Geçen gün bahsettiğim hayatla arama giren bulut yine büyüdü nedense. Bulut büyüdükçe ben hissizleşiyorum. İngilizce'de "numb" diye bir kelime var, "uyuşmuş, hissiz, donup kalmış" anlamları var. İşte tam öyle oluyorum. Bir donukluk hali sarıyor ruhumu. Günlük işlerimi yapmaya devam ediyorum otomatik pilotta ama orda değilim aslında. Benliğim namevcut. Çok kötü mü peki bu hâl? Bilmem. Alıştım galiba ben, yuvarlanıp gidiyorum.
Bugünü radyo dinleme günü ilan ettim kendi kendime. Genelde telefondan dinliyorum radyo. Canliradyodinle sitesini kullanıyorum. En çok dinlediğim radyolar Kafa Radyo, Pal Nostalji, Radyo 45'lik, Bozcaada ve Açık Radyo. Bugün Kafa Radyo dinliyorum. Az önce Ceyda Düvenci ile Eğitim Takvimi vardı ve dinlemesi keyifli geldi bana. Salih'le Geçen Hafta programı da keyifliydi.
Radyo dinlemek güzel de reklamlar biraz sıkıcı. Eskiden çok güzel reklamlar olurdu, dinlerken bu kadar sıkılmaz hatta favori reklamlarımı beklerdim hevesle. Eski şarkılar da genel olarak daha anlamlı, hikayesi olan parçalardı. Şimdi şarkı ne anlatıyor belli değil çoğu zaman. Gittikçe her şey tatsızlaşıyor mu yoksa sadece ben yaşlanıp zamana yetişemez hâle mi geliyorum acaba?
Sevdiğiniz radyo ve programları varsa yazar mısınız?