Yazmayalı 10 gün olmuş!
Her gün mutlaka sevdiğim bloglara uğrayıp yeni yazılara bakıyorum, yorum yazıyorum, gelen yorumları okuyorum, dur ben de yazayım diyorum ama... Yazmamışım. Sanki yazmadığım bu süreçte daha çok yaşamışım gibi geliyor şu an ama emin de değilim. Yani daha dolu dolu geçmiş günler de yazmaya fırsat olmamış gibi... Şöyle bir düşüneyim neler yapmışım bu 10 günde.
En son Ceren'le renkli bir oyun oynadığımızda yazmışım. İstanbul'dan arkadaşlarımın geleceğinden bahsetmiştim, geldiler :) Bizim balkonda kahvaltı ettik; denize gittik, akşamüstü de Fındıklı Çağlayan deresinin yanındaki balık restoranına gidip yemek yedik. O gün 4 kadın o kadar çok eğlendik ki sözlerle anlatamam, fotoğraflarla anlatmayı deneyeyim :)
Daha önceki yazılarımda bahsetmiştim "yaşam açlığı" çektiğimden. Ne zaman dursam ölüyorum gibi hissediyorum, zamanım çok kısaymış da göz göre göre boşa akıp gidiyormuş gibi geliyor (ki gerçekten de öyle aslında). Bu hissiyatımı Evrim'e anlatamıyorum çünkü o evcil ve sakin yaşamayı seven biri. Benim sürekli dışarıda olma, her gün hatta her an bir şeyler yapma isteğimi anlayamıyor çok istese de ama hakkını teslim edeyim ki şu son 10 günde bana ayak uydurmak konusunda kendini aştı Evrim :D Sabah ayrı, akşam ayrı etkinlik yaptık birlikte. Mesela Pazartesi günü sabah Arya okula, biz denize gittik, öğlen ben okulun mangal etkinliğine gittim, akşam da ailecek pizza yemeye gittik :) Salı akşamı arkadaşlarımız geldi balkonda makarna-şarap keyfi yaptık, King oynadık ve biz kazandık :D Dün annemler bize kahvaltıya geldi, öğleden sonra Arya'nın atölyesi vardı, onu bırakıp biz Evrim için yazlık giysi alışverişi yaptık. Akşam annemlere yemeğe gittik. Bu kez okey oynadık ve Evrim kazandı :) Kısacası bu hafta bol aktiviteli ve kazançlı bir hafta oldu bizim için :D





























