Pazartesi, Mayıs 02, 2022

Bir Kahvaltılık Bayram

Öncelikle herkese iyi bayramlar ❤️🍬❤️🍬❤️🍬❤️

Biz ailelerimizden ve akrabalarımızdan uzak olduğumuz için bayram telaşımız/heyecanımız fazla sürmüyor. Bugün kahvaltıya yakın arkadaşlarımıza gittik. Hopa'daki ailemiz sayılırlar. Çocuklarımızı beraber büyüttük, büyütüyoruz :) "Bayram kahvaltısı kalabalık aileyle yapılır, bize gelin" dediklerinde seve seve kabul ettim tabi ki :) Gerçekten çok keyifliydi. 


Ben çocukken - muhtemelen bu satırları okuyanların çocukluğundaki gibi - sabah erkenden kalkılır, erkekler bayram namazına gider, onlar gelince kahvaltı yapılır, giyinilip bayramlaşılırdı. Büyükten küçüğe doğru el öpülür, ufaklıklara bayram harçlığı verilir ve bayram ziyaretlerine gidilirdi. Biz her bayram annem ve dayımla çıkıp en büyükten en küçüğe doğru değişmeyen bir sırayı takip ederek tüm akrabalarımızı ziyaret eder; her birinde onlarla özdeşleşmiş özel bayram tatlısını yer ve ananemin elini öpmek için bize gelecek misafirleri karşılamak için eve dönerdik. 

Bizim sabah gittiğimiz akrabalarımızın yaşça anneannemden küçük olanları akşama doğru bize gelirlerdi. Ziyaretlerde yaşa dayalı bir hiyerarşi vardı yani :D

Bizde her Ramazan bayramında cevizli ev baklavası olurdu. Gittiğimiz evler içinde baklavadan sonra en çok Semiha yengemin kadayıflı muhallebisini severdim. Annemin favorisi ciciannemin baklavası olurken, dayım en çok Yaşar yengenin tulumba tatlısını ve kalburabastısını severdi :) 

Bazen aynı akrabalarımızla gün içinde 2-3 yerde karşılaşır ve bu duruma birlikte gülerdik :)) İlk gün akraba ziyaretini bitirir, ikinci gün mahalle komşularımızı ziyaret ederdik. Bu ziyaretler içinde favorim ise Sultan teyzelerdi. O kadar sıcak, o kadar samimi o kadar huzurluydu ki evleri...

Arya'nın da böyle anıları olmasını çok istiyorum ama akrabalardan uzak bir şehirde bu zor. Yine de sabah giyinip bayramlaştık, Arya'ya harçlık verdik. Özlemlerde de kahvaltıdan önce bayramlaştık, çocuklara harçlıklar verildi. Kahvaltıdan sonra Arya, Ata ve Deniz Ada el ele tutuşup şeker toplamaya, pardon komşularla bayramlaşmaya çıktılar :)))


Çocuklar apartmanda kapı kapı gezerken biz tatlımızı yiyip kahvemizi içtik. Evrim işe gidip biz Arya ile eve gelince bayram bizim için bitmiş oldu :) 

Hepimize bayram şekeri toplayan çocuk mutluluğunda bayramlar diliyorum 🎈😊🍬😊🎈

Pazar, Mayıs 01, 2022

Bloglardan Öğrendiklerim

Son günlerde bloglardan o kadar çok yeni şey öğrendim ki yazmasam ayıp olur.

Leylak Dalı sayesinde yeni bir kelime öğrendim: "şüreka". Anlamı için üşenmeyip Momentos'un "Bir Kelime" serisine gidelim lütfen :)

Sevgili Buraneros'tan, takip ettiğim blogların güncel yazılarının takip listesinin en üstünde çıkması için yapılması gerekeni öğrendim. Açıklama şu yazının yorumlar kısmında.

Yine Buraneros'tan yorum yaparken yaşanan "Oturum Aç" ve yorumun "Anonim" gözükmesi sorununun çözümünü öğrendim. Çözümü şu yazının yorum bölümünde Sevgili Buraneros anlattı.

Blogger'ın mobil uygulaması olduğunu Gülten'den öğrendim. Uygulamayı indirdim, deniyorum.

Nuh'un Gemisi isimli muhteşem radyo programını ve süs elması ağacının ismini "Her Güne 3 Güzel Şey"den öğrendim. Şu an büyük bir keyifle dinliyorum.



Foto "Her Güne 3 Güzel Şey" blogundan alınmıştır.


Sevgili Momentos'tan 2 yeni blog öğrenmekle kalmadım, Tarık Akan'ın hayat hikayesini ve "Yalnızca Kanatlarına Güven" şiirini de öğrendim. Şiiri üst üste kaç kez dinlediğimi bilmiyorum.

Yazıyı Nuh'un Gemisi'nin aşağıdaki muhteşem Fransızca Şarkılar seçkisi eşliğinde okuyun lütfen :)

Nuh Gemisi - Fransızca Gecesi

*Tek bir yazı içinde bu kadar link biraz fazla biliyorum ama ne yapalım bu kez böyle oldu :D


Cumartesi, Nisan 30, 2022

Ordan Burdan

Dün'e kadar Blogger'ın mobil uygulaması olduğundan bihaberdim. Öğrenince hemen indirdim şimdi uygulama üzerinden yazıyorum. Aman aman süper değil ama idare eder. 

Dün gece netleşen tatil fiyaskosu yüzünden hâlâ canım sıkkın. Evrim'le yürüyüşe çıktık güya sağlıklı yaşam için ama yarı yolda izin mevzu yüzünden tartışıp ters istikametlerde yürüdük. O sinirle 6km yürüdüm. Eve gelince de diyet listemdeki spor sonrası ara öğün alternatiflerinden birini seçip yedim az önce. 

1/2 muz, 2-3 çilek, 2 yemek kşğ. ince öğütülmüş yulaf ezmesi, 4 yemek kşğ. yoğurt ve birazcık balı karıştırıp afiyetle mideye indirdim. 

Yürümek her koşulda iyi geliyor. Hava bugün kapalı ama bahar, ağaçlardan yayılan çiçek kokularıyla "Ben burdayım!" diyor adeta.


Arya yeni kıyafetlerini denerken çektiğim fotolarını da şuraya bırakayım (Kendisine sorup paylaşmak için izin aldım :) 


Bugün de böyle işte! 

Cuma, Nisan 29, 2022

Kraldan çok kralcılık!

Bizim ülkenin genel sorunu bu: Kraldan çok kralcılık!


(by Selçuk Erdem) 


Evrim her sene Temmuz'un 2. haftası yıllık izin kullanıyordu. Bu yıl vermiyorlar izin. Neymiş? Kimse Temmuz ve Ağustos'ta izin kullanamazmış, Evrim şimdiye kadar nasıl kullanmış, hiç anlayamamışlarmış! Zaten başka da kimse o aylarda kullanmak istemiyormuş. E tamam işte herkes başka zamanda kullanmak istiyorsa bir tek Evrim'in yokluğu ile firma batmaz ya! Ama yok efendim, kural böyleymiş!

Okullar 17 Haziran'da kapanıyor ama öğretmenler 1 Temmuz'a kadar çalışmaya devam ediyor. Sene başında da okul Eylül'ün 2. haftası açılır ama öğretmenler 1 Eylül'de çalışmaya başlar. Yani Evrim Haziran'da ya da Eylül'de izin kullanınca bize bir faydası olmuyor.

"Olmuşla ölmüşse çare yok." atasözünü severim. Şu an tam yeri geldi, yazayım. 

Son tahlilde Evrim, 17 Haz. - 1 Tem. için izin talebi yaptı. Baba-kız önden gidecekler ben de seminer döneminin sonuna doğru 1-2 gün izin almayı deneyeceğim. Bakalım bu yaz bizi nasıl bir macera bekliyor. 


Bazı günler...

Bazı günler sebepsiz yere huysuz oluyorum ben. Aslında sebepsiz değil tabi ama görünürde somut bir sebep olmuyor. Bugün de o günlerden biri: Huysuzum. Fizyolojik bir sebep olmadığına göre demek ki psikolojik bir sebep var.

Acaba neden böyleyim? Şöyle bir düşünüp bugünkü huysuzluk sebebimi tespit etmeye çalışayım. 

...  

Buldum sebebi ve gerçekten çok salakça bir şey. Şimdi bulduğum bu saçma sebeple yapmam gereken tek şey onu hiçe saymak :) Peki saçma olduğunu bildiğim halde canımı sıkan bir şeyi nasıl hiçe sayabilirim? Cevap basit: Sevdiğim bir şeyi yapıp zihnimi saçmalıktan uzaklaştırarak :) Fiziksel aktiviteler beni mutlu ediyor, bu yüzden şimdi kalkıp hemen spora gideceğim :) 

Dönüşte görüşürüz 🙋🏻‍♀️


*Fotolar Salı gününden. 

Pazartesi, Nisan 25, 2022

Her Güne Bir Mutluluk

Uzun zamandır - sömestr tatilinden beri - hemen hemen her gün mutluyum :) 

Bugünün mutluluğu Arya ile sahilde bisiklet sürmek :)



Sabah kahvaltı yaparken "Bugün okuldan sonra bisiklete binelim mi? Yemeği de dışarda yeriz. Olur mu?" diye soran Arya'ya mutlulukla "Olur tabi" dedim :) Bisiklet turumuz bitti, kurt gibi acıktık. Evrim'i uyandırıp yemeğe gideceğiz :)

Herkese iyi haftalar dilerim 🙋🏻‍♀️


Pazar, Nisan 24, 2022

Bitmeyen Coşku

Bu yıl 23 Nisan coşkusunu iliklerimize kadar hissettik :) 

4 farklı etkinlik ile 2 gündür kutluyoruz 23 Nisan'ı. Kutlamalara Cuma günü okul için hazırladığım törenle başladık ve umduğumdan eğlenceli geçti :) Son dakika programa dahil olan ana sınıfı ve özel eğitim sınıfı öğrencilerimiz programı renklendirdi. 6. sınıf öğrencim Buğra bağlaması ile çok güzel iki türkü çaldı. En son okulca halka olup söylediğimiz şarkılar ve devamında oynadığımız Hemşin ve erik dalı ile bitirdik eğlenceyi :D





Okuldaki tören bitince Hopa Kültür Evi olarak meydanda düzenlediğimiz çocuk şenliğinin heyecanı başladı. Ben oyun masası standı açtım. Masa oyunları dışında çuval yarışı, halat çekme, sandalye kapmaca, kaşıkla yumurta taşıma gibi geleneksel çocuk oyunları da oynattık. Şenlikte çocuk korosu, yüz boyama standı ve takı stantları vardı. Çocukların atölyede deniz kabukları ve kurumuş ağaç parçaları ile yaptıkları takı, anahtarlık ve çanta süsleri satıldı. Toplanan para sokak hayvanlarına mama almak için kullanılacak. Sokak Hayvanları Dayanışma Derneği ile iletişime geçip kültür evinde çocuklarla buluşmalarına sağlayıp bağışları onlara teslim edeceğiz.









Tüm şenliği şurada yorgun ama mutlulukla duran 9 kadın ve  işe dönmesi gerektiği için fotoğrafta aramızda olamayan 3 kadın birlikte organize edip tamamen kendi imkanlarımızla gerçekleştirdik.

Cuma günü yorgunluktan bayılırken bitti. Bugün Arya'nın da görevli olduğu ilçe kutlaması vardı. Sabah heyecanla hazırlanıp festival alanına gittik. Arya arkadaşlarının yanına gitti, ben de kendi okulumun öğrencilerinin yanına. Gösteriler coşkulu ve çok güzeldi.






İlçe töreninden sonra arkadaşlarımızla Fındıklı'daki çocuk şenliğine gittik. Orda da mendil kapmaca, yakartop ve masa oyunları vardı. Arya ve Meloş doya doya oynadılar. Şenlik sonrası bi' yarım saatte de parkta takıldılar. Yorulup kurt gibi acıkmıştık ki Fındıklı'nın meşhur tostçusu Orme'nin fanı olduğumuz özel tostundan yiyip eve döndük. 





Eve girdiğimizde saat 6 civarıydı. 6,5 gibi uyuyakaldım sanırım ve 9 gibi Evrim aramasa sabaha kadar da uyuyabilirdim. Çok yorucu ama bir o kadar da keyifli bir 2 gündü :)



Homini de gırtlak, pufidi kandil, tumba yatak :)))

Birkaç gündür canım hem poğaça hem de böyle çikolatalı fındıklı fıstıklı kurabiye istiyor. Hâl böyle olunca daldım mutfağa ama ölçüyü kaçırm...