Salı, Mayıs 26, 2026
Anne olmak... İyi olamamak...
Cumartesi, Mayıs 09, 2026
Part-time Annelik
Handan şöyle bir cümle yazmış ve eminim çoğumuza da tercüman olmuş:
"Anne olmaktan yorulduğumu hissediyorum."
Ben bir süre önce bıraktım full time anne olmayı, part-time anneyim artık.
"O da ne? Part-time Annelik olur mu hiç?" diyenleri duyar gibiyim. Ama gayet de oluyor valla!
Kızım 13 yaşında ve artık her şeyini kendisi halledebiliyor. Birkaç kez hadi oyun oynayalım, hadi bisiklete binelim, hadi badminton oynayalım diyerek birlikte bir şeyler yapmaya çalıştım ama işe yaramadı. Ben de denemeyi bıraktım. Arya odasında, ben salonda, Evrim bilgisayar başında... Akşam yemeklerinde birlikteyiz sadece. Böyle devam ediyoruz hayata.
Sabahları kalkıp kendisi kahvaltı yapıyor. Ben okula giderken kapısını çalıp dişlerini fırçalamayı unutma, iyi dersler deyip ondan önce çıkıyorum evden. Öğle araları eve gelip yemeğini yiyip okula dönüyor. Okul çıkışı arkadaşları ile evin altındaki kafede ya da sitenin bahçesinde oturuyor. Eve gelince yine odasına kapanıyor. Akşam yemeği için mutfakta buluşup birbirimize günümüzün nasıl geçtiğini anlatıyoruz.
Ne "kitap oku" diyorum artık ne de "odandan çık biraz". Zararlı bir şeyler yapmadığı sürece ne yaparsa yapsın diye bakıyorum duruma. Kitap okumazsa okumasın, ne yapayım? Okul dışında sürekli kulaklık takıyor. Gözleri bozuk, kulakları da sağır olacak bu gidişle... Ben anlatıp üzerime düşeni yaptım. Engellemek için yırtınamayacağım.
Odasında ne yapıyor merak etmiyor muyum? Çok da değil aslında. Müzik dinliyor, video izliyor, resim çiziyor. Ne izliyor diyecek olursanız, saçma sapan youtube videoları ya da anime... Engellemeye çalışmıyorum sadece takip ediyorum youtube ve google üzerinden. Benim hesaplarımla bağlandığı için kendi telefonumdan görebiliyorum. Hoşuma gitmeyen paylaşımları silip o hesapların tekrar karşısına çıkmasını engelliyorum. Arada bir de odasını basıp telefonu alıp tüm itirazlarına rağmen fotoğraflarından mesajlarına kadar her şeyi kurcalıyorum. Kızarsa kızsın.
Özel hayat zırvalarını hiç çekemeyeceğim. 18 yaş altı, henüz beyni tam gelişmemiş - bilimsel olarak öyle-, kendi parasını kazanıp kendi hayatını kurmamış bir ergenin özel hayatı da bir yere kadar! Tabi ki ne yaptığına ettiğine bakmak gerekiyor.
Bu gidişattan memnun muyum? Emin değilim.
Odası dağınık. Olsun. Sürekli kulaklıkla müzik dinliyor. Dinlesin. Odasından çıkmıyor. Çıkmasın. Telefon bağımlısı oldu. Kim değil ki?
Bir yandan aslında böyle çok rahat diyorum kendime. Sürekli mükemmel anne olmak için didinip durup kendimi harap etmiş olmuyorum. Üstelik çoğu zaman da kimseye yaramıyor o kadar çabalamak. Her şey olacağına varıyor. Arya halihazırda sorumluluk sahibi, derslerinde başarılı bir çocuk. Yani zaten sürekli kontrol gerektirmiyor. Onaylamadığım yanları yok mu? Var ama ne yapsam değişmiyor ve sürekli sürtüşmek, tartışmak vs. çok yorucu.
Halim yok. Tam da Handan'ın dediği gibi yorgunum.
Perşembe, Kasım 07, 2024
Akıp giden günler...
Ne yazacağımı bilmiyorum.
Günler akıp gidiyor, ben de günlerle birlikte akıp gidiyorum.
Çırpınmıyorum bile. Arada yorulup ağlıyorum ama o da pek uzun sürmüyor artık eskisi gibi.
Hayat nereye, ben oraya...
Şimdi Pazartesi... Şimdi Cuma... Arası yok asla.
Yılın bitmesine sadece 8 hafta kalmış.
Haftaya ara tatil. Yollara düşme hayallerim ama Evrim'i ikna edecek gücüm var mı emin değilim.
...
Hayat akıp giderken farkındalığımı kaybetmemeye çalıştığım zamanlardan biri kitap okuduğum anlar. Okuduğum kitaplar iyi geliyor. Şu an Berthold Gunster'ın Flip Thinking kitabını okuyorum. Bazı kitapları İngilizce okumak ayrı bir keyif veriyor.
Yazımı dün geceden bir fotoğraf ile bitirmek istiyorum. Arya ile kim daha çok okuyacak yarışı yaptık ve tabi ki Arya beni engellemek için elinden geleni hatta bacağından geleni ardına koymadı :))
Salı, Aralık 06, 2022
Mutluluk
Salı, Haziran 07, 2022
Akıp giden zaman...
Arya 9 yaşında!
Dün karnımdaki nohut, bugün karşımda kocaman bir kız!
Pazar günü Arya'nın doğum günüydü. Yıllar nasıl akıp gidiyor anlayamıyorum. İçindeyken bitmek bilmeyen zor günler geriye dönüp bakınca bir çırpıda geçip gitmiş gibi geliyor.
Zaman algımız çok garip.
Pazartesi, Ocak 25, 2021
Kalkanları İndirip Yere Yığılınca Elini Uzatan Hayat
Dün çelme takıp düşüren hayat, bugün elini uzatıp "Hadi kalk, daha bitiş düdüğü çalmadı. Hem bak o kadar yanlışın içinde doğru yaptığın bi'şeyler de var işte!" diyor sanki.
Arya ile şöyle yanyana oturup kitap okumak... Hayal gibi ama gerçek :)
Annelik bir günü bir gününü tutmayan çok engebeli bir yolda çok acayip bir serüven. Çoğu zaman çok zor ama kısacık anlar var ki ne olursa olsun ayağa kalkıp yola devam etmek zorunda olduğunu hatırlatıyor insana. Tünelin ucunda ışık bir görünüp bir yok oluyor. Umarım sadece bir göz yanılması değildir :p
Keşke...
Arya uyuyor, ben onu izliyorum.
Keşke sadece gerçekten hak edenler anne-baba olsa...
Hak etmediğim şeylerin ve hakkını veremediğim ünvanların - "anne"lik bunlardan sadece biri- ağırlığıyla eziliyorum. Teselli bulacağım mucizevi bir karşılık yok maalesef. Bazen sadece öylesine yazıyorum işte.
Büyü Dükkanı
Tam şu an Storytel'de Yeşim Türköz'ün "Büyü Dükkanı" kitabını dinliyorum. Bedelini ödemeyi kabul ettiğiniz takdirde hayatt...
-
Yazmayalı 1 aydan fazla olmuş. Bu sürede çok şey değişti. Aynı anda hem antidepresan kullanmaya hem de haftalık psikoterapi almaya başladım....
-
Dün gece eşimle "Tanrı kim, nerede? Merhametli mi, tam aksine sadist mi? Bizi izliyor mu yoksa umurunda bile değil miyiz?" gibi so...
-
Uzuuuun süren hatta bir türlü bitmek bilmeyen kıştan sonra güneşli, sıcak, çok güzel bir hafta sonuydu. Canım kocam denize girmedi ama yine ...























