Arya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Arya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çarşamba, Mayıs 13, 2026

Tarihe Not - Arya

Arya bugün ilk kez tamamen tek başına mercimek çorbası yaptı. Ben sadece oturup izledim. Toplam 10dk içinde her şeyi yapıp düdüklüyü ocağa koydu. Çorba şu an pişiyor.

1 ay sonra dolu dolu 13 olup 14'ten gün almaya başlayacak. Küçüklüğünden beri mutfakta bana yardım ediyor. Kendi başına yemeğini ısıtıp yer, bize kahvaltı hazırlar, tavada yumurta yapar, ben yemek yaparken sebzeleri soyar, doğrar. Haftasonu babasının doğum günü sofrası için tek başına salata yaptı, bugün de kendi en sevdiği çorba olan mercimek çorbasını. 


Arya'nın domates salatası :) 


Ben küçüklüğümde hep anneannemi izlerdim yemek yaparken. Yemek yapmaya 12 yaşında, annem kardeşime hamile kaldığında başladım. Makarna, menemen, kızartma, çorba derken bir baktım her şeyi yapar olmuşum. Arya'yı da hep 12 yaşına girince yemekleri sen yapacaksın diyerek büyüttüm :)) Öyle büyüyünce 12 yaşından önce başladı bir şeyler yapmaya ama hep ben yönlendiriyordum ve beraber yapıyorduk. 

İlk kez tek başına tavada yumurta yapıp bize sürpriz kahvaltı hazırladığında o kadar heyecanlı ve mutluydu ki biz de çok mutlu olduk ve keyifle yedik tabi ki :) Sonrasında yemek yaparken bana daha çok yardım etmeye başladı. Dün de "Yarın mercimek çorbası yapalım mı? Yani ben yapayım, sen bak" deyince zevkle olur tabi dedim :D 

Yumurta, makarna, salata ve mercimek çorbasından sonra neyle devam etsek acaba Arya'nın mutfak macerasına 🤔 

Tavsiyelere açığız 😄 


Cumartesi, Mayıs 09, 2026

Part-time Annelik

Handan şöyle bir cümle yazmış ve eminim çoğumuza da tercüman olmuş:

"Anne olmaktan yorulduğumu hissediyorum."

Ben bir süre önce bıraktım full time anne olmayı, part-time anneyim artık. 

"O da ne? Part-time Annelik olur mu hiç?" diyenleri duyar gibiyim. Ama gayet de oluyor valla! 

Kızım 13 yaşında ve artık her şeyini kendisi halledebiliyor. Birkaç kez hadi oyun oynayalım, hadi bisiklete binelim, hadi badminton oynayalım diyerek birlikte bir şeyler yapmaya çalıştım ama işe yaramadı. Ben de denemeyi bıraktım. Arya odasında, ben salonda, Evrim bilgisayar başında... Akşam yemeklerinde birlikteyiz sadece. Böyle devam ediyoruz hayata.

Sabahları kalkıp kendisi kahvaltı yapıyor. Ben okula giderken kapısını çalıp dişlerini fırçalamayı unutma, iyi dersler deyip ondan önce çıkıyorum evden. Öğle araları eve gelip yemeğini yiyip okula dönüyor. Okul çıkışı arkadaşları ile evin altındaki kafede ya da sitenin bahçesinde oturuyor. Eve gelince yine odasına kapanıyor. Akşam yemeği için mutfakta buluşup birbirimize günümüzün nasıl geçtiğini anlatıyoruz.

Ne "kitap oku" diyorum artık ne de "odandan çık biraz". Zararlı bir şeyler yapmadığı sürece ne yaparsa yapsın diye bakıyorum duruma. Kitap okumazsa okumasın, ne yapayım? Okul dışında sürekli kulaklık takıyor. Gözleri bozuk, kulakları da sağır olacak bu gidişle... Ben anlatıp üzerime düşeni yaptım. Engellemek için yırtınamayacağım.

Odasında ne yapıyor merak etmiyor muyum? Çok da değil aslında. Müzik dinliyor, video izliyor, resim çiziyor. Ne izliyor diyecek olursanız, saçma sapan youtube videoları ya da anime... Engellemeye çalışmıyorum sadece takip ediyorum youtube ve google üzerinden. Benim hesaplarımla bağlandığı için kendi telefonumdan görebiliyorum. Hoşuma gitmeyen paylaşımları silip o hesapların tekrar karşısına çıkmasını engelliyorum. Arada bir de odasını basıp telefonu alıp tüm itirazlarına rağmen fotoğraflarından mesajlarına kadar her şeyi kurcalıyorum. Kızarsa kızsın. 

Özel hayat zırvalarını hiç çekemeyeceğim. 18 yaş altı, henüz beyni tam gelişmemiş - bilimsel olarak öyle-, kendi parasını kazanıp kendi hayatını kurmamış bir ergenin özel hayatı da bir yere kadar! Tabi ki ne yaptığına ettiğine bakmak gerekiyor.

Bu gidişattan memnun muyum? Emin değilim. 

Odası dağınık. Olsun. Sürekli kulaklıkla müzik dinliyor. Dinlesin. Odasından çıkmıyor. Çıkmasın. Telefon bağımlısı oldu. Kim değil ki?

Bir yandan aslında böyle çok rahat diyorum kendime. Sürekli mükemmel anne olmak için didinip durup kendimi harap etmiş olmuyorum. Üstelik çoğu zaman da kimseye yaramıyor o kadar çabalamak. Her şey olacağına varıyor. Arya halihazırda sorumluluk sahibi, derslerinde başarılı bir çocuk. Yani zaten sürekli kontrol gerektirmiyor. Onaylamadığım yanları yok mu? Var ama ne yapsam değişmiyor ve sürekli sürtüşmek, tartışmak vs. çok yorucu. 

Halim yok. Tam da Handan'ın dediği gibi yorgunum.




"Ama ama annee tuşa ben basacaktım yaa" 😁 










Babasının klonu 😁

Cumartesi, Ağustos 30, 2025

Arya ve Sihirli Değnek



Fotoğraf geçen yıldan :) 

... 

Bir iki saat önce Arya gelip beraber kitap okuyalım mı deyince sevinerek kabul ettim tabi ki :) Arya yeterince okuduğuna karar verince kitabını kapattı. Ben de fırsattan istifade ona şu soruyu sordum:

- Sihirli bir değneğin olsa neleri değiştirirdin? Evde, hayatında ve dünyada olmak üzere söyleyebilir misin?

- Evde şu ışıkları (salondaki sarı ışığı kastediyor); hayatımda okulumun binasını (daha geniş bir bahçe, kapalı spor salonu, resim atölyesi, bilişim sınıfı, zeka oyunları odası gibi şeyler istiyormuş) değiştirmek isterdim. Dünyada ise kız çocuklarının istismarını durdurmak isterdim.

Cevapları beni hem mutlu etti hem de hüzünlendirdi. Salondaki ışık halledilir; okuldaki son 2 senesi, umarım sonrasında imkanları çok daha iyi olan bir okulu olur. Bunlar dışında bir derdi, sorunu olmamasına çok sevindim ama iş kız çocuklarının istismarını durdurmak mevzusuna gelince kendimi çok çaresiz hissettim. 

12 yaşında bir kız çocuğunun dünyada değiştirmek istediği şeyin kız çocuklarının istismarı olması... Kahredici! İstismara uğrayan çocukları koruyamayan, korumayan sisteme karşı, elinde sihirli değnekle karşı koymaya çalışan 12 yaşındaki cesur bir kız çocuğundan daha aciz olmak içimi acıttı.

Keşke hepimizin elinde bir sihirli değnek olsa da cesaretimizi toplayıp birlik olup yapılması gerekeni yapabilsek...



Cuma, Haziran 06, 2025

Arya #12yaş

Dün Arya'nın doğum günüydü :)



Dolu dolu 12 yaşında bir Arya :D


Dün aile içinde ufaktan kutladık; bugün yakın arkadaşlarımız bayram kahvaltısına geliyor, bir tur da onlarla kutlayacağız minik(?!) cadının doğum gününü :))

Babaannesi, "Doğumgünü hediyesi olarak ne alalım, ne istersin?" diye sormuştu birkaç gün önce; Arya "Lego, boya kalemi, resim malzemesi olabilir ya da direk altın(?!) olarak da kabul edebilirim" demişti ve bizi koparmıştı :))  Babaannesi dün yakasına iğneledi altınını :)) Tutumlu olmayı, para biriktirmeyi, yatırım yapmayı öğretirken biraz abartmış olabiliriz sanki :))

Şimdi kahvaltı hazırlığına full gaz devam etmem gerek.

Herkese iyi bayramlar 🤗


Çarşamba, Mayıs 15, 2024

*Beni Bekleme Kaptan

Pazartesi günü Rize'ye gidip bel ve boyun MR'ı çekildim. Belimde fıtığın yeri yine dolu; ya fıtık tekrarlamış ya da ödem varmış. Boynumda ise iki ayrı fıtık varmış.

Ödemdir, ondan bi' şey olmaz, geçer zamanla diyeceksiniz. Maalesef benim ödemler öyle ödem değil. Önceki ameliyatımdan sağ bacağımda ve dikişlerimin sağ tarafında kalan ve gözle görülür ödem 5 yıldır geçmedi. Bu ödemlerin geçmesi için ayrıca ameliyat olmam gerekiyormuş.

Boynumda fıtık olduğundan emindim ama iki tane olacağı hiç aklıma gelmemişti. C5-6 ve C6-7 arası iki tane fıtık kardeş kardeş takılıyorlar boynunda. Biri daha büyük, 3-5 seneye ameliyat mecburi olurmuş; şimdilik boynumu ve sol kolumu ağrıtmakla yetiniyor. 

Kısacası belimde fıtık yoksa bile aynı yerde ödem var ve hâlâ sinirlere, dokulara baskı yapıyor. Sonuç olarak ben fıtık varmışçasına ağrı çekiyorum. Doktor, önerebileceğim bir çözüm kalmadı, tekrar ameliyat olabilirsin ama sonuç yine değişmeyebilir dedi. 2 hafta daha fizik tedavi verdi; bir de yeni bir ilaç yazdı kullandığım ağrı kesiciler ek olarak. Geceleri uyumamı sağlayacakmış. İşe yararsa rapor çıkaracak, sürekli kullanacağım.

Fıtıklar, migren, bağırsaklarım... Düşünmeyip yaşamaya devam etmeye çalışıyorum ama sürekli migren atağı geliyor - muhtemelen boynumdaki fıtıklar ve ağrı tetikliyor - ve deli gibi midem bulanıyor; bağırsaklarım olur olmadık zamanda kıvrandırıyor. Böyle sürekli mızıklamak istemiyorum ama gerçekten çok yoruldum. 


Cem Karaca - Çok yorgunum
*Beni bekleme Kaptan
Sözler Nazım Hikmet'in Mavi Liman şiirinden. 


Sabah okula giderken yine deli gibi midem bulanıyordu. Hadi bugün izin alıp gitmedim diyelim; yarın? Ya bir sonraki gün? Haftanın en az 3 günü böyleyim. Yakında okullar kapanacak; dinlenirim, yüzerim, toparlanırım  diyerek normal rutinin içinde kalmaya çalışıyorum bir şekilde. 

Yazıyı güzel bir şeylerle bitireyim. Bugün okul çıkışı Arya'nın devam ettiği resim kursunun karma sergisi vardı. Şuraya bırakayım Arya'nın resimlerini:










Pazar, Aralık 03, 2023

Ortaya Karışık

 Arya ile başlayayım.


Arya'nın ilk tablosu :)


You Are My Sunshine - Jasmine Thompson

"You are my sunshine
My only sunshine.
You make me happy
When skies are grey.
You'll never know, dear,
How much I love you.
Please don't take my sunshine away"

Benden kızıma...

...

Bu yıl okulunda resim dersi yok maalesef ama Arya gençlik merkezindeki resim kursuna gidiyor haftada 2 gün. Şimdiye dek kara kalem ve sulu boya çalışmalar yapıyorlardı; 2 hafta önce ilk kez tuvale resim yapmaya başladılar. Arya resim konusunda babasına çekmiş, gerçekten yetenekli. Karakalem çalışmaları da başarılı. En önemlisi de resim yapmaktan gerçekten keyif alması.

...

Günlerdir evde kaldıktan sonra bugün dışarı attım kendimi. Güneşli, güzel bir gündü. Hazır çıkmışken saçlarımı da kestirdim. Kuaförden mutlu ayrılan kadın nadirdir ama ben son 1 yıldır hep mutlu ayrılıyorum. Şanslıyım ki tam aradığım kuaförü buldum. Kendisi de kıvırcık saçlı olduğu için ne dersem anlıyor ve tam istediğim kesimi yapıyor. Bugün de mutlu ayrıldım kuaförden :)

Kuaförden sonra deniz kıyısında en sevdiğim kayaya yaslanarak güneşin tadını çıkardım. Daha uzun süre kalmak istiyordum ama belimin ağrısı artınca eve döndüm.


...

En sevdiğim kayayı ve onu nasıl da kıskanıp bir kaya olmak istediğim yazıyı ararken eski yazılarımı okudum az önce ve bir kez daha iyi ki dedim, iyi ki yazıyorum şu blogu! 

Şunu ben yazmışım mesela, bunu da! Şu öykülerin hepsini ben yazmışım. Okurken yüzüme bir gülümseme yayılıyor; benden bir şeyler kalacak dünyaya, kızıma belki de torunlarıma...

...


Sevdiğim şarkılardan biriyle bitireyim tüm bu karışıklığı :)


Bana Bir Aşk Masalından Şarkılar Söyle - İnce Saz

Salı, Haziran 07, 2022

Akıp giden zaman...

Arya 9 yaşında!

Dün karnımdaki nohut, bugün karşımda kocaman bir kız!



Pazar günü Arya'nın doğum günüydü. Yıllar nasıl akıp gidiyor anlayamıyorum. İçindeyken bitmek bilmeyen zor günler geriye dönüp bakınca bir çırpıda geçip gitmiş gibi geliyor. 

Zaman algımız çok garip.




Baba-kız şımarmacalar :D

Pazar, Kasım 21, 2021

Geleneksel "Evet Günü" Şenlikleri #2

Geçen ay ailecek "Yes Day" filmini izledikten sonra biz de Arya için "Evet günü*" yapmıştık. Kuralları baştan belirledik ve hiç bir problem yaşamadık. Gün güzel geçince her ay bir kez yapmaya karar verdik. 

Kasım ayına girdiğimiz andan itibaren Arya "Evet günü ne zaman?" diye sorup duruyordu, ara tatilde yaparız demiştim ama hava genel olarak yağmurlu olunca bugüne kaldı "Evet günü"müz. Bugün de Evrim hasta olduğu için ailecek olmasa da anne-kız olarak yapalım dedik. Ailecek kahvaltı yaparak başladığımız güne lunapark, borulu park ve Arya'nın favori restoranı ile devam ettik ve son olarak patlamış mısır eşliğinde Lego DC Super Hero Girls filmini izleyerek bitirdik günü. 








Lunaparktaki favorimiz çarpışan arabalar. Zaten küçücük bir lunapark olduğu için çok fazla seçeneğimiz de yok maalesef. Arya 3 tur çarpışan arabalardan sonra bir iki oyuncağa daha binip borulu parka geçmek istedi. O borulu parkta yeni edindiği arkadaşlarıyla oynarken ben de bir an önce Doppler'e kavuşma hevesiyle Volvo Kamyonları okudum :) Parktan sonra anne-kız cozutup en zararlı yiyecekleri seçerek karnımızı doyurduk. Pişman değiliz :)) Sahil boyunca yürüyerek eve geldik, mısır patlatıp filmimizi izledik. Film bitince "Evet günü" de bitmiş oldu :)  Arya şimdiden Aralık'ı iple çekmeye başladı :D Evrim de kendine özel "Evet günü" istiyormuş, çok güldük tabi Arya ile :))))

*"Evet günü": Gün boyunca anne-babaların her şeye "Evet" demek zorunda olduğu bir nevi ödül günü. Geleceği etkileyecek "Hadi köpek alalım" gibi isteklerin kabul görmediği, sadece o anlık yapılıp bitecek eylemlerin onaylandığı bir gün :)

... 

Neredeyse unutuyordum,  Arya'nın öğretmeni, Ödül öğretmenimiz bizden çocukluğumuzda oynadığımız bir oyunu tanıtmamızı istemişti. Biz de küçük bir video çektik ailecek :)


Cuma, Nisan 23, 2021

Arya ve 23 Nisan

Günlerdir 23 Nisan ile yatıp kalkılıyor bizim evde çünkü bu yıl anne-kız görevliyiz kendi okullarımızın etkinliklerinde. Arya hem okul için hazırlanan ana videoda hem de kendi sınıfının videosunda görevli. Birinde mektup okuyor, birinde şiir. Şiir videosu nispeten kolaydı ama mektup videosu için 6-7 kez video çektik. Neyse ki hallettik hepsini :) Ben de kendi okulumun online kutlama programı koordinatörü ve sunucusuyum. 

Programı belirleyip öğretmen arkadaşlarımdan yardım istedim. Kısa, sıkmayan, dinamik bir program olsun istedim. Öğrencilerin kutlama videosu, 23 Nisan resim çalışmaları ve 23 Nisan şarkısının aralarına günün anlam ve önemi konuşması ile bir adet şiir sıkıştıracağız :D Umarım program esnasında her şey yolunda gider*. Defalarca online ders yaptım ama ilk kez böyle bir program yapacağım. Heyecandan sabah 07.30'da kalktım, hazırlandım :D

23 Nisan coşkusu için şuraya bir adet Arya videosu bırakıp kaçıyorum :D


Yaşasın 23 Nisan!


*Gitmedi :( Programın sonlarına doğru sesle ilgili sorun oldu maalesef ve şarkıların sesi gitmedi katılımcılara ama n'apalım alıştık artık teknik hatalara.


Büyü Dükkanı

Tam şu an Storytel'de Yeşim Türköz'ün "Büyü Dükkanı" kitabını dinliyorum. Bedelini ödemeyi kabul ettiğiniz takdirde hayatt...