Ağustos'u yarıladık sayılır :)
Zaman su gibi akıp gidiyor. Kalanları ortaya karışık buraya bırakıyorum :D
Ağustos'u yarıladık sayılır :)
Zaman su gibi akıp gidiyor. Kalanları ortaya karışık buraya bırakıyorum :D
Günlük hayatımda bir çok şeyi görmezden geliyorum, her şey güllük gülistanlık gibiymiş davranıyorum. Öylesi daha kolay oluyor çünkü. Ama bazen gücüm yetmiyor.
Son 3 gündür koltuğa oturmak bir mücadele, kalkmak başlı başına apayrı bir mücadele. Öne eğiliyorum, iki elimi iki dizime yerleştirip kalçamı koltuktan kaldırmaya çalışıyorum, sonra ellerimle dizlerimden güç alarak gövdemi kaldırıp dik şekilde ayakta durmaya çalışıyorum. Tüm bunlar belimi hiç kıpırdatamadığım için. Belim kütük gibi.
Normal günlerimde yataktan kalkarken, çorap / pantalon giyerken, yüzümü yıkarken zorlanıyorum; yardımsız arabadan inemiyorum. Her seferinde eşim ya arkadan itiyor, ya da yanına gelip elimden çekerek çıkarıyor. Arabada tek olduğum günler için kapı koluna takılan bir destek aparatı kullanıyorum. Bunlara alıştım mecburen çünkü hergün böyle ama işte bu oturduğum koltuktan kalkamamak beni çok zorluyor. Üstüne bugün bir de delice sırtım ağrıyor.
Yoruldum ağrıdan.
Çok yorgun hissediyorum kendimi.
Günler su gibi akıp gidiyor...
Yarın 1 Ağustos yani benim doğum günüm :) Tastamam 39 oldum :)) Kırk yaşa bir yıl kala aklımdan geçenleri yazmak istiyorum.
Çocukluğumdan beri zihnimde bir "asalet / asillik" algısı var. Nasıl anlatacağımı tam olarak bilemiyorum ama bazı insanlar daha ilk anda, uzaktan bile bir asalet hissi uyandırıyor bende. Aklımdan anında "Ne kadar asil, ne kadar hoş!" diye geçiyor. Kendimi ise asla öyle göremiyor, asla öyle hissedemiyorum. Gerçi son yıllarda az da olsa aştım bu hissi ve bazı günler kendime karşı daha hoşgörülü oluyorum :)
Bahsettiğim asaletin öyle soylu bir aileden gelmekle, kraliyet ailesi mensubu ya da paşa/bey/dük çocuğu olmakla hiçbir ilgisi yok. Tamamen bir duruş, bir hâl/tavır, bir aura meselesi benim bahsettiğim. Kelimeler yetersiz kalıyor, örneklerle göstereyim.
Tam şu an Storytel'de Yeşim Türköz'ün "Büyü Dükkanı" kitabını dinliyorum. Bedelini ödemeyi kabul ettiğiniz takdirde hayatt...