Cuma, Ekim 22, 2021

Gerçekleşen Hayallerde Bugün

Bugün Face sağolsun 12 yıl önce yazdıklarımı hatırlattı. Çocukluk hayalimi anlatmışım:

"Çarşamba günleri resmi tatil ilan edilsin herkes şimdi olduğundan 2 kat fazla çalışıp üretken olmazsa adım Rüya değil! Düşünsene 2 gün çalışıyosun 1 gün yatıyosun sonra yine 2 gün çalışıyosun. Böyle işe canım feda yani canla başla çalışırım ben."

12 yıl sonra gerçek oldu hayalim ve bu yıl Çarşamba günlerim boş, dersim yok :) Ben de sözümde duruyor ve canla başla çalışıyorum bu yıl :) Her ünite için çocuklara oyunlar ve ünite özetleri hazırlıyorum keyifle. Hafta ne ara başlayıp ne ara bitiyor fark etmiyorum bile :) Okula neşeyle gidiyorum ve tükenmişlik hissi başlamadan ara verip kendimi toplama fırsatım oluyor :) Yüzüm genelde gülüyor (bkz. Foto 1:)))



I ❤️ My t-shirt 
İlk görüşte aşk :))))) 



34 yorum:

  1. Bende haftada üç gün çalışıp dört gün tatil yapalım diye dilek diliyorum. Fakat ters mi tepiyor nedir akşamları bile mesai yapıyorum bu aralar. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Detaylar önemli :)) Bir şey dilerken en ince detaya kadar düşünmeliyiz. İnce eleyip sık dokumalıyız. 3 yıl önce okul merdivenlerinden inerken "Şimdi şurada düşsem, 45 gün rapor verirler, evde yatarım" diye geçirmiştim içimden. Düşmedim ama kanser olduğum ortaya çıktı. Yani aslında bir nevi düştüm diyebiliriz. Ameliyattı, iyileşme süreciydi derken cidden verdiler rapor ama günlerce acı ve sıkıntı içinde yattım evde. Yani işin özü çok net dilek dilemek lazım bazen :))

      Sil
    2. Yarebbim, bak şimdi biraz tırstım ama... Öncelikle çok geçmişler olsun. İyi olmana yürekten sevindim. Geçenlerde bu detay işini instagramda çok paylaştılar gördüm ve bir dilek diledim. Dün de ekip liderim sana şimdi söyleyemem yetkim yok ama herşey çok güzel olacak dedi. Gene başıma bir iş açmadım inşaallah ya...

      Sil
    3. Hadi hayırlısı diyelim o zaman sizin için :) Umarım tam da ekip liderinizin dediği gibi her şey çok güzel olur :)

      Sil
    4. Ay çok güzel oldu, tam detaylara henüz vakıf olamadım ama terfi almışım. :)

      Sil
    5. O zaman dans 🥳🎉💃🏻
      Çok sevindim, tebrikler 👏👏👏

      Sil
  2. Evrene gönderilen mesajlar işte bu kadar etkili! :)) Harikasın <3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Momentoscum 12 yıl beklemeyle gerçekleşmesine güleyim mi acaba :)))) Geç olsun, güç olmasın demişler ama değil mi :)

      Sil
  3. Gerçekten dualar oluyor değil mi?
    Ben de ayrıntılı hayallere dalarım, dualarım emeklilikte sağlıklı olmak en başta. şurada 4 yılım kaldı çünkü. sonrasında karavanla yola çıkmak. şimdi karavan var ama haftanın 5 günü okul olunca tatiller dışında bir yere gidemiyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Karavan benim de hayallerimi süslüyor ama ben dağınık bir insanım, eşim yapamazsın küçücük yerde diyor :))) Umarım gerçek olur dilekleriniz :)

      Sil
  4. Yıllar sonra böyle bir şeyin denk gelmesi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yıllar içinde hep sürdü bu hayalim :) Bugün yazıyı görünce güldüm şansıma :)

      Sil
  5. tshirt'e bayıldım. ingilizce öğretmenleri hep daha eğlenceli insanlardır zaten :)

    YanıtlaSil
  6. hem ne güzel hayal hem ne güzel bir gülümseme :)

    YanıtlaSil
  7. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :))) yemin ederim blog okuduğumu unutmuşum yorum yaparken.. yani diyorum ki; çok şekersin, tüm GÜZEL dileklerin gerçek olsun!

      Sil
    2. Haftaya ajandana kaydet o zaman, artık dolusun :))) Tüm güzel dileklerimiz gerçek olsun <3 <3 <3

      Sil
  8. Yanıtlar
    1. Bardağın dolu kısımlarına odaklanınca hiç de az değil aslında hayatın sundukları :) Küçük küçük detayları biriktirip büyük büyük mutlu olmak... :)

      Sil
  9. genelde gülüyon özelde gülmüyon yanii hihihi :)

    YanıtlaSil
  10. Ben de tişörte bayılanlardanım, muhteşem üçlü olmuşsunuz; sen, tişört ve gülüş:)

    Merak etme tahtaya vurdum.

    Üç kere:)

    YanıtlaSil
  11. Yazdıklarımız elbet bir gün gerçek oluyor sanki :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir şeyi 40 kere söylersen olur denir ya belki de inanmanın ve gerçekten istemenin böyle bir etkisi vardır evren üzerinde :)

      Sil
  12. heey, şu özgür yazma, kurallı yazma konusu var ya, bizler mutlaka yazmayı kurallarıyla öğrenip öğretelim öncee :) kurallıyı bilsin ama özgür olmayı seçsin insanlar, yoksa, işadamları, öğrenciler, öğretmenler, bilim adamları bile bizim ülkede yazmayı bir türlü öğrenemiyorlar, konuşurken hepimiz iyi de yazmaya gelince sıra, herkes beş yaşına düşüyor sanki. o nedenle resmi yazışmalarda bile çok kötüyüz. kuralsızlıktan dolayı bilimsel, iş dünyasında, eğitim dünyasında yazarak derdini anlatamıyor hiç kimse, bir bilimsel makale bile yazamıyoruz, veya doktora tezi, bu yüzden hep bu işi kurallı bilenlere gidip yazdırıyoruz tezlerimizi, makalelerimizi, ödevlerimizi. yanii, bizim ülkeye biraz kural lazıım. iyi öğrenip sonra tabisi kuralları reddedebiliriz diyom yaaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tamam, şimdi genç, tezcanlı ve ne yazdığını çok düşünmeden heyecanla yazan, yazdıklarına dönüp bakmayan biri için dediklerinde sana katılabilirim ama mevzu uzun zamandır blog yazan, kendi kendine sırf zevkten kitap çeviren, ne bileyim işte halihazırda sürekli okuyan, yazan birine gelince orada kural hatırlatmak biraz akıl vermek gibi geliyor bana ve çok ihtiyaç olan bir şey değil bence. Benim de genç bloggerlara birkaç uyarı yapmışlığım var. Mesela çok tatlı bir kız güzel bir hikaye yazmıştı ama türü için "masal" diyordu. "Masal" olması için nasıl olması gerektiğini ve hikayesinin neden masal olmadığını açıkladım yorum yazarak. Kendi de araştırıp bakmış, haklı olduğum konusunda anlaştık :) Ancak ortada kurallara uymadığı halde öyle olduğunu iddia eden biri ya da benzeri bir durum yoksa ya da yazan kişi bakın bakalım nasıl olmuş, ben bu yazımı nasıl daha iyi yazarım, kurallara uygun mu vs. gibi sorular sormamışsa hiiiiiç karışmam :) Ama herkesin kendi görüşü tabi ki :)

      Sen bu kurallara uygunluk mevzusunu bir çeşit misyon olarak görüp her yazıyı o çerçeveden değerlendiriyorsunuz anladığım kadarıyla. Öyle yapsam ben bir sürü blogu okuyamam :D
      O kadar çok ki hatalar oooooo :)) Sana bu yolda sabır diliyorum Deepcim :)

      Sil
  13. Öncelikle tüm hayallerinizin gerçekleşmesi ve yüzünüzü güldürmesini dilerim:) Yazı konusunda başkaları için genelleme yapamam ama kendi özelimde hem içerik hem ifade hem de imla hususlarında gördüğünüz hataları çekinmeden yazabilirsiniz, hatta yazmanız beni mutlu eder.

    Diğer taraftan blog yazarken dilbilgisi kurallarına, yazdığımın anlaşılır olmasına elimden geldiğince dikkat ediyorum fakat bugüne kadar yazdıklarımın çoğunu belli bir edebi türe sokmaya çalışmadım. Buna dikkat etmem gerekir mi gerekmez mi, blog yazılarında buna takılmalı mıyız emin değilim. Öykü yazıyorsam öykü, deneme yazıyorsam deneme, makale yazıyorsam makale, günlük yazıyorsam günlük, roman yazıyorsam roman gibi olmalı, türünün özelliklerini taşımalı elbette. Sanırım Deep'in yaptığı eleştirileri dikkate alacağım. Hakkımda söylediğiniz ve beni onurlandıran sözler için teşekkür ederim. Bana her zaman akıl verebilirsiniz, no problem:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mr. Kaplan, bir an acaba ben kendimi yanlış mı ifade ettim ya da mevzuya karışarak yanlış bir şey mi yaptım diye düşündüm ama hayır. Gayet doğru ifade ettim ve söylediklerimin arkasındayım. Amacım Deep'le kavgaya tutuşmak falan değil ama bence yazının türü ve yazım şekli ile ilgili kurallara - bakınız imla ve dilbilgisi kuralları değil bahsettiklerim - bu kadar takılması ve neredeyse her yazınızda aslında hata olmayan şeyleri "türe uygunluk" açısından değerlendirmesi ve düzeltmenizi önermesi bence biraz aşırıya kaçmak oluyor. Ben de editörlük yaptım, imla ve yazım hatalatı tabi ki düzeltilir ama yazım şekli, yazım stili, yazarın seçtiği üslup... Bunlar bambaşka konular. Yayınlanacak mecraya göre bunlarda da düzeltmeye gidilebilir zaman zaman.

      Yazdıklarınıza anlam kayması ya da özne-yüklem uyumsuzluğu gibi cümle düşüklüğü yaratan gerçek hatalar olduğunda düzeltilmeli elbette. Hatta bunu ben de "şu cümlede şöyle bir şey olmuş, şöyle olsa daha net, daha kurallı olur" gibi müdahaleler yapıyorum. Çünkü öyle şeyler gözden kaçabilir. Bunun dışında usluba yapılan müdahaleleri garipsiyorum şahsen. En uç durumlarda birinin üslubunu beğenmezsen en fazla takibi bırakırım olur biter.

      Üslup kişisel tercihtir ve bence blog son derece kişisel bir şeydir. Herkese açık ve istediğimizde okuyabiliyoruz diye karışma hakkına sahip değiliz bence. Şu an benim yaptığımda bir çeşit "karışmak" farkındayım. Üstelik alan memnun satan memnun, yani sizin bir şikayetiniz yok :) Bunun da farkındayım. Yine de ben de Deep gibi doğru bildiğimi söylemek istiyorum. Madem eleştirmek geliştirir, ben de Deep'i bu konuda eleştirmek istiyorum :) Daha önce de dediğim gibi amaç kavga etmek değil tabi ki, sadece kendi fikrimi belirtiyorum ben de :) Deep tabi ki istediği gibi eleştirsin sizi ve siz de istediğiniz gibi dikkate alın eleştirileri :)

      Umarım kendimi net anlatabilmişimdir.

      Sil
    2. tamamdır, dikkat edeyim ben de, bunu bir tek kaplan diary ye yapıyorum, o istediği için, başka hiç bir blogda yapmış değilim :)

      Sil
    3. Hiç adetim değil ama ben de şimdi Nasreddin Hoca'lık yapayım:))) İkiniz de haklısınız:)))

      Sil

Fake it until you make it*

"Fake it until you make it." Türkçe'ye tam olarak çevirebilir miyim bilmiyorum. Üç aşağı beş yukarı "Gerçekten yapana dek...