Cuma, Mart 28, 2025

Adım adım...

İngilizce'de "One step at a time" diye bir ifade var: "Her seferinde bir adım" yani koşmadan, acele etmeden, tek seferde her şeyi halletmeye çalışmadan... Sürekli bunu hatırlatıyorum bugünlerde kendime. 

Adım adım... 

Şimdiye kadar tamamlanan adımlar:

  • Aradığımız gibi bir ev bulduk.
  • Kredi alıp evi satın aldık. 
  • Mutfağı yenileyecek ustaları bulduk. Malzemeye ve renge karar verdik. 
  • Dolap yerleşimi konusunda birkaç kez fikir değiştirsek de sonunda ölçü alındı.
  • Banyo dolabı seçip sipariş verdim.
Sıradaki adımlarsa şöyle:
  • Salon için mevcut koltuklarımızla uyumlu bir üçlü koltuk almak, 
  • Taşınırken götürmek istemediğimiz eşyaları seçip uygun yöntemlerle elden çıkarmak, 
  • Evin boyanıp temizlenmesi, 
  • Taşınma. 
Bu aralar her gün stres yumağı gibiyim. Bir şeyler seçmek, karar vermek çok zor. Sürekli sonradan pişman olur muyum endişesi... Evrim daha rahat tabi ki. Bu olsun, öyle olsun, şöyle de olur, sen nasıl istersen öyle olsun... Yani karar vermek hep bana kalıyor. Tam karar veriyorum "Bak böyle de bir şey varmış", "Şöyle de olabilir aslında" diye alternatiflerle geliyor. Zaten karışık olan kafam iyice çorba oluyor. Sonra da kalkıp "Aman sen kendine dert arıyorsun, her şeyi zorlaştırıyorsun" diyor. Bilmiyorum, haklı belki de. 

Mutfak dolapları bayram sonrası yapılmaya başlanacak, banyo dolabı bayram tatilinde teslim edilecek. Evdeki eşyaları bayram tatilinde biraz ayıklayayım diyorum. En azından kitaplar, dergiler vs... Hatta bu yazıyı şimdi bitirip başlayayım ayıklamaya. 

Gelişmeleri yazarım yine 🙋🏻‍♀️

Salı, Mart 25, 2025

Büyük Bir Değişiklik

Ülkece içinden geçtiğimiz olağanüstü günler bir yana biz ailece de biraz zor  günlerden geçtik.

Son 2 hafta içinde bir sürü şey oldu. Oturduğumuz ev 3 yıldır satılık ama şimdiye kadar hiç alıcı çıkmamıştı. Yakın zamanda eve bakmaya gelenlerden biri evi beğenmiş ve almak istemiş. Ev sahibi aradı ne zaman çıkarsınız diye. Hemen çıkamayacağımızı, ancak okullar kapanınca çıkabileceğimizi söyledik. Bir gün sonra evi almak isteyen kişi ortak bir tanıdıkla bize 15 güne çıksınlar diye  haber gönderdi.

Normal koşullarda işi iyice inada bindirip çıkmazdım ama 3 yıldır giden gelen, eve bakan, yok aldılar almadılar derken çok bunaldım. Bir de bize haber gönderen kişi, evi kardeşine alacakmış ve bahsi geçen kardeş daha önce Hopa Belediye Başkanını belediyenin içinde herkesin gözü önünde 3 el ateş ederek yaralayan birisi. Adam haber gönderip tehdit eder gibi çıksınlar deyince Evrim gelsin de çıkarsın demeye başladı. Hâl böyle olunca evden iyice soğudum. 

Kötü komşu insanı ev sahibi yaparmış benzeri bir hâl içinde ev bakmaya başladık ve baktığımız ikinci evi beğendik. Bu arada bizim evin satışı iptal oldu ama hemen ardından başka bir alıcı daha çıkmış. Biz beğendiğimiz evi almaya çalışırken dün akşam kapımız çaldı ve bir kadın "Biz yeni ev sahibiniziz, içeri girelim konuşalım" dedi. Evin satıldığından haberdar edilmediğimiz için karşımda çat kapı gelip içeri girmeye çalışan birini görünce şok oldum ve içeri almadım. "Biz evden çıkacağız ama hemen değil ancak Mayıs gibi, siz numaramı kaydedin haberleşiriz" deyip kadını içeri almadım. Kadın gitti ama tabi bana kuruldu. 

Yarım saat sonra telefonuma mesaj yağmaya başladı, şu ibana kirayı atın, içeri alsaydınız konuşacaktık vs. diye. Ben de "Telefonla haber verip gelseydiniz daha farklı olurdu" diye cevap verdim. Bu ayın kirasını çoktan ödediğimi, gelecek ay için de depozitoyu kullanacağımız için kira ödemeyeceğimizi söyledim. Kadın iyice sinirlendi. Neyse eski ev sahibi sizle görüşür halledersiniz dedim konuyu kapattım. Kendi aralarında anlaşsınlar ki evi almadan önce bu konuları konuşmuş olmaları gerekirdi. 

Neyse... 

Gelelim bizim yeni evimize; şu an kiracı olarak oturduğumuz evin en sevdiğim yanı manzarasıydı. Muhteşem gün batımlarını özlemeyeceğim desem yalan olur ama 9 yıllık deniz manzaramızı yemyeşil bir doğa manzarası ile değiştiriyoruz. Yani maviden yeşile, transit yol gürültüsünden doğanın sessizliğine transfer oluyoruz :)


Salon ve mutfaktan balkona çıkılıyor :) 



Önceki mutfak penceremiz denize bakarken yeni mutfak yeşile bakıyor :) 




Evin içi iyi durumda. Mutfak ve banyo dolapları yenilenip boya yapılınca taşınmaya hazır olacak. Bayram sonrası başlanacak ve yaklaşık 1 ay sürer gibi düşünüyoruz. Mayıs başı taşınabilirsek Evrim'in bu yılki doğum gününü kendi evimizde kutlayabiliriz.

Bu süreci stresten midem delinmeden en kısa sürede atlatırız umarım. 

Salı, Mart 11, 2025

Yok, olmuyor! İçimden gelmiyor!

Elim yazmaya gitmiyor :( Hayat o kadar feci bir hızla akıp gidiyor ki ben oturup yazamıyorum. Ama üzgün de değilim. Yazamıyorum ama... 

Yaşıyorum!

Zaten amaç da bu değil mi? 

Doyasıya yaşamak :) 





Mavilendim :) 



Pazar, Mart 02, 2025

Boyutlar Ötesi Aşk #15

Sarge ve Pera'nın tartıştığı dakikalarda Alice, Kozmik Şûra'nın sistemine tamamıyla entegre olmuş, değerlendirme parametrelerini güncellemiş ve gelecek olasılık analizlerini yeniden başlatmıştı. Artık Pera ve Sarge'ın attığı her adım gelecek analizlerinin birer parçasıydı ve aralarında geçen tartışma geleceğe dair olasılık analizlerini alt üst ediyor, risk analiz sonuçları Şûra'nın geleceği için tehlike çanları çaldığını gösteriyordu. Kozmik Şûra'nın yıllardır engellemeye çalıştığı çöküş başlamıştı ve durdurmak için yapılması gerekenler korkutucuydu.

 ...

 

Kozmik Şûra'nın mevcut başkanı Derek yıllar önce aynı Sarge gibi bir analistti. O zamanlar sistemin masumiyetine ve evrende barış amacına inanıyordu. Ama ansızın Kozmik Şûra onu sorumlu olduğu projeden aldı ve projeyi sonlandırdı. Derek de aynı Sarge gibi gecesini gündüzünü vermişti üzerinde çalıştığı projeye ama Şûra bir anda ortada hiçbir sebep yokken her şeyi sonlandırmıştı. Derek projenin neden sonlandırıldığını araştırmaya başlamış ve Şûra'nın bir çok projede aynı şeyi yaptığını keşfetmişti. O günden sonra bir yandan Şûra ile ilgili her türlü bilginin peşine düşmüş bir yandan da Şûra merkezindeki konumunu yükseltmek için canını dişine takarak çalışmıştı. Uzun bir bekleyişten sonra, Şûra üyelerinden birinin ölümü ile boşalan koltuk Derek'e verilmiş, Derek sonunda Kozmik Şûra'nın  üyesi olmuştu. Derek, Şûra'nın üyesi olduğunda bilgi erişimi hâlâ sınırlıydı ama şüphelerinde haklı olduğunu anlaması için bildikleri yeterli olmuştu. Tam da şüphelendiği gibi Şûra yozlaşmış ve elindeki gücü ayrıcalıklı kişilerin çıkarları doğrultusunda kullanıyordu. Asil üyesi olduktan sonra Derek'in Şûra'yı avcunun içine alması çok zor olmamıştı. O güne dek kimsenin cesaret edemeyeceği riskler alıp planlarını birer birer hayata geçirerek kısa sürede Şûra başkanı olmuş ve tüm kontrolü ele almıştı. Derek'in bu kadar kısa sürede böylesi başarılı olmasının bir sırrı vardı. Derek mevcut olan tüm boyutlara kendi icat ettiği bir cihaz yerleştirmiş böylece tüm boyutlardaki olasılık analizlerini birleştirerek en ufak bilgi kırıntısını bile kendi çıkarları için kullanmaya başlamıştı. Yoluna çıkacak olasılıkları bir bir eliyor, güçlenmesine katkısı olacak kişiler için özel projeler yürütüyordu. 

Derek'in, ilgilendiği onca proje içinde en çok sorun çıkaran 1. Boyut'taki Rüya ve Evrimler projesiydi. Derek'in 1. boyuttaki kontrol cihazı birçok defa sarı ve turuncu kod ikazı vermiş, Derek her defasında ikazları kolaylıkla çözümlemiş ve sorunları halletmişti ama cihazın Rüya için verdiği kırmızı kodu çözümleyemiyordu yıllardır. Kozmik Şûra'nın neredeyse tüm projelerinin finansmanı, çıkarlarını korumak isteyen güçlü kişilerce sağlanıyordu ama Rüya ve Evrimler o projelerden biri değildi. Derek, çözümleyemediği bu kırmızı kodun kendisi ve Şûra için bir tehlike taşıdığını içten içe hissediyor ve durumu kontrol altında tutmak için elinden geleni yapıyordu. Derek, kırmızı kodu ilk aldığı günden itibaren Rüya'yı ve 1. Evrim'i bizzat kendisi izlemeye başlamıştı. Başlarda önemsiz iki insanın hayatının neden kırmızı koda sebep olduğunu anlamaya çalışmış ama ne yaparsa yapsın durumu çözememişti. Sonunda kafasının içinde yanıp sönen o kırmızı koddan kurtulmak için çareler aramaya başlamıştı. Bulduğu çare işe yaradığında yaşadığı rahatlama ne kadar büyükse bir süre sonra tekrarlanan kırmızı kod ile hissettiği çaresizlik de o kadar büyüktü.

Derek, girdiği tüm parametreler, yaptığı tüm analizlerin sonucunda Rüya'nın Evrim'le olması gerektiğini, öyle olmadığı senaryoların hepsinde bu durumun kırmızı koda sebep olduğunu tespit etmişti. Kırmızı kodu susturmanın tek yolu vardı: Ne olursa olsun 1. boyuttaki Rüya ve Evrim'in bir arada ve mutlu kalmasını sağlamak. Derek, problemi çözemiyordu ama işi oluruna bırakmayı da göze alamıyordu. Bu yüzden yıllar içinde işler ne zaman karışsa ve sistem kırmızı kod verse duruma müdahale edip Evrimler değiştirildi. Her defasında kırmızı kod bir sonraki kriz anına kadar susuyor ama bir noktada yeniden uyarı vermeye başlıyordu. Derek, uğraşması gereken binlerce proje ve üzerindeki büyük baskıya dayanamaz hâle geldiğinde tüm analistler içinde yaptığı bir araştırma sonunda Sarge'ı, Rüya projesinden sorumlu analist olarak atadı. O günden itibaren Rüya ve Evrimler projesi kısa sürede Sarge'ın tüm hayatı haline geldi. Sarge, Pera'nın ona Şûra ile ilgili gerçekleri anlattığı güne dek, diğer tüm analistler gibi, Derek'in çıkarlarına hizmet ettiğini bilmeden kelebek etkisine olan tüm inancıyla sadece hassas kozmik dengeleri korumak için çalıştığını sanıyordu. Derek'in hesaba katmadığı şey tam olarak buydu: Yıllardır yüzlerce kişinin hayatına yapılan müdahalelerin kozmik dengeleri değil de şahsi çıkarları korumak için yapıldığı ortaya çıktığında Kozmik Şûra'nın çöküşünü kimse durduramayacaktı.

Sarge, kararını verdiğinde Derek'in Şûra merkezindeki odasına evrenin her köşesinden kırmızı kod ikazları gelmeye başladı.

Attıkça ferahlamak ve Muş Yolculuğu

Taşınmanın güzel yanlarından biri atmak ve attıkça hafiflemek :) Biz de şu an tam o aşamadayız. Evrim'in bilgisayar odasındaki kitaplıkl...