Pazar, Mart 26, 2023
Hiç durmadan...
Cuma, Mart 11, 2022
Şaşırtıcı ama Gerçek
Son bir hafta on gündür acıkmadan bi'şey yememeye ve tatlı tüketmemeye dikkat ediyorum çünkü sivilcelerimi kurutmak için kullandığım ilaç yüzünden değerlerim yükselmiş; doktor beslenmeme dikkat etmem gerektiğini söyledi. Hâl böyle olunca sağlıklı şeyler yemeye ve az yemeye özen gösteriyorum. Şaşırtıcı ama pek de zorlanmıyorum :)
Spor ve diet yapmadığım hâlde sadece azıcık dikkat ederek kısa sürede 66.7'den 65'e düştüm. Bu arada fark ettim ki ben hep stresten, sinirden, sıkıntıdan acıkıyormuşum. Çünkü şu an çok daha az yiyerek çok daha az acıkıyorum. Aklıma kolay kolay yiyecek, abur cubur, tatlı gelmiyor. Gelse bile açlık hissetmediğim için ille de yemeliyim diye kıvranmıyorum.
Önceden sabah kahvaltı ettiğim halde öğle arasına kadar zor dayanıyordum. Karnımda kepçeyle kazı çalışması yapılıyordu sanki :))) Şimdi öğle arası bile tam acıkmış olmuyorum. Okuldan eve gelince yine acıkırdım, o da bitti. Akşam bile çok acıkmış olmuyorum artık.
Günde 5-6 kez - sonuncusu yatmadan hemen önce ve mümkünse tatlı olarak - bir şeyler yerken şimdi günde 3 kez yiyorum. Yediklerim de şöyle:
Sabah:
- 1 haşlanmış yumurta ya da tavada çırpılmış yumurta (omlet değil :)
- 1 muz
- Bir parça peynir
- 2 siyah zeytin
- 2 ceviz
- Ev yapımı çorba ya da ton balıklı salata
- Çorba ya da ev yemeği
- Çiğ kuruyemiş
- Hurma
- Yoğurt
Salı, Ocak 19, 2021
Evlilik ve Radyo Tiyatrosu
Uzun süreli ilişkilerin rutinleri bellidir. Ara sıra yapılan sürprizlerin bile aslında belli bir düzeni olduğunu fark edersiniz büyük resme bakmayı bilirseniz. İki taraf da birbirinin zevklerini, alışkanlıklarını bilir; ortak alanlar bellidir. Birlikte yapılan aktiviteler vardır, bir de ayrı ayrı yapılanlar.
15 yıllık ilişkimizde Evrim'le o kadar çok şey paylaştık ki... Artık birbirimizi oldukça iyi tanıyor, neyi sevip neyi sevmediğimizi biliyoruz. Aktivitelerimizi buna göre planlıyoruz. Ama bu hafta ortak hayatımıza bir yenilik(?!) girdi :))
Daha önce radyo tiyatrosu sevdiğimi anlatmıştım; farklı bir yazımda da Agatha Christie sevdiğimden bahsetmiştim. Geçen akşam gitar çalışmak için YouTube'ta video ararken şans eseri karşıma Agatha Christie'in "Beklenmeyen Misafir" hikayesinin radyo tiyatrosu kaydı çıktı. Evrim de duyunca merak etti ve açıp dinleyelim dedi. O gece heyecanla dinleyip bitirdik. Sonra ertesi sabah başka bir Agatha Christie öyküsü olan Katil Kim'i dinledik. Bu sabah da "Porsuk Ağacı" hikayesini dinledik. Böylece birlikte yapmayı sevdiğimiz, bizim için yeni, dünya içinse biraz eski bir hobi edinmiş olduk :)
Linkleri şuraya bırakayım. Belki sizin de ilginizi çeker :)
Agatha Christie'in dedektiflik hikayelerini severim ama radyo tiyatrosu bana göre değil derseniz, sizin için başka bir tavsiyem var: 1989 - 2013 yılları arasında yayınlanan, toplamda 13 sezon ve 70 bölümden oluşan Hercule Pairot dizisi. İnternette arayarak bölümlerine ulaşabilirsiniz. Görüntü kalitesi kötü olur diye düşünmeyin, görüntü umduğunuzdan çok iyi :)
Büyü Dükkanı
Tam şu an Storytel'de Yeşim Türköz'ün "Büyü Dükkanı" kitabını dinliyorum. Bedelini ödemeyi kabul ettiğiniz takdirde hayatt...
-
Yazmayalı 1 aydan fazla olmuş. Bu sürede çok şey değişti. Aynı anda hem antidepresan kullanmaya hem de haftalık psikoterapi almaya başladım....
-
Dün gece eşimle "Tanrı kim, nerede? Merhametli mi, tam aksine sadist mi? Bizi izliyor mu yoksa umurunda bile değil miyiz?" gibi so...
-
Uzuuuun süren hatta bir türlü bitmek bilmeyen kıştan sonra güneşli, sıcak, çok güzel bir hafta sonuydu. Canım kocam denize girmedi ama yine ...