Bir fincan kahve umduğumuzdan çok daha iyi gelir bazen.
Cuma, Ocak 29, 2021
Pazartesi, Ocak 25, 2021
Kalkanları İndirip Yere Yığılınca Elini Uzatan Hayat
Dün çelme takıp düşüren hayat, bugün elini uzatıp "Hadi kalk, daha bitiş düdüğü çalmadı. Hem bak o kadar yanlışın içinde doğru yaptığın bi'şeyler de var işte!" diyor sanki.
Arya ile şöyle yanyana oturup kitap okumak... Hayal gibi ama gerçek :)
Annelik bir günü bir gününü tutmayan çok engebeli bir yolda çok acayip bir serüven. Çoğu zaman çok zor ama kısacık anlar var ki ne olursa olsun ayağa kalkıp yola devam etmek zorunda olduğunu hatırlatıyor insana. Tünelin ucunda ışık bir görünüp bir yok oluyor. Umarım sadece bir göz yanılması değildir :p
Keşke...
Arya uyuyor, ben onu izliyorum.
Keşke sadece gerçekten hak edenler anne-baba olsa...
Hak etmediğim şeylerin ve hakkını veremediğim ünvanların - "anne"lik bunlardan sadece biri- ağırlığıyla eziliyorum. Teselli bulacağım mucizevi bir karşılık yok maalesef. Bazen sadece öylesine yazıyorum işte.
Pazar, Ocak 24, 2021
Gelenin Gideni Arattığı Yıllar
Corona olmasaydı neler yapılırdı şu tatilde...
Siz neler yapıyor olacaktınız Corona olmasaydı?
Mevcut koşullarda neler yapıyorsunuz evde?
Perşembe, Ocak 21, 2021
Keçinin İstemediği Ot
Salı, Ocak 19, 2021
Evlilik ve Radyo Tiyatrosu
Uzun süreli ilişkilerin rutinleri bellidir. Ara sıra yapılan sürprizlerin bile aslında belli bir düzeni olduğunu fark edersiniz büyük resme bakmayı bilirseniz. İki taraf da birbirinin zevklerini, alışkanlıklarını bilir; ortak alanlar bellidir. Birlikte yapılan aktiviteler vardır, bir de ayrı ayrı yapılanlar.
15 yıllık ilişkimizde Evrim'le o kadar çok şey paylaştık ki... Artık birbirimizi oldukça iyi tanıyor, neyi sevip neyi sevmediğimizi biliyoruz. Aktivitelerimizi buna göre planlıyoruz. Ama bu hafta ortak hayatımıza bir yenilik(?!) girdi :))
Daha önce radyo tiyatrosu sevdiğimi anlatmıştım; farklı bir yazımda da Agatha Christie sevdiğimden bahsetmiştim. Geçen akşam gitar çalışmak için YouTube'ta video ararken şans eseri karşıma Agatha Christie'in "Beklenmeyen Misafir" hikayesinin radyo tiyatrosu kaydı çıktı. Evrim de duyunca merak etti ve açıp dinleyelim dedi. O gece heyecanla dinleyip bitirdik. Sonra ertesi sabah başka bir Agatha Christie öyküsü olan Katil Kim'i dinledik. Bu sabah da "Porsuk Ağacı" hikayesini dinledik. Böylece birlikte yapmayı sevdiğimiz, bizim için yeni, dünya içinse biraz eski bir hobi edinmiş olduk :)
Linkleri şuraya bırakayım. Belki sizin de ilginizi çeker :)
Agatha Christie'in dedektiflik hikayelerini severim ama radyo tiyatrosu bana göre değil derseniz, sizin için başka bir tavsiyem var: 1989 - 2013 yılları arasında yayınlanan, toplamda 13 sezon ve 70 bölümden oluşan Hercule Pairot dizisi. İnternette arayarak bölümlerine ulaşabilirsiniz. Görüntü kalitesi kötü olur diye düşünmeyin, görüntü umduğunuzdan çok iyi :)
Pazar, Ocak 17, 2021
Kusuru açıkta işleyip özrü kuytuda dileyenler...
Filler Sultanı ve Kırmızı Sakallı Topal Karınca
Storytel'de şu an dinlediğim kitapta anlatılanlar o kadar tanıdık ki... Gücü elinde tutanların güçsüzleri nasıl ezdiği, ezerken bir de a...
-
Yazmayalı 1 aydan fazla olmuş. Bu sürede çok şey değişti. Aynı anda hem antidepresan kullanmaya hem de haftalık psikoterapi almaya başladım....
-
Dün gece eşimle "Tanrı kim, nerede? Merhametli mi, tam aksine sadist mi? Bizi izliyor mu yoksa umurunda bile değil miyiz?" gibi so...
-
Uzuuuun süren hatta bir türlü bitmek bilmeyen kıştan sonra güneşli, sıcak, çok güzel bir hafta sonuydu. Canım kocam denize girmedi ama yine ...
