Cuma, Eylül 25, 2026
Giderek anneye benzemek...
Cumartesi, Ağustos 01, 2026
Hoş geldin #40yaş
Bugün itibariyle tam 40 oldum!
Ben zaten son 2 yıldır "Düz hesap 40 oluyorum" diyordum yaş mevzusu açılınca o yüzden yabancılık çekeceğimi sanmıyorum :))
Doğum günüm için sürpriz, hediye, parti falan istemediğimi söylemiştim eşime. Dün tekrar sorup emin misin deyince evet dedim. Hatta bugün evde boya işi vardı, akşama kadar devam etti. Yani özel bir şey yapmadık.
Akşam canım hamburger isteyince dışarı çıkıp hamburger yedik sonra sandalyelerimizi alıp sahilde annemlerle buluştuk. İlla ki pasta alalım denilince pasta değil de ekler ve mini tartolet alalım dedim. Babam da termosa kahve yapmış, sahilde kutladık doğum günümü :))
Uzun süredir spora başlamam lazım diye dolanıyordum ama sürekli de yarın başlarım diye erteliyordum. Bu sabah Volkan'la konuşurken onun da uzun süredir ertelediği bir şey olduğunu öğrenince "Anlaşma yapalım, ikimiz de bugün başlayalım" dedim. O halletmesi gereken işi halledip foto atınca benim de spora bugün başlamam kaçınılmaz oldu.
Volkan sayesinde harekete geçtim, Evrim sayesinde devam etmeyi planlıyorum. Evrim'e, "Ne olursa olsun 1 Eylül'e kadar her gün spor yapmam için beni itekle, zorla" dedim. Haftada max. bir gün dinlenme olabilir.
Daha önce (2015'te) Evrim'le 100 günlük bir iddiaya girmiştim. Haftada bir boş ile 100 gün spor yapmam gerekiyordu. İki gün boş yapacak olsam Evrim "Hah ben kazandım" dediği için gece 11'de bile olsa kalkıp yapıyordum günlük sporumu :))) Bu kez iddia yok ama kendime koyduğum bir hedef var.
Şu an 70 kiloyum. 1 Ağustos - 1 Eylül arası düzenli spor ve sağlıklı beslenme ile 64kg'ya düşmek istiyorum.
Yeni yaş, yeni bir meydan okuma :)
Bakalım umarım hedefime ulaşırım :)
Cuma, Haziran 06, 2025
Arya #12yaş
Dün Arya'nın doğum günüydü :)
Pazar, Ocak 26, 2025
Evden Bildiriyorum: Evim, güzel evim :)
Sağsalim eve geldim :)
Evrim beni elinde bir gül ve tam da tahmin ettiğim gibi şu sıralar en sevdiğim tatlı olan ekler ile karşıladı.
Sarılıp koklaştıktan sonra ben arka koltukta, sevdiceğim direksiyonda çıktık yola. Yol boyu bıdır bıdır konuştuk, şıp diye geliverdik eve :) Kapıda Arya karşılayıp kucakladı sıkıca ve pır diye yok oldu. Özlemiş ama bir sarılmalık :)) 5 gün de bile büyümüş, güzelleşmiş geldi kuzum gözüme. Kargaya yavrusu kuzgun görünürmüş hesabı :)))
Dün bir kez daha anladım ki bazen mutluluk çok basit ama anlatılamayacak kadar büyük bir zenginlik. Bir masanın etrafında buluşmak, sohbet edip neşeyle yemek yemek, dertleşmek, şakalaşmak, sevgiyle sarılıp sarmalanmak...
Herkese sevdikleriyle sağlıklı, huzurlu, keyifli zamanlar diliyorum :)
...
Sağlıkta ve hastalıkta gerek yazarak gerek arayıp sorarak her daim yanımda olduğunu hissettiren tüm blog arkadaşlarıma çooook teşekkür ederim 🥰 İyi ki varsınız 🤗
Cumartesi, Ocak 25, 2025
Bu Kez Yoldan Bildiriyorum :)
Perşembe, Kasım 14, 2024
Kısacık da olsa gitmek...
Gittim. Döndüm.
Bugün kısacık bir doğa gezisi yaptık sonunda. Sonbaharın renklerini ucundan yakaladık.
Pazar, Ağustos 11, 2024
İçimizdeki Canavar
Bu canavar kötü değil :)
Haftasonu aile aktivitesi olsun diye puzzle yapalım dedik, içimizden puzzle canavarı çıktı; 1000 parçalı puzzle.ı bir günde bitirdik nerdeyse :)
3 parça çok zordu: Sol üst Love kelimesinin o ve e harflerinin ortası, sağ kenar orta bölüm tekerleğin bir parçası. Onları bulunca ara verdik :)
Yıllar önce Evrim'le Magna Carta haritasının puzzle.nı yapmayı denemiştik. Ben 10 parça bile bulamadan sıkılmış ve bırakmıştım. Kocaman ve sadece 2 renk olan puzzle.ı Evrim tek başına bitirmişti. Bu kez hepimiz birlikte yaptık ve çok eğlendik :)
Bugün bitti puzzlemız :) En zor kısmı tam ortasıydı; Evrim tamamladı. Arya son parçayı saklamış, en son getirip taktı :D
Puzzle.ı Arya'nın odasına asacağız :) Aynı kutuda bir puzzle daha var. Yukarıdakini yapıştırıp çerçeveletince ikinci puzzle.a başlarız :)
Pazartesi, Şubat 27, 2023
17, 11, 9...
17 yıldır sevgiliyiz,
11 yıldır evli,
9 yıldır anne-baba.
Dün 11. evlilik yıldönümümüzdü. Ne yapalım diye konuştuk ama ikimizin de içinden pek bir şey yapmak gelmedi. Yürüyüşe çıktık el ele; balık alıp biraz da alışveriş yapıp eve döndük.
Rakı-balık yaparız demiştik, rakıyı açmadık. Yemek için giyinip süsleniriz demiştim içimden, onu da yapmadık. Peki ne yaptık? Ailecek yemeğimizi yiyip sohbet ettik.
Yemekten sonra Evrim en sevdiğimiz şarkılardan birini açıp beni dansa kaldırdı, mutfakta yalın ayak dans ettik. Geceyi birer Martini eşliğinde dizi izleyerek bitirip uyuduk. Huzurluydu, güzeldi.
Bir günün özel olması için sıradışı şeylere, hazırlığa, süse püse, sürprizlere gerek yok aslında. Bir arada olmak, anı paylaşmak, sevmek yeterli.
Perşembe, Haziran 24, 2021
Nerede Hareket, Orada Bereket :)
Yazmayalı 10 gün olmuş!
Her gün mutlaka sevdiğim bloglara uğrayıp yeni yazılara bakıyorum, yorum yazıyorum, gelen yorumları okuyorum, dur ben de yazayım diyorum ama... Yazmamışım. Sanki yazmadığım bu süreçte daha çok yaşamışım gibi geliyor şu an ama emin de değilim. Yani daha dolu dolu geçmiş günler de yazmaya fırsat olmamış gibi... Şöyle bir düşüneyim neler yapmışım bu 10 günde.
En son Ceren'le renkli bir oyun oynadığımızda yazmışım. İstanbul'dan arkadaşlarımın geleceğinden bahsetmiştim, geldiler :) Bizim balkonda kahvaltı ettik; denize gittik, akşamüstü de Fındıklı Çağlayan deresinin yanındaki balık restoranına gidip yemek yedik. O gün 4 kadın o kadar çok eğlendik ki sözlerle anlatamam, fotoğraflarla anlatmayı deneyeyim :)
Daha önceki yazılarımda bahsetmiştim "yaşam açlığı" çektiğimden. Ne zaman dursam ölüyorum gibi hissediyorum, zamanım çok kısaymış da göz göre göre boşa akıp gidiyormuş gibi geliyor (ki gerçekten de öyle aslında). Bu hissiyatımı Evrim'e anlatamıyorum çünkü o evcil ve sakin yaşamayı seven biri. Benim sürekli dışarıda olma, her gün hatta her an bir şeyler yapma isteğimi anlayamıyor çok istese de ama hakkını teslim edeyim ki şu son 10 günde bana ayak uydurmak konusunda kendini aştı Evrim :D Sabah ayrı, akşam ayrı etkinlik yaptık birlikte. Mesela Pazartesi günü sabah Arya okula, biz denize gittik, öğlen ben okulun mangal etkinliğine gittim, akşam da ailecek pizza yemeye gittik :) Salı akşamı arkadaşlarımız geldi balkonda makarna-şarap keyfi yaptık, King oynadık ve biz kazandık :D Dün annemler bize kahvaltıya geldi, öğleden sonra Arya'nın atölyesi vardı, onu bırakıp biz Evrim için yazlık giysi alışverişi yaptık. Akşam annemlere yemeğe gittik. Bu kez okey oynadık ve Evrim kazandı :) Kısacası bu hafta bol aktiviteli ve kazançlı bir hafta oldu bizim için :D
Salı, Mayıs 11, 2021
41
Bugün Evrim'in doğum günü. Tastamam 41 oldu :D Ailecek balkonda kutladık :)
Salı, Aralık 08, 2020
Hiç olmadığım kadar...
Pazar, Kasım 24, 2019
Bir Fırıncıdan Kahraman Olur mu Acaba?
Osman Dedem, Aydın'da küçük bir köyde doğmuş, annesini küçük yaşta kaybetmiş. Babası tekrar evlenip çoluk çocuğa karışmış ama dedem o ailenin içine karışamamış. Üvey annesi hep dışlamış, ezmiş, ötelemiş dedemi. Sonunda dedem evden ayrılmış ve uzaktan akrabası olan yaşlı bir nenenin yanına Manisa'ya gitmiş. Nene kocasını genç yaşta kaybetmiş, çoluğu çocuğu da yokmuş. Yıllarca yalnız yaşamış ama artık elden ayaktan düşmek üzereymiş. Dedemi yanına almış; "Benimle yer, benimle içersin, çalışır paranı kazanırsın. Bana bakarsan ben ölünce ha bu evim sana kalır" demiş. Huysuz bir kadınmış ama kol kanat germiş dedeme. Büyükannemle (aslında annemin teyzesi ki bu durumda başlı başına bir hikaye) evlendirmiş. Ne saygıda ne sevgide hiç kusur etmemişler neneye ikisi de. Nene evini de hakkını da helal ederek yummuş hayata gözlerini.
Dedem fırıncılık yapmış yıllarca. Evden işe, işten eve. Başını kaldırmazmış hiç yürürken. Ah bir kaldırsa... Göçmenlik var soyunda, ten pembe beyaz, saçlar kumral, gözler yemyeşil, çakmak çakmak! Ama gözü büyükannemden başkasını görmemiş. Büyükannemler 5 kardeş, büyükannem 2. çocuk; babaları anneannem (annemin öz annesi) bebekken ölmüş, anneleri büyütmüş hepsini tek başına. Dedemle büyükannem evlenince dedem onlara da sahip çıkmış. Hatta anneannem onların çocuğu gibi büyümüş neredeyse. Sonra kendi çocukları da olmuş; Mustafa koymuşlar adını. Çok hareketli, akıllı bir çocukmuş. Ama birden çok hastalanmış, çaresi bulunamamış. Küçük yaşta vefat etmiş. Dedemle büyükannem yıkılmışlar. Büyükannem yataklara düşmüş, hastalanmış. Dedem onu doktordan doktora taşımış ama nafile. En son bir dağın tepesinde şifacı bir kadına taşımış sırtında. Orda kalmışlar bir süre. Kadın büyükannemi iyileştirmiş ama ruhu yaralı kalmış büyükannemin. Tüm bunlar olurken gencecik yaştalarmış ikisi de. Bu hastalık sürecinde ayrılan yatakları bir daha hiç birleştirmemiş büyükannem; dedem bir gün olsun ağzını açıp tek kelime etmemiş. "Makbulem iyi olsun da..." demiş hep. Öyle çok severdi ki büyükannemi!
Bağırlarına taş değil anneannemi basmışlar önce. Onu büyütüp evlendirmişler. Sonra hayat bambaşka bir anne-babalık fırsatı koymuş önlerine. Anneannem çalışmak için Almanya'ya giderken annemi bırakmış onlara. Bu ayrılık annemde onarılamaz yaralar açmış ama büyükannem ve dedemin yaralarını sarmış az da olsa.
Devam edeceğim. Dedemin kendi evladına yapamadığı babalığı, anneme ve dayıma nasıl yaptığını; benim içinse nasıl tatlı, nasıl tonton bir dede olduğunu; her gece sofrada büyükannemi nasıl gıcık ettiğini ama bunun kendi aralarında tatlı bir oyun olduğunu nasıl fark ettiğimi anlatacağım daha :)
Azade Zamanlar
Nasıl güzel! Azade zamanlarda averelik etmek dünyadaki en keyifli şey olabilir bence. Sabahları okula giderken tam da öyle yapıyorum. Tüm so...
-
Yazmayalı 1 aydan fazla olmuş. Bu sürede çok şey değişti. Aynı anda hem antidepresan kullanmaya hem de haftalık psikoterapi almaya başladım....
-
Yorulduğum bir okul haftası bitti. İyi miyim? Fena değilim ama iyiyim de yazamadım... Belimin solundan kalçama inen bir ağrı var. Kalçamdan...
-
Uzuuuun süren hatta bir türlü bitmek bilmeyen kıştan sonra güneşli, sıcak, çok güzel bir hafta sonuydu. Canım kocam denize girmedi ama yine ...














































