Küçükken çamaşır sepeti dolup taşsa da rahatsız etmiyor. Yıkama, kurutma, ütü yapma zorunluluğu yok.
Acıkınca salça ekmek - bir de üstüne ekmeğin içi ile zeytinyağ sürüp kimyon atınca - yetiyor insana.
Ödenecek faturalar, takip edilecek işler, halledilmesi gereken sorumluluklar...
Ve daha bir sürü ufak tefek şey yok küçükken. Ama büyüdükçe...
...
Az önce mutfak dolaplarını sildim. 25 dolap/çekmece kapağı ve bir de bulaşık mak., buzdolabı ve fırın kapakları var!!! Sonta kalkıp tezgah arasını, tezgahı ve ocağı sildim. Evi süpürdüm. Makineye bir tur daha çamaşır attım. Sırada banyoların temizliği var :( Oysa ki tek istediğim sahilde uzanıp kitap okumak...
Keşke çocuk olsam... Söz bu kez "Ben artık büyüdüm, bana karışmayın!" demeyeceğim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder