Eminim herkesin unutamadığı öğretmenleri vardır. Kimisini iyiliğiyle, sevgisiyle, bilgisiyle hatırlarız; kimisini eksiğiyle, yanlışıyla, bıraktığı kalp kırıklığıyla. Ama iyi, ama kötü, mutlaka izi kalır hayatımızda öğretmenlerimizin.
İlkokul öğretmen(ler)imizi unutamayız çünkü ilktir onlar bizim için. Şanslı olanlarımızın sevgi dolu ikinci anne-babaları olmuşlardır. Şanssız olanlarımız için okulla ilgili ilk travmalarımızın kaynağı...
Ben 3, hatta 4 farklı öğretmen ile tamamladım ilkokulu. İlk öğretmenimi hiç hatırlamıyorum maalesef ve çok üzgünüm bunun için. 2. öğretmenim, Osman öğretmene aşıktım diyebilirim :) Bir keresinde çok konuştum sanıp bana ceza vermişti ama o gün konuşan ben değildim. Küstüm öğretmenime sonra "Hadi affettim, cezanı kaldırdım" dediği halde barışmadım. O kadar dert edinmiş ki akşam evimize gelip gönlümü almıştı. Çok şakacı, çok güleryüzlü bir öğretmendi. Öyle uzun süre küs kalmam mümkün değildi zaten :)
Sonraki ilkokul öğretmenlerimin ikisi de ilkokuldan sonraki yıllarda da beni hep arayıp sordular. İlkokuldaki 3. öğretmenim ben lisedeyken okuluma beni ziyarete geldiğinde arkadaşlarımın yaşadığı şaşkınlığı görmeliydiniz. İlkokuldaki son öğretmenim de daha geçtiğimiz Pazar telefonla arayıp halimi hatırımı sordu. Tabi ki ben de onları arayıp soruyorum, öğretmenler günlerini kutluyorum her sene.
Ortaokul öğretmenlerimden birkaçı hatırımda kaldı maalesef. Bazıları iyi, bazıları nahoş hatıralar. Hayatımdaki ilk 3'ü fen bilgisi yazılısında almıştım. Öğretmenimizin "Eh, her şeyin bir ilki vardır. Demek ki daha çok çalışman lazım." deyişi gözümün önünde hâlâ.
İngilizce öğretmenlerim açısından her daim şanslıydım. Daha ilk derste sevmiştim İngilizce'yi. Kuralları öğrendin mi gerisi çorap söküğü :) Dilin inceliklerini lisedeki öğretmenlerimden öğrendim tabi ki. İngilizce dışında hayata bakışımın değişmesini, ufkumun açılmasını da yine İngilizce öğretmenlerime borçluyum diyebilirim. Kitap okumayı sevdiğim için önce okuldaki sonra da evindeki kütüphanesini bana açan Ayşe Nur öğretmenimin kalbimdeki yeri bambaşkadır. Yine İngilizce öğretmenlerim olan Mustafa Yörük ve İlhami İnan ile de hâlâ görüşüyorum. Hatta az önce Mustafa Hocam'la yarım saat sohbet ettik telefonda. Birgün onlarla meslektaş olacağımı hiç düşünmezdim ama Hayat işte!
Lisede İngilizce öğretmenlerim dışında aklımda en çok yer eden öğretmenlerim Türkçe öğretmenleri. 4 farklı Türkçe öğretmenimin hepsi ayrı şeyler katmıştır bana eminim ama aklımda en çok yazma aşkımı fark edip beni destekleyen, bizi şairlerle tanıştırıp şiir gecesi düzenlememiz için motive eden Hüsniye öğretmenim kalmış.
Üniversite yıllarım hazırlık senesi hariç büyük hayal kırıklığı diyebilirim. Hazırlık senemizde dersimize giren İpek Hoca sayesinde birçok kitaba, filme, sanata, yogaya, uzaya... kısacası hayata bakışım değişti, kesinlikle geliştim. Hazırlık sınıfındaki hocalarımız dışında fakültede sadece Özden Hoca'yı tavrıyla, tarzıyla, bilgisiyle hatırlıyorum gerisi için bir şey demek gelmiyor içimden.
Kendi öğretmenliğime gelirsek, ilk yıllarım gerçekten zordu ama bu yıl ayaklarım daha sağlam yere basıyor. Dersin her dakikasını planladığımda işlerin çok daha iyi olduğunu biliyorum. İşler planladığım gibi gitmediğinde isyan etmek yerine doğaçlama yapıp yeni duruma ayak uydurmak gerektiğini biliyorum. Ders bitince her şeyi sınıfta bırakıp çıkıyorum. Sıfırlanıp tekrar başlıyorum elimden geldikçe.
Bugün, geçen yıl ve ondan önceki yıl mezun ettiğimiz öğrencilerim arayıp öğretmenler günümü kutladı. Hatta birisi benim yüzümden İngilizce öğretmeni olmaya karar verdiğini söyledi. Bir diğeri İngilizce sınavından 89 aldığını ve o an beni hatırlayıp içinden bana teşekkür ettiğini söyledi. Bunun verdiği mutluluğu burada kelimeler ile anlatamam. Ben de hayatımda iz bırakan tüm öğretmenlerimi hatırlayıp teşekkür ediyorum tüm emekleri için. Mutluyum öğretmen olduğum için :)
Yazımı geçen yıl öğretmenler gününde yazdığım şu cümle ile bitirmek istiyorum:
"Yapı taşlarımı tek tek dizen, beni ilkokuldan üniversiteye, çocukluktan erişkinliğe, öğrencilikten öğretmenliğe taşıyan tüm öğretmenlerimin ve canla başla çalışan tüm meslektaşlarımın günü kutlu olsun!"
Sevgili Leylak Dalı' ve Recep Altun' un yazılarını da okumanızı tavsiye ederim :) Linklerini de bırakayım:



















