak böyle de ilginç işte! 

...

Ne olursa olsun insan önce kendini sevmeli. Bu sabah kendimi kalpli bir tostla sevdim, sardım sarmaladım :)



Pazartesi, Eylül 11, 2023

Eylül Meydan Okuması #10 - #11

10- Bloğunuzun başkaları tarafından okunduğunu bilmek size nasıl duygular yüklüyor?

Ben sevdiğim blogları okurken çok mutlu oluyorum. Birilerinin de benim blogumu okurken mutlu hissettiğini düşünmek bile inanılmaz mutlu ediyor beni :) 

11- Hayattaki en zor şey nedir?

Pişmanlıktır. İnsanın içi içini yer. Tam unuttum, geçti gitti derken hortlayıverir yeniden. "Keşke öyle yapsaydım" ya da "Böyle yapmasaydım" diye diye tüketir insan kendini. Kapılmamak lazım :)

Zorluk deyince ilk akla gelen bir sevdiğimizi kaybetmek ama insanoğlu canından can kaybetse de bir şekilde devam ediyor yaşamaya. Çok zor oluyor ama oluyor. Nefes alıp vermek reflex olmasaydı acıdan unutup ölebilirdik belki ama o da mümkün olmuyor. Yine de dilerim kimse zamansız ve beklenmedik kayıplar yaşamasın.

... 

Arya artık ortaokullu! Bugün yeni okulunda ilk günüydü; anlattığı kadarıyla gayet güzel geçmiş.


Tam uyanamamış Arya :)) 


 

Cumartesi, Eylül 09, 2023

Eylül Meydan Okuması #9

9- Bize bir nasihat vermenizi istesek?

Kimseye çok güvenmeyin ve kimseyi yaptıkları için yargılamayın. "Kimse işlemediği günahın masumu değildir" sözünü unutmayın. Her an, her şey olabilir. Herkes her şeyi yapma potansiyeline sahiptir. İnsan saf iyi ya da saf kötü değildir. Koşullar insana "Asla yapmam" dediği şeyleri çatır çatır yaptırabilir." Bu yüzden eşimizi, dostumuzu; akrabamızı, komşumuzu yaptıkları şeyler için eleştirirken durup bir nefes alalım ve neyi niye yapmış olabileceklerini aynı şeyler başımıza gelmeden bilemeyeceğimizi düşünelim.

... 

Pazartesi okullar açılıyor. 1 hafta önce çok hazırdım. Şu an çok yorgunum. Hayırlısı... 

Cuma, Eylül 08, 2023

Eylül Meydan Okuması #8

 8- Biri vardı değil mi "bu insan" olmanızı sağlayan kimdi o?

Biri yoktu, Hayat vardı. Annemin hastalığı, babamın teşhisi konmamış deliliği... Tek kurtuluş okuyup kendimi kurtarmaktı. Kurtardım kendimi. İlla biri demem gerekiyorsa BEN diyorum. BENDİM.

Öğretmenlerimin hakkını da teslim etmem gerek tabi ki. Özellikle birkaç öğretmenimin anlayışı, sevgisi, desteği olmasaydı hayat benim için daha da zor olurdu. 

...

Annem ameliyattan çıktı. Her şey yolundaymış. Bir diğer güzel haber Arya yaz boyu haftada 5 gün devam ettiği akıl oyunları, satranç ve kitap kulübünde örnek öğrenci seçildi. Gözlerim doldu kuzumun adını duyunca. Gururluyum.


Perşembe, Eylül 07, 2023

Eylül Meydan Okuması #7

Eylül Meydan okumasına devam... 

7- Çocukluğunuzdan hatırladığınız ilk şey nedir?

Üstümde beyaz atlet ve şort, saçlarım kısa ama lüle lüle, başımda bir taç... Sokakta arkadaşlarımla oynayıp eve gelmişim, ufacık bahçede yer sofrasında karpuz, peynir, ekmek yiyoruz büyükannem, annem ve ben. 

...


Düne kadar her şey çok iyiydi. Dün annem düşüp dizini kırmış. O İstanbul'da biz Hopa'da... Hayat bazen... 

Perşembe, Nisan 16, 2020

Bir Meydan Okuma 16 Gün / 16 Yazı - 1. ve 2. gün

Handan abla yeni bir "Meydan Okuma"ya dahil olmuş. Meydan okumayı Ezgi başlatmış. Gün gün yazılacakları şu yazısında paylaşmış. Ben her gün yazabilir miyim bilmiyorum ama en kötü 2-3 günü toplayıp toplayıp yazarım. Dün başlayamadım bugün 2 günü birlikte yazıyorum.

İlk günün konusu:

1 . Belki aramıza yeni katılanlar vardır ya da olacaktır. Önce birbirimizi tanıyalım. 
Karantina döneminden önce neredeydin nasıl bir yaşam şeklin vardı, şimdi neredesin ne yapıyorsun, günlerini nasıl geçiriyorsun, neler değişti hayatında bu süreçte?

Karantina öncesi haftanın 5 günü okula gidip İngilizce öğretmeye çalışan 5 yıllık bir öğretmen, 14 yıllık sevgili, 8 yıllık eş, neredeyse 7 yıllık anne, 22 yıllık ablayım. Daha derinlere inip nasıl biri olduğumu öğrenmek isteyen olursa şuraya eski bir Ağaç Ev Sohbeti olan "Kimsin sen?" yazımı ve beni o yazıyı yazan kişi yapan geçmişimi şuraya bırakayım.

Karantinadan sonra neler değişti? İlk günler durumu kabullenmek istemedim. Normal yaşantıma devam ettim. Sonraları duruma isyan etmeye başladım. Hâlâ  ara ara modum çok düşüyor. Ama son 1 haftadır epeyce yavaşladı hayat benim için ve ilk günlere nazaran biraz daha uyum sağlamaya başladım. Biraz dinginleştim sanırım.

Karantinanın başına dönecek olursak, 13 Mart itibari ile öğretmenlik askıya alındı, full-time ev kadını ve annelik başladı. Okullar kapandı ama 1. sınıf kızım için ev okulu başlayınca ben de yarı zamanlı sınıf öğretmenliğine geçiş yapmış oldum. Bu süreçte anladım ki sınıf öğretmenlerini baş tacı yapmalı, milletvekili maaşı bağlamalıyız. Bir çocuğa anlatmak, öğretmek, sabırla, sevgiyle, boğuşmadan ders çalıştırmak bu kadar zorken sınıftaki onca çocukla aynı anda ve o kadar saat üst üste uğraşmak hiç kolay değil.

Sınıf öğretmenliğinden arta kalan zamanlarımda yemek, çamaşır, dolap-çekmece düzeni gibi ev işleri ile vakit geçiriyorum. Ama bunlardan çok online kurslar ve bloglar ile haşır neşir oluyorum sanırım. Gitar çalmaya çalışıyorum. Henüz sadece 4 parça çalabiliyorum. Spor yapıyorum. Instagram'da inanılmaz güzel canlı antrenmanlar var. Mesela ben Muay Thai öğrenmeye başladım :)

Sadece spor değil akademik gelişim için de inanılmaz fırsatlar var bugünlerde. Misal bugün 5 günlük bir "IELTS Writing Challenge"a katıldım. 5 gün boyunca ders videolarını izleyip verilen günlük görevleri yaparak 5 günün sonunda IELTS sınavında yazma bölümünden 7 ve üzeri puan almayı hedefleyen bir çalışma. İlgili site şurda :)

Gevezelik edesim gelmiş, anlatttıkça anlattım :)) İkinci günün konusuna geçeyim.


2. Şu sıralar evde en sevdiğin köşen neresi? Orayı özel kılan nedir? 

Evde en sevdiğim köşe mutfak masası. Çünkü manzarası büyüleyici :) Özellikle günbatımlarını hiç kaçırmadan o köşeden izliyorum. O masada gitar çalışıyorum. Ödevleri o masada yapıyoruz. Yemekleri de deniz manzarası eşliğinde o masada yiyoruz tabi ki :)












Mutfak dışında ikinci favorim kütüphane/bilgisayar odamızdaki L koltuğun uzun köşesi :) Oraya uzanıp nette takılmaya ya da dergi okumaya bayılıyorum. Bir zamanlar bağımlısı olduğum kitap okumaya henüz dönemedim ama o köşede kitap okumak da zevkli.




Yeni gelenler için belirteyim ki bir süredir yazıları müzikle bitirmeyi seviyorum. O an nasıl eserse rüzgar, müzikler de öyle :) Eskiden "Yazarken fonda ... çalıyordu." diye bitirilirdi dergilere yollanan mektuplar, bu şarkılar da o günlere olan özlemin yansımaları sanırım :)

Aşağıdaki şarkının başında Haluk Bilginer'in söylediklerinin aksine ben ölmekten pek korkmuyorum çünkü aynen Epikuros gibi düşünüyorum: "Ben varsam ölüm yok, ölüm varsa ben yokum. O halde üzülecek ne var?". Tabi ki ardımda kalanlar var üzülecek ama ölüm karşısında yapacak da bir şey yok sonuçta :) Peki neden bu şarkı? Bilmiyorum. Aklıma bu şarkı geldi birden :)


Büyü Dükkanı

Tam şu an Storytel'de Yeşim Türköz'ün "Büyü Dükkanı" kitabını dinliyorum. Bedelini ödemeyi kabul ettiğiniz takdirde hayatt...