Salı, Nisan 01, 2025

Attıkça ferahlamak ve Muş Yolculuğu

Taşınmanın güzel yanlarından biri atmak ve attıkça hafiflemek :) Biz de şu an tam o aşamadayız. Evrim'in bilgisayar odasındaki kitaplıklara daldık; gereksiz ne varsa toplayıp attık. Oda nasıl ferahladı anlatamam. Sıra evin diğer odalarında. Aslında ben ara ara her yeri yavaş yavaş elden geçirip ayıklıyordum ama yine de her seferinde atılacak, satılacak bir şeyler çıkıyor. 

Yeni eve giderken hiçbir fazlalık, kullanılmayan işlevsiz hiçbir eşya götürmek istemiyorum. Ev daha büyük ve bir de çatıda bize ait kilitli depo alanımız olacak ama yıllarca el sürmeyeceğimiz, bir süre sonra varlığını bile hatırlamayacağımız ıvır zıvırı buradan oraya sürüklemenin manası yok. Ne kadar eşyadan kurtulursam o kadar iyi.

Geçen gün Volkan'la konuşurken "yeni ev, yeni eşya" mantığı yerine "yeni ev, daha az eşya"dan yana olduğumu söyledim. Mevcut evimizde kullandığımız, sağlam eşyalarımızı götürüp kullanmaya devam edeceğiz. Şu an için alınacak eşya listemiz kısacık:

  1. Salon penceresi şimdikinden daha uzun olduğu için mevcut tül perdenin aynısından bir tane daha alıp ikisini birlikte kullanacağım.
  2. Salon için bir tane üçlü koltuk daha alınacak. 
  3. Klozet kapakları kırık olduğu için onlar yenilenecek. 
  4. Bir de annemler bize geldiklerinde kalacakları misafir odası için çift kişilik yatak alacaklar.

Bunlar dışında mevcut olan yemek ve koltuk takımımızı, ankastre eşyalarımızı, yatak odası, gardırop, kitaplık gibi tüm eşyamızı kullanmaya devam edeceğiz. Geçtiğimiz sene ailecek yaptığımız 1000 parçalı puzzleları çerçeveletip duvarlara asacağız. Henüz yapmadığımız son bir puzzle daha var. Onu da taşınınca yapıp mutfağa asarız :) 

... 

İki gün önce yukarıdakileri yazıp bırakmışım. Bugün ayakkabılığa daldım. Tüm kutuları elden geçirdim, bantladım, etiketledim. Kutusuz ayakkabılar için şeffaf ayakkabı kutuları almıştım, onları da doldurup etiketledim. Eskiyen küçülen ayakkabıları dışarı çıkardım. Kalanları boyadım, yerleştirdim. Ayakkabılık düzene girdi. 

Evrim tüm bu ayıklama, atma, toparlama işini yeni evde mi yapsak acaba diyor ama ben işi oraya bırakmak istemiyorum. Hazır tatilde boşken parça parça halletmek ve gidecekleri azaltmak daha mantıklı geliyor. Taşınınca kolileri açıp hiç uğraşmadan her şeyi yerine yerleştirmek daha kolay olacak bu şekilde. 

Şu ana dek kütüphane, gardırop ve  ayakkabılıklar bitti. Sırada baza içleri ve balkondaki dolabın içi var. Mutfaktan da birkaç parça çıkacak eşya var. Onları da yavaş yavaş hallederim bu tatilde. 

Her şey plana uygun giderse Nisan sonu - Mayıs başı taşınacağız. Taşınmamız için mutfağım bitmesi ve kurulması gerekiyor. O belli olunca taşıma firması ile görüşüp taşınma tarihini netleştiriceğiz. Öncesinde boya ve temizlik işleri var ama tarih belli olduktan sonra hallolur hepsi. 

Bu ara bizde gündem pek değişmiyor yatıp kalkıp evle ilgili bir şey halletmeye çalışıyoruz ama pazar gecesi itibari ile durum değişecek. Pazar gecesi Arya ile Muş'a gidiyoruz. 

Arya'nın da içinde olduğu okul satranç takımı il birincisi olduğu için bölge turnuvasına katılmaya hak kazandılar. Turnuva önce Tokat'ta yapılacaktı ama sonradan değişmiş, önümüzdeki hafta Muş'ta olacakmış. Biz de tüm hafta Muş'ta olacağız. 

Anne-kız heyecanlıyız ama Evrim'in bu heyecanı paylaştığını söyleyemeyeceğim maalesef :)) Pek istemiyor gitmemizi ama engel de ol(a)mıyor. Umarım Arya için güzel bir deneyim olur da gittiğimize değer :) 

Muş'tan güzel haberlerle görüşmek üzere 🙋🏻‍♀️

Cuma, Mart 28, 2025

Adım adım...

İngilizce'de "One step at a time" diye bir ifade var: "Her seferinde bir adım" yani koşmadan, acele etmeden, tek seferde her şeyi halletmeye çalışmadan... Sürekli bunu hatırlatıyorum bugünlerde kendime. 

Adım adım... 

Şimdiye kadar tamamlanan adımlar:

  • Aradığımız gibi bir ev bulduk.
  • Kredi alıp evi satın aldık. 
  • Mutfağı yenileyecek ustaları bulduk. Malzemeye ve renge karar verdik. 
  • Dolap yerleşimi konusunda birkaç kez fikir değiştirsek de sonunda ölçü alındı.
  • Banyo dolabı seçip sipariş verdim.
Sıradaki adımlarsa şöyle:
  • Salon için mevcut koltuklarımızla uyumlu bir üçlü koltuk almak, 
  • Taşınırken götürmek istemediğimiz eşyaları seçip uygun yöntemlerle elden çıkarmak, 
  • Evin boyanıp temizlenmesi, 
  • Taşınma. 
Bu aralar her gün stres yumağı gibiyim. Bir şeyler seçmek, karar vermek çok zor. Sürekli sonradan pişman olur muyum endişesi... Evrim daha rahat tabi ki. Bu olsun, öyle olsun, şöyle de olur, sen nasıl istersen öyle olsun... Yani karar vermek hep bana kalıyor. Tam karar veriyorum "Bak böyle de bir şey varmış", "Şöyle de olabilir aslında" diye alternatiflerle geliyor. Zaten karışık olan kafam iyice çorba oluyor. Sonra da kalkıp "Aman sen kendine dert arıyorsun, her şeyi zorlaştırıyorsun" diyor. Bilmiyorum, haklı belki de. 

Mutfak dolapları bayram sonrası yapılmaya başlanacak, banyo dolabı bayram tatilinde teslim edilecek. Evdeki eşyaları bayram tatilinde biraz ayıklayayım diyorum. En azından kitaplar, dergiler vs... Hatta bu yazıyı şimdi bitirip başlayayım ayıklamaya. 

Gelişmeleri yazarım yine 🙋🏻‍♀️

Salı, Mart 25, 2025

Büyük Bir Değişiklik

Ülkece içinden geçtiğimiz olağanüstü günler bir yana biz ailece de biraz zor  günlerden geçtik.

Son 2 hafta içinde bir sürü şey oldu. Oturduğumuz ev 3 yıldır satılık ama şimdiye kadar hiç alıcı çıkmamıştı. Yakın zamanda eve bakmaya gelenlerden biri evi beğenmiş ve almak istemiş. Ev sahibi aradı ne zaman çıkarsınız diye. Hemen çıkamayacağımızı, ancak okullar kapanınca çıkabileceğimizi söyledik. Bir gün sonra evi almak isteyen kişi ortak bir tanıdıkla bize 15 güne çıksınlar diye  haber gönderdi.

Normal koşullarda işi iyice inada bindirip çıkmazdım ama 3 yıldır giden gelen, eve bakan, yok aldılar almadılar derken çok bunaldım. Bir de bize haber gönderen kişi, evi kardeşine alacakmış ve bahsi geçen kardeş daha önce Hopa Belediye Başkanını belediyenin içinde herkesin gözü önünde 3 el ateş ederek yaralayan birisi. Adam haber gönderip tehdit eder gibi çıksınlar deyince Evrim gelsin de çıkarsın demeye başladı. Hâl böyle olunca evden iyice soğudum. 

Kötü komşu insanı ev sahibi yaparmış benzeri bir hâl içinde ev bakmaya başladık ve baktığımız ikinci evi beğendik. Bu arada bizim evin satışı iptal oldu ama hemen ardından başka bir alıcı daha çıkmış. Biz beğendiğimiz evi almaya çalışırken dün akşam kapımız çaldı ve bir kadın "Biz yeni ev sahibiniziz, içeri girelim konuşalım" dedi. Evin satıldığından haberdar edilmediğimiz için karşımda çat kapı gelip içeri girmeye çalışan birini görünce şok oldum ve içeri almadım. "Biz evden çıkacağız ama hemen değil ancak Mayıs gibi, siz numaramı kaydedin haberleşiriz" deyip kadını içeri almadım. Kadın gitti ama tabi bana kuruldu. 

Yarım saat sonra telefonuma mesaj yağmaya başladı, şu ibana kirayı atın, içeri alsaydınız konuşacaktık vs. diye. Ben de "Telefonla haber verip gelseydiniz daha farklı olurdu" diye cevap verdim. Bu ayın kirasını çoktan ödediğimi, gelecek ay için de depozitoyu kullanacağımız için kira ödemeyeceğimizi söyledim. Kadın iyice sinirlendi. Neyse eski ev sahibi sizle görüşür halledersiniz dedim konuyu kapattım. Kendi aralarında anlaşsınlar ki evi almadan önce bu konuları konuşmuş olmaları gerekirdi. 

Neyse... 

Gelelim bizim yeni evimize; şu an kiracı olarak oturduğumuz evin en sevdiğim yanı manzarasıydı. Muhteşem gün batımlarını özlemeyeceğim desem yalan olur ama 9 yıllık deniz manzaramızı yemyeşil bir doğa manzarası ile değiştiriyoruz. Yani maviden yeşile, transit yol gürültüsünden doğanın sessizliğine transfer oluyoruz :)


Salon ve mutfaktan balkona çıkılıyor :) 



Önceki mutfak penceremiz denize bakarken yeni mutfak yeşile bakıyor :) 




Evin içi iyi durumda. Mutfak ve banyo dolapları yenilenip boya yapılınca taşınmaya hazır olacak. Bayram sonrası başlanacak ve yaklaşık 1 ay sürer gibi düşünüyoruz. Mayıs başı taşınabilirsek Evrim'in bu yılki doğum gününü kendi evimizde kutlayabiliriz.

Bu süreci stresten midem delinmeden en kısa sürede atlatırız umarım. 

Salı, Mart 11, 2025

Yok, olmuyor! İçimden gelmiyor!

Elim yazmaya gitmiyor :( Hayat o kadar feci bir hızla akıp gidiyor ki ben oturup yazamıyorum. Ama üzgün de değilim. Yazamıyorum ama... 

Yaşıyorum!

Zaten amaç da bu değil mi? 

Doyasıya yaşamak :) 





Mavilendim :) 



Pazar, Mart 02, 2025

Boyutlar Ötesi Aşk #15

Sarge ve Pera'nın tartıştığı dakikalarda Alice, Kozmik Şûra'nın sistemine tamamıyla entegre olmuş, değerlendirme parametrelerini güncellemiş ve gelecek olasılık analizlerini yeniden başlatmıştı. Artık Pera ve Sarge'ın attığı her adım gelecek analizlerinin birer parçasıydı ve aralarında geçen tartışma geleceğe dair olasılık analizlerini alt üst ediyor, risk analiz sonuçları Şûra'nın geleceği için tehlike çanları çaldığını gösteriyordu. Kozmik Şûra'nın yıllardır engellemeye çalıştığı çöküş başlamıştı ve durdurmak için yapılması gerekenler korkutucuydu.

 ...

 

Kozmik Şûra'nın mevcut başkanı Derek yıllar önce aynı Sarge gibi bir analistti. O zamanlar sistemin masumiyetine ve evrende barış amacına inanıyordu. Ama ansızın Kozmik Şûra onu sorumlu olduğu projeden aldı ve projeyi sonlandırdı. Derek de aynı Sarge gibi gecesini gündüzünü vermişti üzerinde çalıştığı projeye ama Şûra bir anda ortada hiçbir sebep yokken her şeyi sonlandırmıştı. Derek projenin neden sonlandırıldığını araştırmaya başlamış ve Şûra'nın bir çok projede aynı şeyi yaptığını keşfetmişti. O günden sonra bir yandan Şûra ile ilgili her türlü bilginin peşine düşmüş bir yandan da Şûra merkezindeki konumunu yükseltmek için canını dişine takarak çalışmıştı. Uzun bir bekleyişten sonra, Şûra üyelerinden birinin ölümü ile boşalan koltuk Derek'e verilmiş, Derek sonunda Kozmik Şûra'nın  üyesi olmuştu. Derek, Şûra'nın üyesi olduğunda bilgi erişimi hâlâ sınırlıydı ama şüphelerinde haklı olduğunu anlaması için bildikleri yeterli olmuştu. Tam da şüphelendiği gibi Şûra yozlaşmış ve elindeki gücü ayrıcalıklı kişilerin çıkarları doğrultusunda kullanıyordu. Asil üyesi olduktan sonra Derek'in Şûra'yı avcunun içine alması çok zor olmamıştı. O güne dek kimsenin cesaret edemeyeceği riskler alıp planlarını birer birer hayata geçirerek kısa sürede Şûra başkanı olmuş ve tüm kontrolü ele almıştı. Derek'in bu kadar kısa sürede böylesi başarılı olmasının bir sırrı vardı. Derek mevcut olan tüm boyutlara kendi icat ettiği bir cihaz yerleştirmiş böylece tüm boyutlardaki olasılık analizlerini birleştirerek en ufak bilgi kırıntısını bile kendi çıkarları için kullanmaya başlamıştı. Yoluna çıkacak olasılıkları bir bir eliyor, güçlenmesine katkısı olacak kişiler için özel projeler yürütüyordu. 

Derek'in, ilgilendiği onca proje içinde en çok sorun çıkaran 1. Boyut'taki Rüya ve Evrimler projesiydi. Derek'in 1. boyuttaki kontrol cihazı birçok defa sarı ve turuncu kod ikazı vermiş, Derek her defasında ikazları kolaylıkla çözümlemiş ve sorunları halletmişti ama cihazın Rüya için verdiği kırmızı kodu çözümleyemiyordu yıllardır. Kozmik Şûra'nın neredeyse tüm projelerinin finansmanı, çıkarlarını korumak isteyen güçlü kişilerce sağlanıyordu ama Rüya ve Evrimler o projelerden biri değildi. Derek, çözümleyemediği bu kırmızı kodun kendisi ve Şûra için bir tehlike taşıdığını içten içe hissediyor ve durumu kontrol altında tutmak için elinden geleni yapıyordu. Derek, kırmızı kodu ilk aldığı günden itibaren Rüya'yı ve 1. Evrim'i bizzat kendisi izlemeye başlamıştı. Başlarda önemsiz iki insanın hayatının neden kırmızı koda sebep olduğunu anlamaya çalışmış ama ne yaparsa yapsın durumu çözememişti. Sonunda kafasının içinde yanıp sönen o kırmızı koddan kurtulmak için çareler aramaya başlamıştı. Bulduğu çare işe yaradığında yaşadığı rahatlama ne kadar büyükse bir süre sonra tekrarlanan kırmızı kod ile hissettiği çaresizlik de o kadar büyüktü.

Derek, girdiği tüm parametreler, yaptığı tüm analizlerin sonucunda Rüya'nın Evrim'le olması gerektiğini, öyle olmadığı senaryoların hepsinde bu durumun kırmızı koda sebep olduğunu tespit etmişti. Kırmızı kodu susturmanın tek yolu vardı: Ne olursa olsun 1. boyuttaki Rüya ve Evrim'in bir arada ve mutlu kalmasını sağlamak. Derek, problemi çözemiyordu ama işi oluruna bırakmayı da göze alamıyordu. Bu yüzden yıllar içinde işler ne zaman karışsa ve sistem kırmızı kod verse duruma müdahale edip Evrimler değiştirildi. Her defasında kırmızı kod bir sonraki kriz anına kadar susuyor ama bir noktada yeniden uyarı vermeye başlıyordu. Derek, uğraşması gereken binlerce proje ve üzerindeki büyük baskıya dayanamaz hâle geldiğinde tüm analistler içinde yaptığı bir araştırma sonunda Sarge'ı, Rüya projesinden sorumlu analist olarak atadı. O günden itibaren Rüya ve Evrimler projesi kısa sürede Sarge'ın tüm hayatı haline geldi. Sarge, Pera'nın ona Şûra ile ilgili gerçekleri anlattığı güne dek, diğer tüm analistler gibi, Derek'in çıkarlarına hizmet ettiğini bilmeden kelebek etkisine olan tüm inancıyla sadece hassas kozmik dengeleri korumak için çalıştığını sanıyordu. Derek'in hesaba katmadığı şey tam olarak buydu: Yıllardır yüzlerce kişinin hayatına yapılan müdahalelerin kozmik dengeleri değil de şahsi çıkarları korumak için yapıldığı ortaya çıktığında Kozmik Şûra'nın çöküşünü kimse durduramayacaktı.

Sarge, kararını verdiğinde Derek'in Şûra merkezindeki odasına evrenin her köşesinden kırmızı kod ikazları gelmeye başladı.

Salı, Şubat 25, 2025

Boyutlar Ötesi Aşk #14

Sarge, Pera'nın anlattıklarına inanamıyordu. Birkaç defa araya girmeye, bir şeyler demeye çalıştıysa da Pera her defasında onu susturup anlatmaya devam etti. Pera, Son Kale'nin verdiği görevi kabul etmişti ama ne yaparsa yapsın Sarge'tan bir bilgi elde edemiyor; o soru sordukça Sarge iyice içine kapanıyor, çoğu zaman Pera'yla buluşmaktan bile kaçınıyordu. Pera, normal yollardan Sarge'a ve Kozmik Şûra ile ilgili bilgilere ulaşamayacağını anladığında aklına başka bir fikir gelmişti. Son Kale'ye üniversite yıllarından beri üzerinde çalıştığı çevrimdışı üst zeka modelinden bahsetmişti. Eğer modeli geliştirip Kozmik Şûra'nın kullanmasını sağlayabilirse Son Kale'nin ihtiyacı olan tüm kanıtlara ulaşabileceklerdi. Pera, Sarge'tan ayrıldıktan sonra tüm zamanını ve enerjisini bu üst zeka modeline harcamıştı. Ancak model gereken seviyeye ulaştığında başka bir zorlukla karşılaşmışlardı. Kozmik Şûra tamamen kapalı bir sistem olarak çalışıyor, hiçbir yabancıyı sisteme dahil etmiyordu. Bu noktada Son Kale yönetimi bir risk alarak Pera'nın, Kozmik Şûra'yla bağlantıları olduğu bilinen üst düzey bir yöneticiyle tanışması için bir plan tasarladı.

Son Kale, malum hedefin sistemlerine sızdı ve görünürde sistemde çok büyük bir hasara yol açtı. Sistemin düzeltilmesi için yapılan acil çağrıya müdahale edilerek yoğunluk bahanesi ile işlem EternityTECH'e yönlendirildi. Sistem arızasını düzeltecek olan ekibin lideri Pera'ydı. Sistem arızası giderilirken mevcut sistemin ve kullanılan yapay zekanın kusurlu kodları raporlandı ve işte o zaman Pera, hedefe EternityTECH bünyesinde geliştirilen yeni üst zeka modelinden bahsetti. Sistemdeki büyük hasarı onaran ve kısa sürede arızayı çözen bu ekipten memnun kalan hedef, Pera'nın bahsettiği üst zeka modelini denemek istedi. Pera, Alice'i hedefin sistemlerine entegre etti. Hedef, sistemin çevrimdışı da çalışabilmesinden çok etkilenmişti. Sistem ardında çevrimiçi iz bırakmadan büyük bir gizlilik ile çalışıyordu. Bu tam da Kozmik Şûra'nın ilgisini çekecek bir şeydi. Yine de hedef, modeli Kozmik Şûra'ya iletmeden önce bir süre daha kullanmaya karar vermişti. Son Kale ve Pera planın sekteye uğradığını düşünmüş olsalar da beklemekten başka yapabilecekleri bir şey yoktu. 

Şûra'ya ulaşacakları anı beklerken Son Kale ajanları Kozmik Şûra ile ilgili kanıt bulabilmek için ellerinden geleni yapmaya devam ediyorlardı. Uzunca bir süre sonra bekledikleri haber geldi ve Kozmik Şûra, EternityTECH'e ulaşarak Pera'nın Alice isimli üst zeka modelini Şûra merkezinde denemek istediklerini bildirdiler. Pera, Alice'i Şûra merkezindeki sisteme yükledi ve deneme süreci başladı. Tabi ki Şûra'nın bu yeni sisteme körlemesine güveneceğini düşünmemişlerdi. Şûra kullanmaya başlamadan önce modeli her türlü tehdide ve güvenlik açığına karşı kontrolden geçirmiş ve modele dışarıdan ulaşılamayacağına emin olmuştu. Şûra'nın sistemine yüklenen Alice tamamen kapalı devre çalışıyordu. Yani Son Kale istese de modele ulaşıp herhangi bir bilgi alamayacaktı. Her şey yolunda gider ve Şûra'nın güvenini kazanabilirlerse Pera, bir şekilde Alice'e manuel olarak ulaşıp yeni bir kod ekleyecek ve ancak ondan sonra Son Kale, Kozmik Şûra aleyhinde kanıtlara ulaşabilecekti. Sarge, Pera'nın duraksamasını fırsat bilerek:

"Anlattıklarının gerçek olduğuna inanamıyorum. Yıllardır benden gizli bambaşka bir hayatın olduğuna... Kozmik Şûra'nın yaptıklarını sorgulayan, onlara karşı kanıt bulmaya çalışan askeri bir birim olduğuna... Senin onların ajanı olduğuna... İnanamıyorum! Onca sene sakladıktan sonra neden şimdi anlattın tüm bunları bana?"

"Sana her şeyi şimdi anlatmamın geçerli bir sebebi var elbette. Beni arayıp yardım istediğinde karargahta bir değerlendirme toplantısı yapıldı ve uzun zamandır beklediğimiz fırsatın bu olabileceğine karar verdik. Yıllar önce Şûra'ya sırtını dönmeye hazır değildin ama beni aradığında bu durum değişmişti."

Pera, Son Kale'ye girdiği ilk gün ona sorsalar, Sarge'ın bu iş için uygun olmadığını söylemek için herhangi bir analiz sonucuna ihtiyacı olmazdı. Sarge, o zamanlar Kozmik Şûra'dan şüphe duymayacak tek kişiydi belki de. Kendi gözleriyle şahit olmadan onların yozlaşmış olduğuna ve kendi yaptığı işin evrenin barışına değil de ayrıcalıklı insanların çıkarlarına hizmet ettiğine asla ikna olmazdı. Ama şimdi durum başkaydı. Sarge'ın Kozmik Şûra'ya olan inancı son günlerde giderek azalmıştı. Sarge, kendinden hiç beklenmeyecek bir şey yapmış; 8. Evrim'in Kozmik Şûra'ya karşı gelerek Rüya'ya her şeyi anlatmasına göz yummuş; tüm olanları Kozmik Şûra'dan saklamıştı. Sarge, kendi kendine bunu işini kaybetmemek, hafızasının silinmesine yol açmamak için yaptığını söylemiş olsa da aslında içten içe tüm bu olanların evrenin kozmik dengesini bozacak bir şeylere yol açmadığını bildiği ve Kozmik Şûra'nın bir yerlerde bir hata yaptığını düşündüğü için yapmıştı. Pera'yı asıl şaşırtan, Sarge'ın kendini kaybedip her şeyi itiraf etmeden Kozmik Şûra'yı işlerin yolunda olduğuna ikna edebilmesiydi. Demek ki aradan geçen yıllar herkesi olduğu gibi Sarge'ı da değiştirmişti. 

Sarge, arayıp yardım istediğinde Pera hemen sorumlu amiri ile iletişime geçmiş ve Son Kale'de durum değerlendirmesi yapılmıştı. Sarge için Alice'e giriş kodu eklemek riskliydi ama bu riski almaları gerekiyordu. Pera ve Son Kale'nin yaptığı değerlendirmeye göre Sarge hâlihazırda merkez sistemine dahil olduğu için onun yaptığı işlemler Şûra'nın dış tehdit aramalarına takılmayacak, Alice'in içinde gizli kalacaktı. Bu yardım işe yararsa Pera ve Son Kale'ye Sarge gibi değerli bir müttefik kazandıracağı için riski göze almaya karar vermişlerdi. Şimdi Sarge'a her şeyi anlatmalarının sebebi de buydu. Onun yardımına ihtiyaçları vardı. Alice'i kapalı devreden çıkarıp dışarıdan bilgi almalarını sağlayacak güncellemeyi ancak Sarge'ın yardımıyla yapabileceklerdi. 

"Peki ama ya kabul etmezsem? Tüm bu anlattıkların çok fazla. Evet, Rüya ve Evrimler konusunda bir hata olmuş olabilir. Kozmik Şûra bir şeyleri yanlış değerlendirmiş ve hiç karışmaması gereken hayatlara müdahale etmiş olabilir ama bu onların yozlaştığını ve ellerindeki gücü kendi çıkarları için kullandıkları anlamına gelmiyor. Ben... Ben bu hatayı düzeltebilirim. Şûra'ya olanları anlatıp bu yanlıştan dönmelerini sağlayabilirim."

"Sarge, lütfen iyi düşün! Sence tek hata Rüya ve Evrimler olabilir mi? Senin gibi sayısını bilmediğimiz kaç analist kaç farklı "proje" üzerinde çalışıyor... Sadece senin projende mi hata yapıldı sence? Kozmik Şûra onlarca boyutta kaç hayata müdahale ediyor kim bilir? Kim bilir kaç kişiyi senin gibi evrenin kozmik dengelerini koruduğuna inandırarak köleleştirdiler."

"Çok ileri gidiyorsun Pera! Evrenin kozmik dengelerini korumak için çalışan onca analist olmasaydı belki de çoktan yok olmuştu bildiğimiz tüm o boyutlar!"

"Belki de tam tersine yok olan tek şey Kozmik Şûra olurdu!"

...



Not: Bu sabah hikayenin yeni bölümlerini Evrim'le paylaştım. Bir sürü boşluk - mantık hataları ya da bilgi eksiklikleri - olduğunu onları doldurmam gerektiğini söyledi. Gelişine yazınca bunun olmasının normal olduğunu, öykü bittikten sonra - bitecek mi acaba? - geri dönüp en baştan düzeltmeler yapacağımı söyledim. Son bölümlerde konu iyice dağıldı gibi hissettiğim için Evrim de böyle söyleyince biraz motivasyon kaybı yaşıyorum şu an. Sanırım öyküyü toplayıp bitireceğim şimdilik ama öykünün eksiklerini tamamlayıp bir romana dönüştürebilirim belki bir gün.

Pazartesi, Şubat 24, 2025

Boyutlar Ötesi Aşk #13

Yaklaşık 1 saat sonra Sarge dairesine vardığında Pera'nın kapıda onu beklediğini gördü. Birlikte içeri girdiler ve Pera daha önce defalarca kez yaptığı gibi Sarge'ın mutfağına girip filtre kahve hazırlamaya başladı. Pera ve Sarge üniversitede tanışmışlar, önce çok iyi iki arkadaş sonra da sevgili olmuşlardı. İkisi ayrılmaz bir ikiliydi ta ki Sarge, Rüya'dan sorumlu olasılık analisti olarak seçilene dek. O günden sonra bir daha hiçbir şey aynı olmamıştı. Sarge giderek Pera'dan uzaklaşmış tüm vaktini ve dikkatini üzerinde çalıştığı projeye verir olmuştu. Sarge ne üzerinde çalıştığını onunla paylaşmamıştı; Pera ne zaman işiyle ilgili bir soru sorsa Sarge konuyu geçiştiriyordu. Pera uzun süre sabretmiş, işlerin normale dönmesini beklemişti ama ilişkileri düzelmek yerine kötüye gitmişti. Sonunda Pera daha fazla dayanamadı ve Sarge'tan ayrıldı. Yine de bir şekilde birbirlerinden nefret etmeden arkadaş kalmayı başarmışlardı. 

Pera mutfakta kahve makinesini beklerken Sarge daha fazla sabredemeyip yanına geldi:

"Bu kadar soğukkanlı oluşuna hayran olmamak mümkün değil, Pera. Şu kahveni alıp bir an önceye konuşmaya başlasan fena olmaz."

"Bazı şeylerin hiç değişmemesi çok garip. Neyse... Uzun bir gece bizi bekliyor. Sana anlatacaklarıma tepki göstermeden sonuna dek sabırla beni dinlemelisin Sarge."


Pera, kahvesinden bir yudum aldı ve üniversiteden mezun oldukları, Sarge'ın Kozmik Şûra merkezinde çalışmaya başladığı zamanlara geri döndü. Sarge, işe girdikten bir süre sonra o güne dek ismini hiç duymadığı özel bir şirket Pera'yla iletişime geçmiş ve onu iş görüşmesine davet etmişlerdi. Pera, şirketin bulunduğu sektöre gittiğinde onu karşılayan yetkili girişte ona bazı belgeler imzalatmış ve sonuç ne olursa olsun orada gördüğü ve öğrendiği şeyleri kimseye anlatamayacağını açıklamıştı. Pera önce bunun bir şaka olduğunu sanıp gülmüş ama adamın hiç de şaka yapar bir hâli olmadığını anlayınca bir an önce oradan ayrılmakla neler olduğunu öğrenmek arasında kalmıştı. O karar verene dek adam bir düğmeye basmış ve içinde bulundukları oda önce metrelerce aşağıya sonra da yine metrelerce sağa doğru hareket etmişti.

Odanın hareketi durduğunda odanın arka duvarı yana kaymış ve önlerinde uzun bir koridor belirmişti. Pera, o an korkudan kontrolünü kaybetmemek için kendini tüm gücüyle sıkmış ve içinden eğer oradan kurtulursa her şeyi herkese anlatacağına dair yeminler etmişti. Kendisi ne kadar belli etmediğini sansa da gözlerindeki dehşet gören görevli korkmasına gerek olmadığını şu an hiç olmadığı kadar güvende olduğunu söylemiş ve onu Son Kale adı verilen karargah merkezine götürmüştü. Son Kale'ye girdiklerinde Pera, üniformalı ve takım elbiseli bir grup insanla karşılaşmıştı: Üç kadın ve üç erkek. Pera'ya istediği bir yere oturabileceği ve rahat olması söylenmişti. Üniformalı kadınlardan biri yanına gelerek kendisini tanıtmış ve yavaş yavaş neden onunla görüşmek istediklerini açıklamıştı.

Pera'nın şirket sandığı yer aslında Kozmik Şûra'nın çalışmalarını takip eden gizli bir askeri devlet birimiydi. Kozmik Şûra'nın son yıllardaki bir çok çalışmasının şüpheli olduğu tespit edilmiş, Şûra'nın elindeki gücü şahsi çıkarlar için kullandığı sonucuna varılmıştı. Son Kale, Kozmik Şûra'daki yozlaşmayı ortaya çıkarıp suçlularını yakalamak istiyordu. Pera ilk başta duyduklarını hiç kavrayamamıştı.

"Tüm bunların benimle ne ilgisi var? Benim Kozmik Şûra ile ne ilgim var? Beni başka biriyle karıştırmış olmalısınız!"

"Kafanın karışmasını anlıyorum Pera. Biraz sabırlı olursan her şeyi sana anlatacağız. Ajanlarımız Kozmik Şûra'nın bazı projelerine sızmayı başardı. Projelerin hepsi gizli ve projelerde çalışanlar birbirlerinden haberdar değil. Her biri farklı bir boyutta farklı bir görev üzerinde çalışıyor. Onlardan biri de erkek arkadaşın Sarge."

"Sarge mı? Ne? Nasıl yani? Beni ona karşı ajanlık yapmam için mi buraya getirdiniz? Hayır! Sizinle işbirliği yapamam. Beni hemen serbest bırakın!"

"Pera, sakin ol. Bu görüşme bittiğinde gitmekte özgürsün ancak burada öğrendiklerini kimseye anlatamazsın. Bizimle işbirliği yapmamayı tercih edersen bu görüşmeye dair anıların silinecek. Ama her şeyi öğrendiğinde bizimle işbirliği yapacağına inanıyorum. Lütfen sana anlatacaklarımızı iyi dinle."

O andan sonra Pera karşı koymayı bırakmış ve anlatılanlara odaklanmıştı. Son Kale ajanları, Kozmik Şûra'nın son 5 yılda farklı boyutlara şaibeli müdahalelerde bulunduğunu ve bu müdahaleler için resmi bir açıklama yapmadığını ve onları gizli dosyalar olarak sınıflandırdığını keşfetmişti.  Bu müdahalelere ait tahrip edilmiş ya da sansürlenmiş kayıtlara ulaşan ajanlar müdahalelerin Kozmik Şûra'nın iddiasının aksine evrenin yararından çok sadece farklı boyutlardaki bazı kişilerin yararına olduğu sonucuna varmışlardı. Bu durum Kozmik Şûra'nın yozlaştığına işaret ediyordu. Son Kale, bir süredir tüm bu iddialarını kanıtlamak için Kozmik Şûra ile ilgili kanıt topluyordu ama henüz ellerinde sağlam bir kanıt yoktu. İşte bu noktada Sarge'a yaklaşmayı düşünmüşlerdi ama yapılan kişilik analizleri sonucunda Sarge'ın işbirliğine uygun olmadığı görülmüştü. Sarge işbirliğine yanaşsa bile yalan söylemekteki beceriksizliği ile kendini ilk andan ele vereceği için onların aradığı varlık olamazdı. Sarge'ı değerlendiren ajan şansını deneyip Pera'yı da değerlendirmeye karar vermiş ve analiz sonucunda Pera'nın bu iş için yüzde yüz uyumluluk gösterdiği ortaya çıkmıştı. 

Pera sakince dinlerken kendini bir filmin içinde gibi hissediyordu. Elindeki muazzam gücü kendi çıkarları için kullanan otorite, ona karşı ayaklanan gizli bir birlik ve oyunda küçük birer piyon olması için ikna edilmeye çalışan sıradan insanlar. Tüm açıklamalar sonra erdiğinde Pera en çok Sarge'ın ondan sakladıklarına içerlediğini fark etti. Sarge, ona ne üzerinde çalıştığından, Kozmik Şûra'nın  boyutlar arasında nasıl istediği gibi at koşturduğundan ve daha bir sürü şeyden hiç bahsetmemişti. Her defasından yarım yamalak bir şeyler geveleyip sorularını geçiştirmişti. Pera, öğrendiği dehşet verici onca şey arasında hâlâ kendi küçük dertlerine üzüldüğü için bir an kendini suçlu hissetse de bu hissi çabucak bir kenara itti. Son Kale'nin iddialarının doğru olup olmadığını öğrenmenin tek yolu vardı: Ona teklif edilen görevi kabul etmek. Pera, teklifi kabul edeceğini söylemiş ve ertesi gün itibari ile Son Kale'nin paravan şirketi olan EternityTECH'te çalışmaya başlamıştı.


 

Attıkça ferahlamak ve Muş Yolculuğu

Taşınmanın güzel yanlarından biri atmak ve attıkça hafiflemek :) Biz de şu an tam o aşamadayız. Evrim'in bilgisayar odasındaki kitaplıkl...