blog etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
blog etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cuma, Mayıs 06, 2022

Radyo Sevdası

Koşun dostlar, koşun! Sevgili Momentos bugün Radyo Momentos'ta benim blogumu tanıtmış! O kadar mutlu oldum ki anlatamam 🤗🥰 

Geçen hafta başladığı ve her hafta sevdiği blogları tanıtacağı yeni podcast serisinde bu hafta 10 blog tanıtıyor Sevgili Momentos. 

Dinlemek için link:

Radyo Momentos - Blog Dünyasında Bu Hafta 2

Radyo deyince severek yazdığım eski bir öyküm geldi aklıma. Arayıp buldum :) 

Okumak isterseniz tıklayınız!



Yazımı da Sevgili Momentos'un podcastinde bahsettiği gün batımı fotolarım ile bitireyim :) 


Pazar, Mayıs 01, 2022

Bloglardan Öğrendiklerim

Son günlerde bloglardan o kadar çok yeni şey öğrendim ki yazmasam ayıp olur.

Leylak Dalı sayesinde yeni bir kelime öğrendim: "şüreka". Anlamı için üşenmeyip Momentos'un "Bir Kelime" serisine gidelim lütfen :)

Sevgili Buraneros'tan, takip ettiğim blogların güncel yazılarının takip listesinin en üstünde çıkması için yapılması gerekeni öğrendim. Açıklama şu yazının yorumlar kısmında.

Yine Buraneros'tan yorum yaparken yaşanan "Oturum Aç" ve yorumun "Anonim" gözükmesi sorununun çözümünü öğrendim. Çözümü şu yazının yorum bölümünde Sevgili Buraneros anlattı.

Blogger'ın mobil uygulaması olduğunu Gülten'den öğrendim. Uygulamayı indirdim, deniyorum.

Nuh'un Gemisi isimli muhteşem radyo programını ve süs elması ağacının ismini "Her Güne 3 Güzel Şey"den öğrendim. Şu an büyük bir keyifle dinliyorum.



Foto "Her Güne 3 Güzel Şey" blogundan alınmıştır.


Sevgili Momentos'tan 2 yeni blog öğrenmekle kalmadım, Tarık Akan'ın hayat hikayesini ve "Yalnızca Kanatlarına Güven" şiirini de öğrendim. Şiiri üst üste kaç kez dinlediğimi bilmiyorum.

Yazıyı Nuh'un Gemisi'nin aşağıdaki muhteşem Fransızca Şarkılar seçkisi eşliğinde okuyun lütfen :)

Nuh Gemisi - Fransızca Gecesi

*Tek bir yazı içinde bu kadar link biraz fazla biliyorum ama ne yapalım bu kez böyle oldu :D


Çarşamba, Aralık 15, 2021

İzle Butonu - Takip mevzusu

Konuya nereden girsem, nereden başlasam bilmiyorum. Kestirmeden gideyim.

Şimdi şöyle ki bloguma gelip yazılarımı okuyan, yorum yapan herkes benim için çok değerli. Yorum bırakan herkesi cevaplamaya ve bloglarını ziyaret etmeye çalışıyorum. Sağ alt köşede bulunan "İzle" kısmına yönelik hissiyatım ise biraz çetrefilli. Oradaki sayı artıyor, azalıyor... Azalınca anlıyorum ki birileri aradığını bulamadı ya da ben farkedip onu takip etmediğim için izlemeyi bıraktı. Bunu gayet normal buluyorum. O sayının az olması, artıp azalması gibi durumlar beni etkilemiyor çünkü ben ilk önce kendim için yazıyorum. Yani o sayı sıfıra da düşse ben yine yazacağım :) 

Yazılarıma yorum bırakanların bloglarına baktığımda, "İzle" butonu varsa ve eğer dalıp unutmazsam tıklıyorum ama bunun pratikte bir etkisi yok maalesef çünkü blogu izle desem bile yeni yazıların bildirimi gelmiyorum. Ben de her zaman tüm blogları tek tek gezip yeni yazı var mı diye bakamıyorum. Bazen baktığım bloglardaki yeni yazılara yorum yapacak bir şey bulamıyorum çünkü ilgi alanıma girmiyor içerikler. Sırf yorum yapmış olmak için de anlamsız bir şeyler yazmak istemiyorum. Hâl böyle olunca bu konuda bir açıklama yazısı yazmak istedim.

En başta dediğim gibi bloga gelip okuyan, yorum yazan, takip eden herkese çok değer veriyorum. Herkese çok teşekkürler. Elimden geldiğince ben de sizlere uğrayıp takip etmeye çalışıyorum ama çocuklu ve tam zamanlı çalışılan bir hayatta her yere yetişmek pek mümkün değil. Bu yüzden affınıza sığınıyor ve kırılmamanızı rica ediyorum. Yetişemediğim durumlar olursa kasıtlı değildir, gözümden kaçmıştır ya da cidden söyleyecek söz bulamamışımdır :)

Hayat, insanı bazen o kadar yoruyor ki değil bloglar, bloggerlar; 40 yıllık arkadaşları bile gözü görmüyor insanın yani demem o ki, karşılık beklemeden zevk aldığımız bloglarda takılalım, ötesine de pek takılmayalım bence :) 

Hafta ortasından selamlar, sevgiler ❤️



Perşembe, Kasım 25, 2021

İçimiz Isınsın :)

Dışarısı buz, kış geldi!

O zaman içimizi ısıtacak şeylere sıkı sıkıya tutunmak, sarılmak lazım :)

Benim epey uzun zamandır boşladığım bir yemek blogum var. Daha önce de bahsetmiştim, ismi "Rüya'nın Mutfağı" :). Eskiden aktif olarak tarif yazıyordum ama son yıllarda pek üstüne düşmedim. Geçenlerde Sevgili Handan'ın ilhamıyla yaptığım sarımsaklı ekmeğin tarifini az önce yazdım bloga. Onu yazarken domates çorbası tarifimi de yazdım. Üstüne de sıcak şarap tarifi yazarak mis gibi sıcacık bir kış gecesi için gereken üç temel şeyi yazmış oldum :P Sıcak şarap tarifi yılbaşı için de güzel bir seçenek olabilir. Ölçüleri iki katına çıkararak misafirleriniz için hoş bir sürpriz hazırlayabilirsiniz :) 

Blogda severek yaptığım ve severek yediğim tarifler var. Aklıma geldikçe yeni tarifler de eklerim. Maksat soğuk kış gecelerinde içimiz ısınsın :)


Pazartesi, Nisan 20, 2020

16 Gün / 16 Yazı - 6. Gün - İlham Perilerim

6. Günün sorusu:

Son günlerde sana ilham veren ne okudun, izledin, gördün ya da dinledin? 
İster listele, ister tek tek anlat. Senin yaratıcılığına kalmış.

Gülümseyen fotoğrafının yanı sıra "The girl with the Curls" başlığıyla bile kalbimi ısıtan Ezgi'nin başlattığı meydan okumanın 6. gününde gelen bu soru tam yerini buldu bence. "6" benim en sevdiğim sayı. Şimdi son zamanlarda en sevdiğim ve en çok ilham aldığı 6 kişiyi / şeyi paylaşacağım.

1) Ezgi

Son günlerde yazmaya devam etmemi sağlayan en büyük şey Ezgi'nin başlattığı bu 16 gün / 16 yazı meydan okuması. Önce onun bloguna bakıp günün konusunu okuyorum sonra o ne yazmış diye bakıyorum merakla. Hep pozitif, blogu iç açıcı, gülümseyen fotoğrafı kalp ısıtıcı... Özellikle bugünkü yazısı... Fotoğraflar, renkler... Mutlaka bakın, kendinizi daha iyi hissedeceğinize garanti veriyorum. 



Ne yazsam, ne anlatsam az. Hem benziyoruz, hem çoooook başkayız. Birbirini hiç görememiş iki kardeş gibiyiz. Mesafelerin anlamı yok, kalplerimiz bir. O yazıyor, benim beynimde kalbimde fırtınalar kopuyor. Adım adım izliyorum öykülerini, vuruluyorum anlattığı  karakterlere. 

O yazıyor, ben de ilham perileri uçuşuyor. Ne zaman konuşsak ya bir öykü adı çıkıyor ortaya ya bir özlü söz düşüyor kucağıma :) 



Öyle sade, öyle güzel, öyle olduğu gibi anlatıyor ki her şeyi... Her gün ilk baktığım bloglardan birisi onunki :) Peki ben ondan nasıl ilham alıyorum? Foto-şarkı fallarına bayılıyorum ve tam isabet her seferinde o günkü ruh halime uygun sevdiğim bir şarkı geliyor şansıma. İşte o fotoğraf, o şarkı bana ilham oluyor. Ben de ara ara saklıyorum fotoğrafların arkasına o şarkılardan :)



Yazılarını ayrı, yorumlarını ayrı seviyorum. Medenice tartışmayı başaran çok az sayıdaki medeni insandan birisi o! Aynı fikirde olmak mutluluk, farklı fikirde olup tartışabilmek ayrı bir mutluluk :) Yazılarını, hayat hikayesini, Çöl çiçeğini, Korona istatistiklerini, Ağaç Ev Sohbetlerini merakla bekleyip severek okuyorum. Tüm yazıları beni düşünmeye sevk ediyor. Düşündükçe de bir sürü ilham geliyor tabi ki :)

5) Instagram - Coursera - Udemy

Corona sebebiyle evde kalmaya başladığımızdan beri günümün büyük kısmını Instagram'da geçiriyorum. Herkes canlı yayın yapıp elinden geldiğince vakit geçirmeyi eğlenceli ve faydalı hale getirmeye çalışıyor. Ben de bundan yola çıkarak ne yapabilirim diye düşünüyorum. Bir yandan da Coursera ve Udemy üzerinden online derslere katılıyorum. İkisini birleştirince ben de İngilizce anlatayım dedim ve hemen internetten bir akıllı tahta folyosu sipariş ettim. Yarın uygun bir yer seçip tahtayı hazırlayınca ilk videoyu çekmeyi planlıyorum. Bakalım umarım işe yarar bir şeyler yapabilirim.


6) Mizah 

Absürd komediden nefret ederim ama zekice yapılmış espri severim. Youtube'ta 3Y1T ve Post 42 kanalını takip ettiğimden daha önce bahsetmiştim. Ne zaman Post 42 ile soğuk savaş videosu  izlesem benim de aklıma dünyanın en soğuk, en pis şakaları hücum ediyor. Zihnim istemsizce formatlanıyor. "Ufff, pufff, çok kötü ya!" diye diye gülüyorum ve kendime geliyorum. 

Karikatür sevgim üniversiteden kalma. Hâlâ her hafta Uykusuz alıyoruz eve.  Aşağıdaki karikatürün verdiği ilhamla yeni bir öyküye başladım: "Tarihi Geçmiş Aşklar Zehirler Adamı".

Ve tabi ki müziksiz olmaz. Madem konumuz ilham, şarkı da Muse'dan gelsin o zaman.






Çarşamba, Haziran 09, 2010

Blog Teması Değiştirmek Ne Zormuş!

saatlerdir uğraşıyorum. orası eksik, burası yanlış, şurası error veriyor! peh!

ama sonunda bitti. daha da sittin sene değiştirmem temayı herhalde. neyse gelelim temayı nerden bulduğuma: bttemplates.com

çok güzel blogspot temaları var ama uyarmadı demeyin: öyle indirdim yükledim bitmiyor maalesef. eğer benim gibi html'den anlamıyorsanız eksikleri hataları düzeltmek delirtebilir. gerçi şöyle de bir yardım sayfası yapmışlar.

ben şu anki temayı ilk gördüğümde çok beğenmiştim ama bu kadar uğraşınca brz soğudum sanırım :p

Çarşamba, Nisan 14, 2010

Blog Dünyası ve İyi Bir Blogger Olmanın Zorlukları(?!)

Günden güne daha çok sevdiğim blog dünyasında iyi bir blogger olmanın aslında ciddi ve zor bir iş olduğunu her geçen gün biraz daha iyi anlıyorum. hergün birşeyler yazmaya çalışmak bile zaman ve enerji gerektiriyor.

Öyle "ben bi blog açtım, canım isteyince girerim kafama göre takılırım bişeyler yazarım, istemezsem de yazmam" diyemiyor insan. En azından ben diyemiyorum. Aklım sürekli bloga ne yazabilirim, daha ilginç hale nasıl getiririm gibi düşüncelerle meşgul. Kendi adıma konuşuyorum, eğer yazıyorsam birileriyle paylaşmak istediğim için yazıyorumdur. Yoksa kendi kendime konuşurum ya da gidip bi defter alıp günlük yazarım di mi ama?

arkadaşlarımın takip ettiğini biliyorum, bazı bloggerların arasıra göz attığını biliyorum, bir de izle butonuna tıklayıp takip edenler var ki sayı arttıkça mutlu oluyorum:) hal böyle olunca ben de blog için daha çok kafa yorup daha çok şey yapmak istiyorum. acemi bir blogger olarak hâlâ gelişim ve değişim aşamasındayım duyurulur efendim:P

Pazartesi, Nisan 12, 2010

Staj, İş Arayışı, Umutsuzluğa Karşı Koyma Çabası

Stajda 3. hafta!

Artık bünye erken kalkmaya alıştı. Stajda yapılması gereken şeyler de iyice öğrenildi.

İş başvuruları yapılmaya devam ediliyor.

Ama...

Beklemekten yoruluyor bünye:(

Boşa umut etmekten korkuyorum:(

Bu işin sonu ne olacak diye endişeler sarıyor sürekli kalbimi ve zihnimi.

Kafam ne zaman bozulsa ya da dikkatim dağılsa blog dünyasına sarıyorum. Sürekli ilginç ve çok takip edilen bloglar çıkıyor karşıma. İçten içe(?!) kıskanıyorum. Ben de öyle bir bloga sahip olmak istiyorum! Ama benim hayatım öyle eğlenceli ya da ilginç değil maalesef:(

Çarşamba, Mart 31, 2010

Zamanın ve dünyanın dışına sıçrayıp kendime bir odacık inşa etmek istiyorum!

Ya hiç vaktim yok:(

Staj tüm günümü dolduruyor. Nete girecek vaktim kalmıyor. Evde zaten nete giremiyorum. Aslında blogla ilgili bir sürü fikrim var ama...

Keşke zamanın ve mekanın ötesine geçmek mümkün olsa!

Bazen gözlerimi kapatıp kendimi uzayın boşluğunda hayal ediyorum. Sadece nokta halinde görünen yıldızlar, gezegenler ve ben. Tık çıkmıyor, hiç ses duyulmuyor. O kadar huzurlu bir an ki!

Bir bilgisayar, bir fincan sahlep ve rahat bir koltuk da işimi görür aslında:) Tüm gün o blog senin bu blog benim gezmek istiyorum.

Salı, Mart 30, 2010

BÖ! 2010

2010 Blog Ödülleri için bloğum ilk elemeyi geçmiş.

Tabi sevinmek için çok erken. Çünkü blog dünyasındaki birbirinden güzel ve değişik onca blog içinde şansım brz az gibi:(

Ama olsun bakalım başka kimler aday olmuş?

Pazar, Mart 28, 2010

Her Gün Başka Birine Şaşırıyorum

Ne garip bir dünya şu internet!

Hergün yeni birşey çıkıyor karşıma ve hiç sonu gelmiyor şaşırdığım ya da hayran kaldığım şeylerin. Bugün hayran kaldığım şeylere gelince ilki Bigumigu diye bi site. Sitede bir sürü şey var. Ben anlatınca tadı çıkmayacak merak eden kendi baksın. Ama hazır olun iş sadece Bigumigu'yla bitmiyor ordan bir sürü yere atlıyor insan. Yani şu an hem bu yazıyı yazıyorum hem de daldan dala, blogtab bloğa geziyorum.

Gezerken bulduğum başka bir ilginç site de Sadi Tekin'e ait. Siteyi gezerken mouse yerine rakamlar kullanılıyor. Sitede inanılmaz eğlenceli çizimler ve dizaynlar var. Mutlaka göz atılmalı!

Yeni keşfettiklerimin yanısıra uzun zamandır izlediğim, hatta kıskandığım bloglar ve siteler de var. O sitelerden birisi de Lookbook. Dişi olup da bu siteye bayılmamak mümkün değil bence. Hergün her saniye birbirinden ilginç kombinler, son trendler, inanılmaz tatlı hatunlar, değişik tarzlar... Site tam bir fashioncholic cenneti!

Takip ettiğim bloglar arasında iş hayatına yönelik bloglar da var. Misal Eğitişim Blog epey güzel ve faydalı bilgiler sunuyor. Ben özellikle İK alanındaki yazıları takip ediyorum ama diğer yazılar da ilginç ve ufuk açıcı.

Devamı sonra...

Pazartesi, Mart 22, 2010

Blog Önerisi


Blog dünyasına iyice ısındım sanırım. Düzenli olarak takip ettiğim bir dolu blog var ama sürekli yeni bloglar ve bloggerlar da keşfediyorum. Bugün son keşiflerimden bahsetmek istiyorum.

Kediler ve Kitaplar yeni keşfettiğim bloglardan ilki. Blogun izleyici kitlesi epey kalabalık. Sanırım ben geç farkedenlerdenim. Blog "kitap", "oyun", "film", "dizi" ve "liste" olmak üzere 5 ana kategori üzerine yazılardan oluşuyor. Blogun iki yazarı var: Umut ve Çavlan.

Blog yazıları eğlenceli bir dille yazılıyor. Lost bölümlerinden oyun incelemelerine kadar birçok yazı var. Kısacası okuması zevkli bir blog.

Bahsetmek istediğim diğer bir blog ise Mor Koyun.

"Misafir, kahveni al, kendini evinde say, bunu saymam yine gel... Derdini yaz, icini dok, postala bana: morkoyuna@gmail.com"


Blog bizi böyle samimiyetle misafirliğe davet ediyor ve ben bu misafirlikten hiç sıkılacağımı sanmıyorum:)

Bu blog blog yazarının çizimlerini, yemek denemelerini ve değişik projelerini barındırıyor. Tarifler de projeler de güzel görünüyor. hem lezzetli hem göze hitap ediyor yani:)

Şimdilik bu kadar. Yeni bloglar bulukça yazmaya çalışırım.


Çarşamba, Ocak 06, 2010

Blog Tanımı ve Gerçekler

"Manxcat
my blog is abt life, love, friends, fun, cooking, fashion, movies, dreams, literature, fairy tales, creativity 'n everything in my mind:) "


aslında blog açmamdaki amaç öyle bir bloga sahip olmak isteyişimdi ama...

Cuma, Aralık 11, 2009

Let's Refresh Ourselves!

Etraftaki herşey sizi sıkmaya hatta boğmaya başladığında devam edebilmek için birşeyleri değiştirmek zorunda kalırsınız. İşte ben de bir süredir değişiklik peşindeyim.

Hayatımdaki bazı şeyleri değiştirdim ama henüz devam edebilmem için yeterli değil. Değişikliklere devam etmem gerekiyor. Blogumun adını ve içeriğini de değiştiriyorum. Bundan böyle can sıkıcı mızmızlanmalarımı buraya taşımak istemiyorum.

Bakalım gelecek günler neler getirecek...

Once everything around you starts to suffocate you, you have to make some changes in your life. I have been in search of a changeover for a while.

I have made some changes but they aren't enough for me to continue. I have to go further. I change the name of my blog and the content of the blog now. I won't write my complaints down here any more.

Let's see what will happen in future!

Salı, Kasım 24, 2009

İzlediğim Blogların Adresleri Buhar Olup Uçunca...

of be ne zormuş şu şablon değiştirme işi! ya da ben ne kadar da beceriksizim:( blog şablonumu değiştirmek istiyordum epeydir. aradım taradım tam bana göre siyah kedicikli bir şablon buldum ama bir türlü yükleyemedim. o arada ne olduysa olmuş izlediğim bloglar birden listeden silinmiş. hatırladıklarımı ekledim. izlediğim blogları ararken bir sürü yeni moda blogu da buldum. onları da ekledim listeye. Mordolap ve Moda Mutfagi hoşuma gitti. diğer blogları incelemeye henüz fırsatım olmadı ama en kısa zamanda kapsamlı bir blog incelemesi yapacağım. eğlenceli, ilginç blog arayışım devam ediyor. tavsiyelere açığım:) PS: okunası notlar, esprili bir blog.

Büyü Dükkanı

Tam şu an Storytel'de Yeşim Türköz'ün "Büyü Dükkanı" kitabını dinliyorum. Bedelini ödemeyi kabul ettiğiniz takdirde hayatt...