Postmodernism etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Postmodernism etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cuma, Nisan 02, 2010

LiLith


Çok zaman önce bir hikaye yazmaya başlamıştım. LiLith'le ilgili. Aslında yazdığım şey öyküden çok LiLith'in bakış açısıyla yazılan bir çeşit günlük. Uzun zamandır ara vermiştim ama dün gece aklıma gelince devam etmeye karar verdim. bugün fırsatım olursa bloga yükleyeceğim ve aklıma estikçe yazmaya devam edeceğim.

*LiLith, Musevilik ve Hristiyanlık inançlarında Âdem'in ilk eşidir. Tevrat'ın ilk bölümü olan Yaradılış bölümünün 1. Bab'ında Âdem ile beraber bir dişi yaratıldığı, 2. Bölümde ise Âdem'in kaburga kemiğinden bir dişi yaratıldığı yazılıdır.

Tevrat'ta açıkça yer almamasına rağmen; birçok Musevi dini kaynağı 2. Bölümde sözü geçen dişinin Âdem'in 2. karısı olduğu, birinci bölümdekinin ise ilk karısı olan Lilith olduğuna inanırlar.

İnanışa göre Lilith, Âdem ile aynı zamanda ve aynı anda yaratıldıklarından Âdem'in kendisine eşit olduğu görüşündedir (Tarihin ilk Feministi) bu sebeple de Âdem'e tabi olmayı şiddetle reddeder Tanrı'ya asi olur ve cennetten uzaklaştırılır. Bundan sonra Tanrı Âdem'in kaburga kemiğinden Havva'yı yaratır Havva sonuçta erkeğinin bir parçasından yaratıldığından ona tabi olur.


*Vikipedi'den alıntıdır.

Cumartesi, Ocak 17, 2009

LiLith'in Günlüğü

selam günlük,
Tanrı beni bugün yarattı ve Adem diye biriyle tanıştırdı. birbirimizi henüz pek anlamıyoruz ama sanırım bu geçici bir durum.

... 

Adem oldukça garip davranıyor. Ne zaman bana baksa yüzüne geniş, komik bir gülümseme yayılıyor. Sürekli bana bakıyor ve gözleri garip bir şekilde parlıyor. 

... 

Selam Günlük, 

Bugün Adem'e eş, daha doğrusu köle olmak için yaratıldığımı öğrendim. Üstelik Adem'in anlayışsızlığı da kalıcıymış. Bu arada yaşadığımız yerin adı "Cennet"miş. İşin kötüsü cennetteki tek erkek de Adem'miş. 


Selam Günlük,

Şu Adem çok alem adam. Tüm gün etrafta aylak aylak geziyor. Taşlara vurup peşlerinden koşuyor, taşlar durunca tekrar vurup tekrar peşinden koşuyor. Bazen ufak bir taşı brz uzağa koyduğu iki büyük taşın arasından geçirmeye çalışıyor. Buraya kadar yine iyi de bir de kalkıp benim de onu izlememi istiyor. 

Hâlâ pek anlaşamıyoruz. O yiyip içip yatmak istiyor; ben gezmek, yüzmek, dans etmek, konuşmak istiyorum. Ama onun aklı sürekli başka yerde! Ben kuş seslerini dinlemeyi seviyorum, o kuşları avlamayı seviyor. Ben nehirde yüzmeye bayılıyorum, oysa bazen günlerce suya dokunmuyor bile. 

Kalbim sızlıyor Günlük. Bir şeyin eksikliğini hissediyorum ama ne olduğunu bilmiyorum :(

...

yine ben günlük,
niye günlük tuttuğumu bile anlamıyor şu Adem. onunla oturup sohbet edebilsem niye günlük tutayım ki? sanırım Tanrı beni Adem'in eksikliklerini kapatmam için yarattı ama Adem'in kırılmaması için ona boyun eğiyormuş taklidi yapmam gerekiyor.

...

ah günlük ah...
yapamadım. çenemi tutamadım. dayanamayıp Adem'e ona boyun eğmediğimi söyledim. yüzündeki o ifadeyi anlatacak kelimeleri henüz keşfedemedim günlük üzgünüm. yani şimdilik muhteşemdi demekle yetinmek zorundayım. tanrı bana çok bozuldu. oyunu kuralına göre oynamadığım için beni cezalandırması gerekiyormuş sanırım.
...

yeni bir gün...
bugün diğer günlerden farklı bir gün olacak sanmıştım ama... bu sabah Tanrı bana cezamı açıkladı. bana bir rakip yolladı. adı Havva. ceza değil de ödül gibi gelmişti bana taa ki Havva'nın Adem'le aynı kalıptan çıktığını anlayana kadar.
...

anlamsız...
bu gerçekten çok anlamsız. Adem kendini nimetten sanıyor. dahası da var. sıkı dur günlük, Havva da Adem'i nimetten sayıyor. Adem onun için kavga etmemizi istiyor, Havva da bu konuda oldukça ısrarlı. sanırım bir kez daha oyunun kuralını bozup Havva'ya gerçeği söylemeliyim.
...

yine suçlu ben oldum.
Havva'ya neden bizden daha sonra yaratıldığını ve neden Adem'in onu seçtiğini anlattım. her şey Tanrı'nın isteğiydi. Havva ve Adem bunu göremiyor. ben de fabrika hatası yüzünden onlara ayak uyduramıyorum.
...
cennetin kalbi.
Havva benim arkadaşlığımı Adem'e tercih ediyor artık. bugün Havva'ya cennetin tamamını gezdirdim ve ona cennetin kalbini gösterdim. cennetin kalbindeki kıpkırmızı meyveler sanırım Havva'nın çok ilgisini çekti.
...

olanlar oldu günlük...
Havva cennetin kalbini söktü. üstelik sırf yalnız yemek yemeği sevmediği için Adem'e de ikram etmiş. tam anlayamadım ama ona cennetin kalbini ben gösterdiğim için her şey benim suçummuş sanırım. anlayacağın olan oldu günlük. bakalım bu kez ne ceza alacağım.
...

hiç şaşırmadım günlük,
cennetten kovulduk. dünya diye bomboş bir gezegene sürüldük. Havva bir dağda, Adem dünyanın öbür ucunda bir yerde. bense nispeten şanslıyım çünkü istediğim an istediğim yerde olabiliyorum. Adem Havva'ya ulaşınca çocukları olacakmış. Havva kızları ve Adem oğulları. ben mi ne olacağım? yaşayıp gideceğim. eğlenerek, aklıma geleni yaparak, yaptırarak ve sonsuza dek suçlanarak. her Havva kızının günlüğünde, her Ademoğlunun hayalinde hep bir parça ben olacağım.
...

Büyü Dükkanı

Tam şu an Storytel'de Yeşim Türköz'ün "Büyü Dükkanı" kitabını dinliyorum. Bedelini ödemeyi kabul ettiğiniz takdirde hayatt...