Bu bahar bana uğurlu geldi gibi gibi:D
Sevdiğim (bu aralar 2. kez aşık olduğum) adam askerden döndü bu bahar. Hep hayalini kurduğum gibi bir ev bulup 2 gün içinde taşındım. İşe girdim Ergo İsviçre'de.
Bir haftadır kendi evimde yaşıyorum ve her sabah işe gidiyorum bir heves. İşim de Beşiktaş'ta. Bir haftadır herşey süperdi de dün gece yorgunluktan içim geçti koltukta (gerçi koltuk değil kral yatağı gibi rahat:)
Bugün de çok yoruldum. İkitelli İSTOÇ'a gittim. Allah'ım ne biçim bir yer orası? Nefret ettim. Gitmek 1 saat 45 dk, dönmek de o kadar. 3 saat geçirdim yolda ve görüşmeye gittiğim yerdeki beyfendi (!?) bana bir su bile ikram etmedi. Neyse şu an serin ve sevimli ofisimizde oturuyorum.
Çarşamba günü Ergo İsviçre'nin yeni ofisinin açılış kokteyli var. Evrim de burda işe girdiği için birlikte katılacağız kokteyle. Umarım güzel olur.
Acıktım. Tıkınmaya gidiyorum.
Bu günlük de bu kadar sayın okuyucularım.
Beni özleyin anacım. Baaayyyyyy...
(Oya Başar-Olacak O kadar Bitişi)
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Level atlıyorum sanırım :)))
Şu an kendime şaşırıyorum. Saat 9'da evden çıkmayı planlamıştım ama saat 09.36 ve hâlâ evdeyiz ve ben çıldırmadım. Sakin sakin oturuyoru...
-
Yazmayalı 1 aydan fazla olmuş. Bu sürede çok şey değişti. Aynı anda hem antidepresan kullanmaya hem de haftalık psikoterapi almaya başladım....
-
Bugün resmi olarak yaz tatilimin son günü, yarın tüm öğretmenler işbaşı yapıyor(uz). Dün gece - hatta saat itibariyle bu sabaha karşı - yin...
-
Herkes kendine en az bir kez sormuştur sanırım: "Ben burda ne yapıyorum? Ne için yaşıyorum? Amacım ne? Benim cevabım basit: Mutlu olmak...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder