İspanya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İspanya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cuma, Haziran 25, 2010

Hadi, Biraz İspanyolca Öğrenelim!

Üniversite 3. sınıfta tanıştığım İspanyolca 'ya aşık olmam beni tanıyanlar için çok da şaşırtıcı olmasa gerek:) O günden beri öğrendiklerimi unutmamak için arada bir her şeyi en baştan tekrarlıyorum. Madem dünkü yazıda e-learning dedim, teknolojiyi ve sosyal ağları faydalı şekilde kullanalım dedim; işte ilk örnek benden olsun: brz İspanyolca çalışalım bugün:) ilk olarak tanışma faslıyla başlayalım. (İspanyolca genel olarak yazıldığı gibi okunan bir dil olduğu için sadece gerekli yerlerde okunuşları parantez içinde yazıyorum)* Konuştuğunuz kişi yaşıtınızsa ve arada resmiyet gerektiren bir durum yoksa adını aşağıdaki gibi sorabilirsiniz: 

- ¿Como te IIamas? Adın ne? (Komo te yamas? olarak okunuyor) 
- Me IIamo Rüya. Adım Rüya. (Me yamo Rüya.) 

 Ancak konuşulan kişi sizden büyükse ya da arada resmiyet varsa: 
- ¿Como se IIama? Adınız nedir? (Komo se yama?) 
- Me IIamo Esin Kaynal

 Klasik tanışma faslına devam edecek olursak:
- ¿De dónde eres? Nerelisin? 
- Eres española. ya da Soy de España. İspanyolum / İspanya'danım. (Eres espanyola) 
- ¿Dónde vives? Nerede yaşıyorsun? 
- Yo vivo en Sevilla. Seville'de yaşıyorum (Sevilla -Seviya olarak okunuyor.) 

 Tüm bunları "siz" olarak sormak için de: 
 -¿De dónde es? Nerelisiniz? 
- Eres española. ya da Soy de España. İspanyolum / İspanya'danım. (Eres espanyola) 
- ¿Dónde vive? Nerede yaşıyorsunuz? 
- Yo vivo en Sevilla. 

Büyük ihtimalle sizin de fark etmiş olduğunuz gibi İspanyolca 'da fiillerin çekimleri kişilere göre değişiyor. Şimdi de çok kullanılan birkaç fiile göz atalım: 

estar: olmak 
trabajar: çalışmak (iş) 
estudiar: okumak, ders çalışmak 
comer: yemek yemek 
beber: içmek 
querer: istemek 
hacer: yapmak 
hablar: konuşmak ilk fırsatta da öznelere ve fiil çekimlerine bakarız:) 

*İspanyolca'da 2 adet "L" yan yana gelince "y" olarak okunuyor. 
*ñ - "ny" olarak okunuyor.

Pazar, Şubat 21, 2010

THY, Kabin Memurluğu, Hayaller, Endişeler...

Evet, sonunda THY'ye başvurdum. Ama resmen ikiyeye bölünmüş durumdayım. Bir taraftan İnsan Kaynakları alanında bir kariyer istiyorum, diğer yandan işsizlik, iş arama, işe girme, eğitimlerden geçme süreci... Ne yaparım nasıl yaparım şimdilik emin değilim ama bir yolunu bulup İnsan Kaynakları alanında ilerlemek istiyorum. Sanırım birkaç yıl çalışıp birikim yapmalıyım.

1,5 sene önce AtlasJet'ten ayrılma sebebim düzenli bir hayat istemem ve son senesine kadar hiç takılmadan geldiğim üniversiteyi yine takılmadan zamanında bitirebilmekti. Okul bitti, 1-2 iş denedim ama hiçbiri istediğim gibi olmadı. İşsiz güçsüz gezmek de beni pek mutlu etmedi. Yani artık birşeyler yapmam gerekiyor.

Bugün başvurumu yaptım. 10 Mart'ta sınava gireceğim. Eğer sınavı geçemezsem ya da sözlü mülakatlarda takılırsam bu maceranın da sonu gelmiş olacak.

Gelelim neden fikrimi değiştirdiğime. THY'ye başvuru yaptım çünkü artık yerimde saymak istemiyorum. En olmayan zamanda o kadar para verdiğim pasaportumun süresinin çekmece köşelerinde hiç kullanılmadan bitip boşa gitmesini istemiyorum; İspanya hayalimden vazgeçmek istemiyorum; ay sonu nasıl gelecek diye düşünmek istemiyorum. Her Allah'ın günü hosteslik hakkında zerre kadar bir bilgisi olmayan insanlarca yargılanmaya ve aynı saçma sorulara maruz kalmak istemiyorum. Geleceğim için endişe etmek istemiyorum. Daha önce bu işi yaptım, oldukça da iyiydim. Bir kez daha deneyebilirim ve bu kez benim için daha iyi olabilir.

Başvuru yaparken doldurulması gereken bir bölüm de "Neden Kabin Memurluğu?" sorusunun cevabı. Düşününce aklıma gelen ilk şey hayatta başarılı olmak için en iyi bildiğimiz işi yapmamız gerektiği. Ben daha önce hosteslik yaptım, bu işi yapmak için gerekli olan niteliklere ve yabancı dil gibi becerilere sahibim. Yani yapmayı bildiğim ve mevcut bilgilerimi kullanabildiğim bir iş varken hiç bilmediğim başka işler için boşa kürek çekmeye gerek yok.

Ne olursa olsun yine de dereyi görmeden paçaları sıvamamak en iyisi. Başvuru yapan birçok eski hostes THY'ye kabul edilmediyse benim de kabul edilmeme olasılığım mevcut. Yani erkenden hayallere kapılmıyorum. Bakalım gelecek günler neler gösterecek.

Pazar, Şubat 07, 2010

İspanya, Barcelona, Gaudi


İspanyolca öğrenmeye başladığım günden beri en çok hayalini kurduğum şey İspanya'ya gitmek ve Gaudi'nin eserlerini görebilmek. Özellikle de La Sagrada Familia'yı gezebilmek.

Gaudi, 1852 yılında İspanya'da doğmuş ve 1926 yılında İspanya'da vefat etmiş olan çok önemli ve çok yetenekli bir mimar. Gaudi "Art Nouveau" yani Yeni Sanat akımının öncüsü ve Barcelona'daki birçok mimari şahaserin yaratıcısı.

Gaudi mimari eğitimine 1869’da başlamış ve eğitimi çeşitli sebeplerle 8 yıl kadar sürmüş. Eğitimini 1878’de tamamlayan Gaudi, “Süsleme, mimarinin kaynağıdır” diyen İngiliz düşünür John Ruskin’in teorilerinden ve Fransız mimar Eugene Viollet-le-Duc'ten etkilenmiş ve zamanla 19.yy.ın baskın tarihî stillerinin ötesine geçerek kendi stilini yaratmış.

Gaudi'nin başlıca eserleri 1883-1888 tarihlerinde yaptığı Barselona’daki Casa Vicens adlı yazlık ev, Güell Pavilyonu (1884-1887), Güell Sarayı(1886-1888), Güell Mahzeni(1895-1898), Colonia Güell Türbesi (1898-1908), fantastik Güell Parkı (1901-1914),Teresano Koleji (1888-1889), yılın binası ödülünü kazandıran Casa Celvet (1898-1900), Bellesgurad Villası (1900-1905), Casa Batllo (1904-1906) ve La Pedrera adıyla bilinen Casa Mila 'dir (1904-1906).

En ünlü eseri ise hayatını adadığı La Sagrada Familia kilisesidir. Gaudi, 1882’de F. del Villar tarafından yapımına başlanan bu kiliseyi tamamlama işini 1883’de üzerine almış ve 1908 yılından itibaren başka proje almayı bırakmış ve ölümüne kadar sadece La Sagrada Familia ile uğraşmış.

Gaudi'nin koyu bir Katolik ve sıkı bir Katalan milliyetçisi olduğu biliniyor. Bu yüzden zamanının büyük bir bölümünü La Sagrada Familia kilisesine adaması doğal karşılanmıştır.

Gaudi'nin tekniği ve eserleri hakkında daha fazlasını merak edenler için gaudidesigner sitesi çok faydalı olacaktır.

*Fotoğraflar wikipedia sitesinden, www.gaudidesigner.com ve Derek Grasman'ın sitesinden alınmıştır.

Büyü Dükkanı

Tam şu an Storytel'de Yeşim Türköz'ün "Büyü Dükkanı" kitabını dinliyorum. Bedelini ödemeyi kabul ettiğiniz takdirde hayatt...