Perşembe, Şubat 20, 2025

Boyutlar Ötesi Aşk #10 (Yeni) - (Bölüm sayılarında karışıklık olmuş)*

        Rüya'nın boşanalım teklifini, Kozmik Şûra'nın tepkisini bir an bile düşünmeden kabul etti 7.Evrim. Neyse ki Kozmik Şûra buna hazırlıklıydı. Rüya ve Evrimler'in ilişkisi 7/24 izleniyor ve her adımları olasılık analizleriyle değerlendiriliyordu. Gerçi bu boşanma resti beklediklerinden bir hafta kadar erken olmuştu. Bu yüzden acil durum ilan edildi; Evrim'in bilgilendirme süreci hızlandırıldı ve 3 gün içinde Evrimler'in değiştirilmesine karar verildi. Ancak bu süreçte beklenmedik aksaklıklar yüzünden değişiklik 3 gün değil, 10 gün sonra gerçekleştirildi.

        Rüya ve 7.Evrim, boşanma kararı aldıktan sonraki günler hiç olmadığı kadar gergin bir bekleyişle geçti. Rüya ve Evrim önce odalarını ayırdılar sonra da birbirleri ile iletişim kurmayı tamamen kestiler. İkisinin de düşünecek çok zamanı oldu. 7.Evrim içine sıkıştığı bu kafesten çıkacağı için çok rahatlamıştı, gözü hiçbir şey görmüyordu. Kozmik Şûra'nın tüm iletişim kurma çabalarını bertaraf ediyordu. Nasılsa eninde sonunda onun yerine geçecek başka bir Evrim bulacak ve onu bu boyuttan alacaklardı. Gerisi yeni Evrim'in sorunuydu. 7.Evrim'e göre artık ortada konuşulacak bir şey kalmamıştı.

        8.Evrim'in gideceği boyuttaki hayatıyla ilgili öğrenmesi gereken bir sürü şey vardı ama Evrimler'in yer değişikliği acil durumlarda ve hızlıca gerçekleştiği için Evrimler çoğu şeyi yaşayarak öğreniyorsun maalesef. Rüya başlarda, Evrim'in tanıdığı insanlarla tekrar tekrar tanışmaya çalışması ya da nerdeyse her ay bir kez gittikleri balık restoranının yolunu hatırlamaması gibi bazı şeylere çok şaşırıyordu ama zamanla Evrim'in vurdumduymazlık temelli bir hafıza problemi olduğuna kanaat getirmişti. Rüya'nın teorisine göre; Evrim, kendisi için birincil önem taşımayan, gereksiz bulduğu her şeyi siliyordu hafızasından. 

        Evrim'in bu unutkanlık huyundan(?) en çok muzdarip olan iki kişi Rüya'nın üniversite yıllarından iki arkadaşıydı. Şansa bakın ki ikisinin de adı Burak'tı. Çok sık görüşmüyorlardı ama 2-3 yılda bir her denk gelişlerinde Evrim elini uzatıp "Merhaba, ben Evrim." diye kendini tanıtıyordu. Buraklar bu duruma alışmışlardı; onlar da Evrim'le tokalaşıp "Merhaba abi, ben de Burak ama sen nasılsa yine unutacaksın. Çok takılma yani." diyerek Evrim'i ti'ye alıyorlardı. Rüya, her şeyi öğrendikten sonra bu durum aklına geldiğinde, demek ki Buraklar gerçekten de her seferinde farklı bir Evrim ile tanışmışlar diye geçirdi içinden. 

        Rüya ve 7.Evrim, boşanma sonrası nasıl bir düzen kurucakları ile ilgili çok konuşmamışlardı ama Evrim hâlihazırdaki işinden memnun olmadığı için işten ayrılıp İstanbul'a döneceğini ve bir süreliğine ailesi ile kalacağını söylemişti. Arya, Rüya ile Hopa'da kalacaktı. Rüya, boşanalım dediği için pişman değildi ama sonrasını düşününce Arya için üzülüyor, itiraf etmek istemese de Evrimsiz bir hayat fikrini düşündükçe giderek kararından şüphe duymaya başlıyordu. 

         Ayrılık kararının 9. gününde Rüya, Evrim ile konuşup Arya'nın bu ayrılıktan mümkün oldukça az etkileneceği bir düzen kurmaları için bir plan yapmak istedi. Evrim "Sen nasıl istiyorsan öyle yapabilirsin, benim için fark etmez." diyerek kestirip attı konuyu. Rüya, içinde zar zor sağlam kalan son birkaç şeyin de kırılıp döküldüğünü duyar gibi oldu bir an. Daha önce bir kez bile üç günden fazla küs kalmamışlar, birbirlerine ne kadar dargın olsalar da bir kez bile ayrı odalarda uyumamışlardı. Rüya, tam bu ayrılığın artık geri dönüşü olmadığına ikna olmuştu ki 10.günün gecesinde hiç beklemediği bir şey oldu. Gecenin bir yarısı Evrim Rüya'nın yanına gelerek Rüya'yı uyandırdı ve ona sıkıca sarıldı: 

"Beni affet, ben sensiz yaşamak istemiyorum. Sensiz  yaşayamıyorum, nefes alamıyorum."

"Evrim, n'oluyor? Daha dün kadar ne istersen yap, benim için fark etmez diyordun, 10 gündür yüzüme bakmıyordun. Anlayamıyorum. N'oldu da gecenin bir yarısı fikrini değiştirdin?" 

"Çok bunalmıştım. Her şey üstüme üstüme geliyordu. Ne yapsam seni mutlu edemiyorum gibi hissettim. Seni bırakırsam daha mutlu olursun diye düşündüm. Ama hata ettim. Ayrılmak istemiyorum. Her şeyi yoluna koymak istiyorum. "


        Rüya uyku sersemi ne olduğunu anlayamamış ama nedense Evrim'in söylediklerine inanmıştı. Evrim bir gece de baştan ayağa değişmişti sanki. Rüya o zaman gerçekleri bilmese de içgüdüsel olarak hissettikleri doğruydu. 7. Evrim ile 8. Evrim'in değişimi tam bu konuşmadan 30 sn önce gerçekleşmişti. 8.Evrim, Kozmik Şûra'nın kararıyla saat 03.05'te 7.Evrim'le yer değişmiş ve hiç vakit kaybetmeden Rüya'nın yanına gitmişti. 

        8. Evrim, başka bir boyut, başka bir Rüya diye düşünmemişti hiç. Kendi boyutunda Rüya'dan ayrılarak yaptığı hatayı geri almayı o kadar çok istemişti ki şimdi bu fırsat eline geçince bir saniyeyi bile boşa harcamak istemiyordu. Uyku sersemi olup biteni tam olarak anlayamadığı her halinden belli olan Rüya'ya sımsıkı sarıldı. 

"Lütfen, bu gece sarılarak uyuyalım. Seni çok özledim. Bir gece bile ayrı kalmak istemiyorum. Seni seviyorum." 

"Sen, bensiz yaşayamayacağını anladın diye her şey halloldu, mevzu bitti gitti mi yani şıp diye? Bu kadar mı kolay mı Evrim? Boşanma noktasına gelmemize yol açan problemleri çözmedikçe durum değişmeyecek. Beni sevdiğini biliyorum ama sevgi her şeyi çözmüyor."

"Biliyorum ve haklısın. Konuşmamız ve çözmemiz gereken çok şey var ama bu gece sadece sarılarak uyumak istiyorum. Söz, yarın her şeyi uzun uzun konuşup bunu yürümenin bir yolunu bulacağız." 

        Evrim, Rüya'nın karşı koymasına izin vermeyerek onu kucakladığı gibi yatak odasına götürerek sımsıkı sarıldı ve uzun zaman sonra ilk kez derin ve huzurlu bir uykuya daldı. Önünde aşması gereken kocaman dağlar olduğunu, 7.Evrim yüzünden Rüya ile arasına kocaman duvarlar örülmüş olduğunu anlamıştı ama onun bu kez pes etmeye hiç niyeti yoktu. 

... 


*Sağ olsun Momentos'un uyarısıyla fark ettim. 6.bölümü iki kez yayınlamışım ve ikincisini 7.bölüm olarak numaralandırmışım. Düzelttim az önce hatalı böl. numaralarını. Karışıklık için kusuruma bakmayın lütfen.


Boyutlar Ötesi Aşk #9

        8. Evrim'i ikna etmeleri zor olmamıştı çünkü 8. Evrim'in geldiği boyutta Rüya ve Evrim ayrılıp kendi yollarına gitmişler; Rüya tüm dünyada tanınan bir anti-evlilik temsilcisi olmuş ve anti-evlilik teorileri ile toplumun evliliğe bakışını kökünden sarsmıştı. Evrim içinse işler pek yolunda gitmiyordu. Rüya, olmayınca tüm odağını kaybetmiş, aile evine geri dönmüş, bilgisayar başında amaçsız ve mutsuz bir hayat sürüyordu. Yani kısacası Rüya yoluna devam etmiş ama Evrim edememişti. Kozmik Şûra, Evrim'le ilk kez temas kurduğunda Evrim aylar sonra ilk kez gülmüş hatta çılgınca kahkahalar atmıştı.

    "Biliyordum! Tüm o filmlerdeki boyutların, paralel evrenlerin, alternatif dünyaların bir şekilde gerçek olduğunu biliyordum!" demişti kahkahalarının arasında Evrim. Sakinleştiğinde, Kozmik Şûra ona Rüya'yı ve 7. Evrim'i izletmişti. Rüya ve 7.Evrim bir dönüm noktasına gelmiş ve tıkanmışlardı. 7.Evrim, Kozmik Şûra'nın tüm ikazlarına rağmen durumu düzeltmek için yapması gerekenleri yapmıyordu. Bu durum bir süre daha devam ederse Rüya ve Evrim ayrılacak, o güne dek yapılan her şey boşa gidecekti. Kozmik Şûra, neden Rüya ve Evrim'in ayrılmaması gerektiği ile ilgili detayları Evrim'e açıklamamış sadece tüm evrenlerdeki dengenin korunması için Rüya'nın Evrim'den ayrılmaması gerektiğini ve bunun için ne gerekiyorsa yapılacağını söylemişti. Evrim, Rüya'sız kalınca kendi dengesinin nasıl bozulduğunu bildiği için daha fazla açıklamaya ihtiyaç duymamıştı. O, Rüya'ya aşıktı. Kendi boyutunda ve var olan her boyutta. Evrim bunca zaman kendi dünyasında Rüya ile ayrılmalarına sebep olan şeyleri düzeltme fırsatı olsa her şeyi farklı yapacağını düşünüp durmuştu. Şimdi Kozmik Şûra bu şansı ona hediye ediyordu adeta. Üstelik bir de bonus vardı: Bu dünyada Rüya ve Evrimlerin, tıpkı Evrim'in klonu gibi görünen Arya isimli afacan bir kızları vardı. Evrim, bundan iyisi olamaz diyerek balıklama atladı Kozmik Şûra'nın teklifine.

        Kozmik Şûra, Rüya'nın yanına gidecek sekizinci Evrim'i bu "yolculuk" için hazırlarken, 7. Evrim ile Rüya arasında ipler iyice gerilmişti. 7. Evrim, Rüya'nın sonu gelmez beklentileri olduğunu düşünüyor ve onları karşılamanın mümkün olmadığını iddia ediyordu. Rüya ise tek beklentisinin hayatı ve tüm sorumlulukları eşit paylaşmak olduğunu söylüyordu. İkisi de çalıştıklarına göre ev işlerini de ikisi ortaklaşa yapmalılardı. Arya için yapılması gerekenlerin pazarlığının yapılması bile söz konusu olmamalıydı zira o ikisinin de en kıymetli parçası değil miydi? Bu sözlerine umduğu karşılıkları alamıyordu Rüya. 7. Evrim, hiç istemediği bir şehirde yaşıyor, hiç istemediği bir işte çalışıyor ve dünyaya gelmesi için en ufak bir heyecan duymadığı bir çocuğa babalık etmeye çalışıyordu. Tüm bunların yükünü taşıyamaz olmuştu artık. İnceldiği yerden kopsun diyordu ki Rüya "Boşanalım o zaman!" deyiverdi bir gün.

 


Çarşamba, Şubat 19, 2025

Boyutlar Ötesi Aşk #8

         Sarge, ekranın karşısında ne kadar süre hareketsiz kaldığını tam bilmiyordu. Sonunda silkelenip kendine geldi ve son 1 saate ait kayıtları temizlemeye karar verdi. Kayıtları tamamen silmesi dikkat çekerdi; son 1 saati silip yerine başka bir kayıt hazırlamayı düşündü ve bu düşüncesine kendisi de çok şaşırdı: "Kayıtlarla oynamak mı?". Sarge, başını büyük bir belaya soktuğundan emin olarak önündeki panele gerekli komutları girmeye başladı. Uzun bir gece onu bekliyordu. Bellekte geriye doğru tarama yapıp Rüya ve Evrim'in saçından giysisine kadar aynı olan görsel kayıtlar bulmalı ve onlardan anlamlı yeni bir kayıt oluşmalıydı. Keşke her daim takım giyinen o garip çiftlerden olsalardı Rüya ve Evrim; o zaman işi kolay olurdu Sarge'ın. Mevcut koşullarda Rüya ve Evrim'in görüntülerini farklı günlerden alıp konuşmalarının ve evin içindeki hareketlerinin birbiriyle tutarlı olmasını sağlaması gerekiyordu. O tüm bunları yaparken Rüya ve Evrim'in bir an önce normale dönmelerini diledi.

        Bu sırada Rüya, öğrendiği onca şeyin ağırlığı ile aklını yitirmek ile aklını başına toplamak arasında gidip geliyordu. Tüm bu olanlar bir film senaryosu gibiydi adeta. "Paralel Evrenler ve Para-Evrimler!" dedi kendi kendine. Evrim, Rüya'nın ince bir çizgi üstünde zar zor dengede durmaya çalıştığını fark edince elinde olan tek şeyi yaparak işi espriye vurdu:

"Bak sana misler gibi senaryo malzemesi verdim. Eh artık benim adımı da eklersin sondaki "Credits" kısmına."

"Oh ne güzel' Yine dalgaya al her şeyi! Nasıl bu kadar vurdumduymaz olabiliyorsun anlayamıyorum. Tüm o "Evrimler"in tek ortak noktası bu olabilir: Vurdumduymazlık!"

"Haklısın hepimizin fabrika ayarlarında, senin vurdumduymazlık dediğin o savunma mekanizması olmasaydı hayatta kalamazdık; yaptığımız fedakarlıkları yapamazdık ve sen çok daha önceden her şeyi öğrenmiş olurdun muhtemelen." Evrim'in sesi sitem doluydu.

        Rüya belki de ilk kez Evrim'e haksızlık ettiğini düşündü. Sebebini hâlâ tam olarak çözemediği bir şeyler yüzünden tüm o Evrimler kendi hayatlarından alınmış ve zorla Rüya'nın hayatına dahil olmuşlardı. Rüya asla yapamazdı böyle bir şeyi. Muhtemelen Yüksek Şûra üyelerinin her birine bağırıp çağırır; onun hayatına burunlarını sokma hakkını nereden aldıklarını sorardı. Belki Evrimler de ilk başta öyle yapmışlardı. Onlar da karşı koymuş ama bir şekilde mecbur bırakılmışlardı belki de. Daha önceki Evrimler ile ilgili gerçeklerin tamamını asla öğrenemeyeceğini düşündü Rüya. Ama şimdi en azından 8. Evrim'in gerçeğini öğrenebilirdi. 

"Neden? Neden ben? Neden onca Evrim kendi boyutundan alınıp buraya, benim yanıma gelmek zorunda bırakıldı? Sizi nasıl ikna ettiler böyle bir şeye?"

"Diğerlerini nasıl ikna ettiler bilmiyorum ama beni ikna etmeleri pek de zor olmadı."

...


Not: Bu bölüm fırından yeni çıktı :) Az önce yazıp hemen yayınladım :)

Salı, Şubat 18, 2025

Boyutlar Ötesi Aşk #7

 

Rüya ne olduğunu anlayamıyordu. Evrim ne demek istemişti? Tüm o anlattıkları basit bir şakadan ibaretken birden nasıl olup da “hassas kozmik dengeler”e gelmişti konu? Evrim daha cümleler ağzından çıkmadan pişman olmuştu söyledikleri yüzünden ama yine de durduramamıştı kendini. Şimdi Rüya kafasındaki tüm sorular yüzünden okunur halde ona bakıyordu. Artık yapabileceği bir şey kalmamıştı. Rüya’yı kaybetme düşüncesiyle zonklayan beyni durmuştu adeta. Sonunda Rüya’nın yanına gidip her şeyi en başından anlattı.

 

Tüm bunlar olurken Sarge olasılık analiz kabininde oturmuş işin nereye varacağını hesaplamaya çalışıyordu. İlginç olansa hiçbir analiz paralel evrenlerde korkulan hasara yol açacak bir uyarı sinyaline yol açmamıştı henüz. Sarge bunu anlayamıyordu. Eğer her şey Şûra’nın öne sürdüğü gibi olsaydı, şu anda paralel evrenlerin çöküşünü başlatacak olaylar analiz ekranına düşmeli ve olasılıklar tehlike sinyali vermeliydi. Ama aksine tek bir tehlike sinyali bile yoktu ekranda. Evrim gerçeği Rüya’ya anlatırken Sarge hareketsizce onları izliyor ve ne yapması gerektiğine karar veremiyordu.

 

Evrim gerçeğe dair tüm bildiklerini anlatıp bitirdiğinde Rüya ne düşüneceğini bilemez hale gelmişti. Başka evrenlerden gelen sekiz farklı Evrim! Sekiz farklı hayat! Hepsi de Rüya gerçekleri öğrenmesin, Evrim’in yokluğunu deneyimlemesin ve “Evrim’siz” bir hayatla değişmesin diye kendi dünyalarından koparılıp Rüya’nın yanına gelmeye mahkûm edilmişlerdi. Bazıları Rüya’yı sevmiş, bazıları nefret etmiş, bazıları ona sadece acımıştı. Ama işte şu an karşısında duran adam ona âşıktı ve aşkı uğruna her şeyi tehlikeye atmayı göze almıştı. Evrim bildiklerini mümkün oldukça anlaşılır ama bir o kadar da hızlı anlatmaya çalışıyordu çünkü Sarge’ın şu an onları izlediğini biliyordu. O saçma sapan olasılık analiz makineleri şu an çılgınca tehlike sinyalleri gönderiyor olmalıydı. Rüya kafasının içinde dönüp duran yüzlerce sorunun içinden en önemlisini seçti.

 

“Neden ben? Neden benim için bu kadar fedakârlık, bu kadar plan, bu kadar çaba? Onca insan içinde benim ne önemim olabilir ki?

 

Evrim cevabı bilmiyordu. Kozmik Şûra bunu kimseye açıklamamıştı. Evrim’in bildiği tek şey sebep ne olursa olsun Kozmik Şûra’nın Rüya’nın gerçeği öğrenmesine asla izin vermeyeceğiydi. Asıl zorluk şimdi başlıyordu. Sarge şu ana dek onları ele vermemişti ama fikrini ne zaman değiştireceğini, tüm bu olanları Şûra’ya ne zaman anlatacağını bilemezlerdi. Belki de şu anda çoktan Şûra’yı toplamış, tüm bu olanları anlatıyor olabilirdi. Rüya ve 8. Evrim ne yapacaklarını hiç bilmeden bir süre öylece, birbirlerine bakarak oturdular. Önlerinde karmaşa ve belirsizliklerle dolu bir yol uzanıyordu şimdi.


Pazartesi, Şubat 17, 2025

Boyutlar Ötesi Aşk #6

Rüya hiç uyumadan öyküsünü yazmıştı tüm gece. Saate baktığında Evrim’in gelmesine birkaç saat kaldığını fark etti. Sabırsızlanıyordu hikâyesini Evrim’e okutmak için. Henüz bitmemişti tabi ki. Cevaplanacak bir sürü soru vardı ama cevaplar için Evrim’e ihtiyacı vardı Rüya’nın. Sonuçta fikir ondan çıkmıştı. Evrim gelene dek hikâyesini bir kez daha gözden geçirip bazı notlar aldı. Kafasında birkaç değişik son yazmıştı hikâyeye ama hiç biri istediği kadar vurucu olmamıştı. Bu konuda Evrim’e güveniyordu, kesin ilginç bir son bulmasına yarayacak bir şeyler söylerdi Evrim.


Sarge aktarım istasyonun çıkarken birinin onu fark edip fark etmemesine hiç aldırmadı. Artık bunun pek de önemi kalmamıştı. Doğruca kendi analiz kabinine girip son verileri gözden geçirdi. Görünüşe bakılırsa Rüya kalan iki Evrim’in değişim zamanını henüz bulamamıştı. Sarge bir an sıradaki adımını düşündü. Şimdi tüm ipler Evrim’in elindeydi. Evrim’in söylediklerini düşündükçe onun haksız olmadığını fark ediyor ve bu durum canını giderek daha çok sıkıyordu. Sonunda her şeyi akışına bırakmaya karar verdi. Olan olmuştu, şu saatten sonra ne yapılırsa yapılsın işler sarpa saracak gibi görünüyordu. Yaklaşan büyük fırtınanın öncesinde Evrim’in küçük de olsa bir şansı varsa onu kullanmasına izin verecekti Sarge.

 

 

Evrim eve ulaştığında Rüya’yı yorgun ama heyecanla onu beklerken buldu. İşten döndüğünde kıyafetlerini çıkarıp duş almadan hiçbir şey yapmazdı. Rüya, bu kez Evrim’i banyo kapısında bekledi. Sürekli konuşuyor, Evrim’e hikâyeye bulduğu farklı sonları anlatıp duruyordu. Evrim çoğunu duymuyordu ama Rüya bir kez başladı mı onu susturmanın mümkün olmadığını bildiği için sesini çıkarmıyordu. Sonunda duştan çıktığında Rüya giyinmesine bile izin vermeden laptopu eline tutuşturdu. Evrim tüm hikâyeyi okuyana dek başında bekledi ve sürekli “Nasıl olmuş? Şurası şöyle mi olsaydı acaba?” diye soru sorup durdu. Hikâye bitince Evrim tüm ciddiyetiyle “Altı Evrim’in değişim zamanını tespit etmişsin ama kalan iki tanesi nerede?” diye sordu. Rüya anlık bir şaşkınlıktan sonra kızgınlıkla “O kadar şey yazdım, sen buna mı takıldın? Ne kadar gıcıksın ya! İnsan bir “Güzel olmuş” falan der!” diyerek sitem etti. “Canım tabi ki güzel olmuş, orası zaten malum diye söylemedim.” diyerek kendini kurtarmaya çalıştı Evrim ama geç kalmıştı. Rüya bilgisayarını aldığı gibi yatak odasına geçti.

 

“Sana soranda zaten kabahat!”

“Aşkım, çok güzel olmuş hikâyen ama ben tüm o “Evrimler”in değişim zamanlarını bulup iki tanesini bulamamana şaşırdım. Yani şimdi yarın ben gitsem yerime başka biri gelse anlamaz mısın acaba diye düşündüm bir an.”

“Anlamaz mıyım? Anlarım! Umarım yeni gelen senden daha nazik, daha ince fikirli olur!”

“Öyle mi? Daha iyisi olduktan sonra yenisi gelebilir diyorsun yani. Ne güzelmiş!”

“Ben evrenden asla seni değiştirmesini talep etmedim ama demek ki yukardakilerin bir bildiği varmış.”

 

Rüya’nın bu son sözleri Evrim’in içinde olmadık yerlere dokunmuş, olmayacak telleri titretmişti.

 

“VAR! VAR TABİ! BİLDİKLERİ BİR ŞEY VAR! TEK BİLDİKLERİ KENDİ KOLTUKLARINI KORUMAK! NE GELEN EVRİMLER UMURLARINDA ONLARIN NE DE GİDEN EVRİMLER! TEK UMURSADIKLARI “HASSAS KOZMİK DENGELER” BOZULMADAN KENDİ K.ÇLARINI KURTARMAK!” dedi Evrim kontrolünü bir anlığına kaybederek.



Boyutlar Ötesi Aşk #5


Sarge, sürekli artıp azalan olasılık yüzdelerini takip etmekten yorgun düşmüştü. Aslında kozmik saat de çoktan turunu tamamlamış, mesaisi saatler önce bitmişti ama o yerinden ayrılamıyordu. Son saatler epey hareketli geçmişti. Rüya, “Evrimler”in değişim tarihlerini kusursuz şekilde bir bir tespit ettikçe tehlikeli olasılıkların yüzdeleri artmış, sınıra dayanmıştı. Rüya şu ana dek altı farklı Evrim’in değişim zamanını tespit etmiş ama mevcut gerçeklik algısı hâlâ değişmemişti. Olasılık yüzdelerinin tehlike sınırını aşmasını engelleyen tek parametre buydu ve Sarge buna şükrediyordu. Bunca yıllık emek ve bunca fedakârlık bu kadar kolay boşa gitmemeliydi. 

Paralel evrenlerin varlığı Dünya ve Rüya için bir muamma olarak kalmaya devam etmeliydi. Aksi takdirde Şûra’nın anlattığı üzere, diğer tüm evrenlerin varlığı tehlikeye girecek ve Dünya için geri dönüşü olmayan bir yola girilecekti. Bu koşullarda Şûra’nın boyutlar arası olağanüstü hâl ilan etmesi an meselesiydi. Sarge yetki sınırının epey dışına çıkmış olacağını bilmesine rağmen 8. Evrim’e ulaşmaya karar verdi. Bu derdi başlarına o açmıştı, o çözmeliydi. 8. Evrim’e ulaşmanın en kolay yolu, geçiş sağlayacak uygun bir konak bulmak ve kontrolü kısa süreliğine ele almaktı. Bunun için Sarge’ın, yakalanma riskini göze alarak mümkün olduğunca dikkat çekmeden aktarım istasyonuna gitmesi gerekiyordu. Belki de ilk kez sıradan, çok dikkat çekmeyen, hatta silik bir tipi olduğu için kendini şanslı hissetti. O saatlerde aktarım istasyonunda fazla çalışan olmaması da bir diğer avantajıydı.

 

Olasılık Analiz İstasyonu ile Aktarım İstasyonu arasında 100 metrelik bir koridor vardı. Koridorun bir yanında Boyutlar Arası İletişim Kontrol Odalarına, diğer yanında ise Çoklu Evren Çakışma Analiz İstasyonu’na açılan kapılar vardı. Sarge koridoru şans eseri kimseyle karşılaşmadan geçti ve Aktarım İstasyonu’na girdi. En yakın aktarım kabinine girer girmez derin bir nefes aldı ve hemen uygun bir konak arayışına başladı. Evrim şu anda işteydi, tam o anda 30’lu yaşlarında güzel bir kadına yardımcı oluyordu. Sarge bir an tereddüt ettiyse de sonunda aktarım için düğmeye bastı. Göz açıp kapamadan kısa bir sürede Evrim’in karşısında, az önce ekrandan izlediği kadının bedenindeydi. Aktarım kabininden seçilen bir konağın bedenine yapılan bu işlemin anlık bir baş dönmesi dışında hiçbir yan etkisi ya da zorluğu yoktu. Bilmeyen gözlerce asla anlaşılamayacak bu aktarımı Evrim anında fark etmişti. Sarge’ın gözlerine bakarak:

 

“Bu kadar acil şekilde iletişime geçtiğinize göre önemli bir mevzu olmalı” dedi.

 

“Evet. Ben Sarge Patcher. İkinci Kuşak Analist Uzmanıyım. Rüya’nın, senin ve diğer tüm “Evrimler”in olasılık analizlerinden sorumluyum. Burada oluşumun nedeni senin sorumsuzca, hatta ahmakça davranışların. Şu an seninle iletişime geçerek kendimi riske atıyorum ama buna mecburum.” diye karşılık verdi Sarge hâkim olamadığı bir öfkeyle.

 

“Sakin ol, Sarge. Gördüğün gibi burası benim iş yerim ve tahmin edersin ki iş arkadaşlarımın yabancı bir kadınla tartıştığımı görmeleri çok da hoş olmaz. Şimdi ne demek istediğini sakince açıklar mısın? Tam olarak hangi davranışlarım sorumsuzcaymış acaba?” diye sordu Evrim alaycı bir tavırla.

 

“Bilmezden gelme! Rüya’ya her şeyi anlatmandan bahsediyorum tabi ki!”

 

“ Sevdiğim kadına gerçekleri anlatmam mı sorumsuzca? Ya sizin yaptıklarınız? Kozmik Şûra’nın tüm paralel evrenleri kontrol altında tutmak için yaptıkları? Bize hiç seçme şansı vermediniz! Ne kendi isteğimizle geldik Dünya’ya ne de kendi isteğimizle ayrıldık. Hep siz karar verdiniz. Ama bu kez öyle olmayacak. Ayrılmam gerektiğine karar verilirse tüm o anlattıklarımın basit bir şaka olmadığını söyleyeceğim Rüya’ya. Ben ona ulaşamadan yerime başka bir Evrim geçirseniz bile bu kez Rüya mutlaka fark edecek bu değişikliği ve eninde sonunda ona o gün, o restoranda doğruyu anlattığımı anlayacak. Bu kez işler sizin kontrolünüzde değil ve bu konuda yapabileceğiniz hiçbir şey yok! Bu yüzden sen şimdi gidip o sözüm ona “Yüce Kozmik Şura”ya benimle iyi geçinmekten başka çareniz olmadığını haber ver bir an önce!”

 

Sarge ne diyeceğini bilemiyordu. 8. Evrim’in haklı olduğunu görmek için olasılık hesaplarına göz atmaya bile gerek yoktu. Evrim’le daha fazla konuşmanın bir faydası olmadığını anlamıştı. “Şansın şimdilik yaver gidiyor olabilir. Ama Şûra ipleri senin elinden almanın bir yolunu bulacaktır mutlaka. Fırsatın varken tadını çıkar. Uzun sürmeyebilir.” diyerek aktarımı geri çevirdi ve hızlıca aktarım kabinindeki vücuduna geri döndü. Sarge’ın bir süreliğine bedenini kullandığı kadın kendine gelince hafif bir baş dönmesi hissetti. Evrim, sendeleyen kadını kolundan yakalayıp “İyi misiniz?” diye sordu. Kadın “İyiyim. Yorgunluktan sanırım, bir an başım döndü.” diyerek gülümsedi ve elindekilerle kasaya yöneldi.


Pazar, Şubat 16, 2025

Boyutlar Ötesi Aşk #4

 

Rüya hikâyesini yazmaya devam ederken 8. Evrim’e gelene dek “Evrimler”in nerede nasıl yer değiştirdiklerine odaklandı. İlk ‘Evrim’in tanıştıktan bir yıl sonra gittiğini söylemişti 8. Evrim. Şöyle bir düşününce, gerçekten de Evrim’in o sıralarda bariz şekilde değiştiğini hatırladı Rüya. Sevgili oldukları o ilk bir yıl içinde Evrim, Rüya’ya hiç “Seni seviyorum” dememişti. Zaman zaman Rüya sinirlenip “Ya sen beni hiç sevmiyor musun?” diye sorduğunda Evrim sadece “Ne alakası var canım? Yok öyle bir şey!” demekle yetiniyordu. Sonra bir anda, kalp sıkışması sebebiyle hastaneye gittikleri o gün, ketum, mesafeli Evrim gitmiş, yerine her fırsatta Rüya’nın yanında olan, sevgi dolu bambaşka bir adam gelmişti. O zamanlar Rüya bu durumu Evrim’in ölüm korkusu ile sahip olduklarının kıymetini anlamış olmasına bağlamıştı. Rüya geçmişi düşündükçe geriye kalan altı Evrim’in değişim zamanlarını belirlemenin ve öyküyü kurgulamanın pek de zor olmadığını fark etti. Çünkü yıllar içinde Evrim, adeta adının hakkını vermek ister gibi bitmeyen bir evrim süreci geçirmişti sanki.

 

2. Evrim, askerlik döneminde gitmiş, yerini 3. Evrim almıştı.  Evrim askere gittiğinde 118 kiloydu ve oldukça modern, açık fikirli biriydi. Bir süre sonra tavırlarındaki maçolaşma bariz hale gelmişti ama askerlik psikolojisine yormuştu Rüya bu tavırları. Askerlik bittiğinde Evrim eve 98 kilo olarak döndü. Bu da normaldi, sonuçta tatile değil askere gitmişti. Evrim’in bu halleri de çok sürmemişti aslında. 1 yıl boyunca acayip tavırlarıyla ve katlanılmaz egosuyla Rüya’yı epeyce zorlamış ama sonunda burnu sürtülmüş, normale dönmüştü. Ya da o Evrim yerini yeni bir Evrim’e mi bırakmıştı acaba?

 

“Evrimler”den biri –ama kaçıncısı emin değildi Rüya– kızları Arya’nın 1. yaş gününden kısa bir süre sonra değişmiş olmalıydı. Evrim o değişimden sonra öğretmenlik yapmaya başlamış ve her fırsatta kendine en uygun işi bulduğunu söyler olmuştu. Sonra 2 yıl önce tekrar değişmişti Evrim. Öğretmenlikten mağazacılığa geri dönmüş ama bu kez o güne dek hiç denemediği bir uğraş edinmişti. Boş vakitlerinde bambaşka bir dünyayı anlatan fantastik bir roman yazmaya başlamıştı. Anlattıkları o kadar değişik, o kadar sürükleyiciydi ki, Evrim yeni bölümleri yazarken Rüya okumak için sabırsızlanıyordu.

 

Evrimler”in değişim zamanlarını kurgularken hiç zorlanmayışı şaşırtmıştı Rüya’yı. Ama öyküyü yazdıkça aklına bir sürü soru takıldı: “Evrimler” neden diğer boyutlardan Dünya’ya geliyorlardı? Onların boyutlarındaki “Rüyalar”a ne olmuştu? Yoksa orada “Rüyalar” yok muydu? Her boyutta Dünya’da oldukları gibi birlikte miydiler? Boyutlar arası yolculuğu nasıl yapıyordu peki “Evrimler”? Ayrıca tüm paralel evrenlerin bu işten haberi vardı da bir tek Dünya mı bihaberdi? Peki ya Arya’nın babası?” O kadar çok cevaplanması gereken soru vardı ki… Rüya bu hikâyenin öyle basit bir kısa öyküye sığmayacağını anladığında saat sabahın 3’ü olmuştu.


Homini de gırtlak, pufidi kandil, tumba yatak :)))

Birkaç gündür canım hem poğaça hem de böyle çikolatalı fındıklı fıstıklı kurabiye istiyor. Hâl böyle olunca daldım mutfağa ama ölçüyü kaçırm...