Evet yine ben.
Az önce karar verdiğim üzere bu blogu karartmayacağım. Böyle yazınca bi garip oldu aman neyse canım nasıl istersem öyle yazabilirim. Bir ara aklımdan bu blogu ileriki kariyer hedeflerime (peh:) uygun olarak düzenleyip çeviriler, makaleler vb. işsel metinler koyarak karartmayı düşünüyordum ama başlığı atar atmaz bunun bir plandan öteye gidemeyeceğini kavradım. Ben böyleyim. Aklıma geleni yazmayı, aklıma estiği gibi yazmayı seviyorum:) Çeviri ve diğer yazılarım için gerektiğinde yeni bir blog oluşturabilirim yani acelem yok.
Geçen hafta çarşamba günü eve gitmiştim, bu sabah döndüm İstanbul'a. Evde bu kez iyi vakit geçirdim, herşey olabildiğince yolundaydı. Manisa'da mesir şenlikleri vardı, gelirken kızlara ve Acıbadem'in 3 atlısına mesir macunu getirdim, haftasonu vereblirim sanırım.
Bugün Çağdaş Dünya Edebiyatı vizesi vardı. Şimdiye kadar girdiğim en rahat sınavdı, umarım beklediğim gibi yüksek not alırım. Yarın 2 tane sınavım var; işin komiği seçmeli ders olan coğrafya için kendi bölüm dersimden fazla zaman harcadım çalışmaya. Yarından sonra tek sınav kalıyor ama yine de rahat yüzü yok bana. Haftasonu da KPDS var. Offfffffffffff!
Bazen içimden çığlıklar atmak geliyor...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Level atlıyorum sanırım :)))
Şu an kendime şaşırıyorum. Saat 9'da evden çıkmayı planlamıştım ama saat 09.36 ve hâlâ evdeyiz ve ben çıldırmadım. Sakin sakin oturuyoru...
-
Yazmayalı 1 aydan fazla olmuş. Bu sürede çok şey değişti. Aynı anda hem antidepresan kullanmaya hem de haftalık psikoterapi almaya başladım....
-
Bugün resmi olarak yaz tatilimin son günü, yarın tüm öğretmenler işbaşı yapıyor(uz). Dün gece - hatta saat itibariyle bu sabaha karşı - yin...
-
Herkes kendine en az bir kez sormuştur sanırım: "Ben burda ne yapıyorum? Ne için yaşıyorum? Amacım ne? Benim cevabım basit: Mutlu olmak...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder