2 gündür kendimizi balkona verdik. Saksılar, toprak, çiçek, böcek :)) Geçen hafta Arya ile roka, tatlı kıl biber ve limon ekmiştik; dün de Evrim'le cherry domates ve maydanoz ektik; 2 tane çiçeğimizin saksısını değiştirdik. Bugün de balkona biraz daha fazla saksı koyabilmek için duvara monte edilen bir saksılık aldık.
Balkonla haşır neşir olmak iyi geldi hepimize. Bol bol balkonda vakit geçiriyoruz artık. Önceki gün balkonda oturup kahve içerken eşim "Herkes saçını başını düzeltmiş, kuaförlerin işi baya açılmıştır. Sen de gidip yaptır artık saçını istersen." dedi. Taa Corona'dan önce saçlarımın bir kısmını mora boyamayı planlamış ama hep ertelemiştim. Eşim hatırlayınca dedim gidip yapayım. Bugün gidip hallettim :) Daha önce -sanırım 4-5 yıl önce- mor yapmıştım saçlarımı, 1-2 sene önce de pembe yapmıştım. Seviyorum değişiklik yapmayı.
Ne zaman biraz farklı bi'şey yapsam 1-2 yıl önce aile hekimimize gittiğimde aramızda geçen bir diyalog geliyor hep aklıma. Mesleğimi soran doktora öğretmen olduğumu söylemiştim, o da "Kesin İngilizce öğretmenisinizdir." demişti. Doğal olarak "Nereden bildiniz?" diye sordum. Cevap olarak aynen şöyle dedi: "Biz okurken hepimiz İngilizce öğretmenimize aşıktık. Sizin gibi uzun boylu, marjinal, güzel bir kadındı o da.". Gülümseyip geçmiştim tabi ki çünkü doktorun amacı kabalık yapmak değildi asla :) Yarın ne olur bilmem ama bugün ben de kendimi yenilenmiş ve mor saçlarıyla hoş bir kadın gibi hissediyorum :)
Değişiklik iyi geliyor insana :)









